TARİKAT
| Tarikat kelimesi, lügatta yol, manevi yol, usul ve tarz manasına
gelir.Tarikatın ısılahta ( terim ) anlamaı ise; kişinin, bir mürşidin ( İslâmı
çok iyi bilen ve yaşayının, mnevi doktorun, gönul ehlini ) denetimi , gözetimi ve
kontrolü altında O'nun yardım ve desteği ile haramlardan uzaklaşıp, helallere
kavuşması, günahlardan kurtulup sevaba ulaşması, bid'atlar batağından çıkıp
Resulüllah'ın ( S.A.V ) sünnetine ( İslâmın özüne ) fasıl olması yolunda bir
eğitim - öğretim metodu demektir. Tarikat, Hz. Muhammed ( S.A.V )'in yolu demektir. Bir başka deyimle tarikat (Tasavvuf) Şeriat, İslâm demektir. Tarikat İslâmı ıhlasla yaşamak demektir. Başka bir ifadeyle kişiyi şeytanın ve nevsin elinden kurtulmak için yapılan bir çalışma sistemidir. Bir takım insanların ( Birilerinin ) Tarikattan huylandıkları, korktukları ve rahatsız oldukları görülmektedir. Halbuki İslâm - Şeriat - Tarikat kelimeri eş anlamlı ( müteradif ) kelimelerdir. İslâm başka bir şey Şeriat başka bie şey, Tarikat başka bir şey değildir. Bunlar aynı anlamdadır. Ahmet Rıfa-i Hazretleri der ki : " Tarikat, Şeriat da Tarikatın aynıdır, ikisinin arasında olan fark lafzîdir.Maddeten ve manen netice birdir. Şeriat'ın kabul etmeyip reddettiği herşey zındıklılıkdır.Öğrenci, Öğretmene; çırak ustaya, hasta, doktara, muhtaç olduğu gibi müslamanda mürşide muhtaçtır. İmam-ı Gazali der ki : İnsan musarakat-üt tabii ( tabii çalma ) vardır. Yani insan, iyi kimsenin yanında kalısa onun iyiliği ona geçer; kötü insanın yanında kalırsa onun kötülüğü ona geçer; Halk arasında " Kır atın yanında duran ya huyundan alır ya tüyünden ..., üzüm ümüze baka baka kararır. Kirli güvecin yanına gitme kir bulaşır. Koku satan dükkânda duran kişi , güzel kokudan istifade eder. Demirci dükânında buluna kişiye kıvılcım sıçrar. " Şeklinde söylenir. Ayrıca Fizik'de 3 çeşit mıknatıslanma vardır: Sürtünme ile, dokunma ile, tesir ile. İşte İslâmı bilen, yaşayan, ihlaslı dürüst, büyük zapların yanında kalan kişi de onun tesiri altında kalarak bataklık altındankurtulur. Meselenin özü budur. Şu da çok iyi bilinmelidir ki , hakiki müşrid Cenab-ı Allah'dır. O'nun gönderdiği Peygamberlerdir.(A.S) ve Allah'a, Resulullah'a (S.A.V) tam olarak bağlı olup, İslâmı iyi bilen ve yaşayan yüksek ruhlu samimi, ihlaslı, irşad etmeye muktedir evliyaullahtır. ( Rahmetullahi aleyhimecmaîn.) |