ANA SAYFA

 

 

 

MAKALE - 1

 

Umut Bir Eylemdir, Bekleyiş Değil  

 

 

Günlük hayatımız içerisinde sıkça kullndığımız ve kullandıkça da içimizi rahatlatan bir kelime var; “ umut “. Nedendir bilinmez son zamanlarda pek çok şeyi umut etme listemize dahil eder olduk. Umut ediyoruz çünkü pekçok beklentilerimiz var. Sözgelimi borsa ile ilgileniyoruz ve farklı kişiliklere sahip olsak da benzeri beklentiler içerisindeyiz. Peki hiç düşündünüz mü? Acaba beklentilerimizi hak ediyor muyuz? İstiyoruz, yakınıyoruz, bekliyoruz, planlar yapıp geleceğimizi düşlüyoruz ancak bu beklentilerimize ulaşabilmek için ne kadar çaba sarfediyoruz ?

 

Yakın zamanda okuduğum bir kitabın  içindeki bir bölümde yukarıdaki sorulara ilişkin cevaplar içeren bir kısımla karşılaştım. Faydası olacağı düşüncesiyle kısa bir bölümünü aynen aktarmak istiyorum. Yazar Dr. Erdal Atabek kitabında (*) şu satırları yazıyor:

 

     Bir yaz günü Foça’da belediyenin düzenlediği bir toplantıda konuşmam bittikten sonra bir dinleyici yaklaşarak :

      - Konuşmanızda güçlü bir umut vardı, bizim için de çok iyi oldu. Çünkü birçok konuşmada biz umutsuzluğu duyuyoruz. Ama siz kendi başınıza kaldığınız zaman da umutlu musunuz, yoksa böyle olmamız için mi konuştunuz? Dedi.

      Yanında iki genç kızıyla toplantıya gelmiş olan mühendis dinleyicime:

- Ben her zaman umutluyumdur, dedim. Ama konuşmamda da anlatmaya çalıştım ki umut, çoğumuzun sandığı gibi ‘başkalarından beklenen iyi şeylerin olması’ değildir. Umut bir kararlılıktır. Umut bir iradedir. Umut ne yapacağımızı bilmektir. Yapacağımızı nasıl yapabileceğimizi düşünmektir. Umut bir hedefe yönelik donanımımızı geliştirmektir. Umut bu donanımı kullanma gücünü artırmaktır. Umut yapmaktır ve yapacağımıza inanmaktır. Size anlattığımda budur. “

 

Yine borsa örneğinden yolumuza devam edelim. Ülkemizde kesin olmamakla birlikte üçyüzbin civarında aktif borsa yatırımcısının (oyuncusunun) olduğundan bahsediliyor. Yani eşittir bir o kadar da beklenti ve umut söz konusu. Peki o zaman şunu sormak istiyorum: Bu kadar insanın kaç tanesi borsa hakkında yeterli bilgiye sahip. Kaç tanesi en sıradan alışverişlerinde dahi pazar araştırması yaparken bu kadar belirsizliğin olduğu hisse senetlerinde rahatlıkla alım satım yapabilecek kadar bilgi, disiplin, eğitim, dirençlilik, sabır, çalışma, başarılarından şımarmama, başarısızlıkları karşısında yıkılmama becerisine sahip.

 

Sanırım bu sorunun cevabı kazananlarla kaybedenlerin oranı nedeniyle oldukça açık. Peki o zaman ne oluyor. Geriye en kolay olanı kalıyor o da umut etmek. Piyango biletleri veya şans oyunları karşısında kullanmamız gereken umut kontenjanımızı bir anda hisse senetleri için kullanır hale geliyoruz. Yeterince hazırlık yaptığımız için değil umut ettiğimiz için hisse alıyoruz. Biz aldıktan sonra fiyatlar gerileyince satıp zararlarımızı sınırlamıyor, umut ederek yükselmesini bekliyoruz. Oysa Larry Livingston’ın bundan yaklaşık 80 yıl önce söylediği gibi fiyatlar düşerken korkup satmalı, yükselirken de sıkı sıkıya üstüne oturup beklemeliyiz.

 

Oysa genelde görülen manzara (bu arada bu tür eleştirilere muhatap olmayan mutlu azınlığı kutlamak isterim) fiyatlar düşerken yükselir umuduyla beklemek, yükselirken de düşer korkusuyla küçük ve nadir olan karı alıp pozisyondan ayrılmaktır. Şundan emin olabilirsiniz: Borsada sürü diye tabir edilen genel çoğunluğun nasıl davranacağı rahatlıkla önceden görülebilir. Bu oldukça kolaydır ve bunu yapmak için de falcı olmaya hiç gerek yoktur. Alın elinize genel psikoloji, sosyoloji ve sosyalpsikoloji kitaplarını ve geçmişte olanları yorumlayabilecek kadar birşeyler öğrenin. Bakın nasıl insanlar benzer etkilere karşı benzer tepkilerde bulunuyorlar. Bu hep böyleydi ve hepte böyle de kalacak.

 

Bu arada küçük bir hatırlatma daha: Eğer siz kendiniz için birşeyler yapmazsanız sizin için birşeyler yapabilecek kişi/ler her zaman vardır. Küçük bir farkla. Siz kendinizi tanımazsanız, onlar sizi tanırlar ve kazandıkları para sizin hasabınıza değil onların kasasına (cüzdanlarına değil, çünkü burada bahsedilen büyüklükler cüzdanın alamayacağı kadar fazladır) gider. Borsada bu çalışmaları yapan kişilere verilen ünvanda (bakış açılarına göre) analist, spekülatör vb’dir. Nedendir bilinmez (!) bunlarda çoğunlukla haklı çıkarlar ve kazananlar tarafında yer alırlar.

 

Umudu piyango bileti almakla karıştırmayalım

Gerçekte ‘umut nedir’ öğrenelim.

 

Umut bir eylemdir, insan eylemidir.

Umut bizim irademizdir, bizim kararlılığımızdır.

Umut biziz.

Önce bunu bilelim, sonra da isteyelim ve yapalım (*)

     

(*) “ Bizim Duygusal Zekamız “ , Dr. Erdal Atabek, Altın Kitaplar, 1999 Sayfa: 29-30-31.

Sayfa Başı