Bebek 2
Genç kadın, bebeğin
güzelliği karsısında büyülenmiş gibiydi. Kıvırcık sari saçları, iri mavi
gözleri, kalkık bir burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla bir kartpostalı
andıran bebek, kadının şimdiye kadar
gördüğü en cana yakın kız çocuğuydu. Onun ipek yanaklarını daya doya öpmek
ve cennet kokusunu içine çekmek için eğildiğinde :
"Dokunma bana ..." diye bir ses duydu. "Beni okşamaya hakkin yok senin..."
Kadın korkuyla irkilip etrafına bakindi.
Bebekle kendisinden başka içerde kimse yoktu. Ayni sesi tekrar duyduğunda
bebeğe döndü. Aman Allah'ım!.. Yeni doğmuş gibi görünmesine rağmen konuşan
oydu. "Bana yaklaşmanı istemiyorum" diye devam etti. "Hemen uzaklaş
benden..."
Kadın, biraz olsun kendini toplayarak :
"Çocuklarımız hep erkek oluyor" dedi.
"Onlar da güzel ama kız çocukları başka. Bu yüzden seni öpmek istedim."
"Beni öpemezsin" diye ağlamaya başladı bebek.
"Benim de seni öpemeyeceğim gibi..."
"Neden ?" diye sordu kadın."Neden öpemezsin ki ?"
Bebek, hıçkırıklara boğulurken :
"Bunun sebebini bilmen gerekir" dedi.
"Düşünürsen mutlaka bulacaksın..."
Kadın, neler olup
bittiğini hatırlamak üzereyken kendine geldi. Özel bir hastanenin en lüks
odasında yatıyor ve narkozun tesirinden midesi bulanıyordu. Aile dostları
olan tanınmış doktor,
odayı dolduran çiçeklerden bir tanesini vazodan çıkartıp kadına uzatırken :
"Geçmiş olsun hanımefendi" dedi. "Basarili bir kürtajdı doğrusu. Ha..! Sahi,
"kız"mis aldırdığınız bebek."