Başarılı trading’in çok zor bir uğraş
olmasına dair bazı nedenler vardır.
Maalesef, traderların çoğu para
kaybederler. Bu sonuca ulaşılmasını sağlayan birden fazla neden mevcuttur. Bu
durum traderlar için kötü bir haberdir. İyi haber ise sizin, kazananlar
sınıfına dahil olan mutlu azınlığa girebilme olasılığınızı artırmak için
şansınızın olduğudur. Eğer gereklerini yerine getirebilirseniz, para kazanma
umuduyla para kaybetmekte olan diğerlerini seyrederken aynı zamanda ektiğinizi
de biçerek maddi ödüllere ulaşabilirsiniz.
Borsada, az sayıda kazanan ve çok
sayıda kaybeden olduğu için, mutlu azınlık üyeleri normalden daha çok kar
ederler. Bu durum özellikle yüksek kapasiteli manivela özelliğine sahip olan
piyasalarda daha da ön plana çıkar.
Trading Sistemleri ile İlgili Bazı
Gerçekler
Tradingde kaybedilen paraların bir
nedeni, kişinin hangi zaman aralığında veya hangi akım içinde bulunduğundan
emin olamamasıdır. Veya getiri beklentisinin piyasanın verebileceği getiri
olasılığı ile uyuşmamasıdır. Sözgelimi, trader önündeki dört gün sonrasında
beklediği getiri miktarına ulaşacağını düşünür. Oysa fiyatlardaki dalgalanma
(volatilite) bir anda artar ve traderın 4 gün olarak hesapladığı trend 2 günde
tamamlanabilir. Trader 4 güne odaklandığı için karını 2. gün sonunda realize
edeceği halde 4 gün geçmesini bekler ve karının büyük bir bölümünü elinden
kaçırır. Bunun nedeni ise akım süresinin kısalmış olmasıdır. Yeni durumda
oluşan akım için 4 gün çok fazladır. Kişi pozisyon değişikliği için daha uzun
süre beklemiştir ve karının büyükçe bir
bölümümden feragat eder.
Fiyatlardaki dalgalanmanın düşmesi
durumunda yukarıda yaşanan olayın tersi bir durumla da karşılaşılabilir. Trader
4 günlük beklemeden sonra olumsuz düşüncelere kapılır ve pozisyonunu kapatır.
Küçük bir kar, küçük bir zarar veya tapi halde hisseden ayrılır. Oysa 2 gün
sonra hisse aniden hareketlenir ve yükselmeye başlar. Bu arada bizim trader
çoktan o hissenin dışında kalmıştır. Artık hissenin fiyatı artmaktadır fakat
bizim hissemiz yoktur.
Yukarıdaki olayda verilen gün sayıları
örnek gereğidir. Burada önemli olan gün sayısından ziyade beklentilerimize
biçtiğimiz zamanla, gerçekleşen olayın işgal ettiği zaman arasındaki
uyumsuzluktur. Borsa kendisini tüm yatırımcılarına göre ayrı ayrı
uyduramayacağına göre yatırımcıların belli bir esneklik örneği sergileyerek
borsada gerçekleşebilecek olası hareketlere karşı daha toleranslı davranmaları
işin doğası gereğidir. Bunu yaparak kişinin belli hedefe kilitlenmesini
önleyerek algıda seçicilik fenomeni karşısında daha sağlam durmakta her zaman
fayda vardır.
Diğer olası bir vaka ise traderin
verdiği emirlerde stop loss seviyesi kullanmamasıdır. Böylelikle küçük kayıplar
bir anda büyük kayıplar haline dönüşüverir. Belki aldığınız bir hisse için
satış seviyesi belirlemişsinizdir. Üstelik bunu para yönetimi kurallarına göre
veya teknik göstergelerin işaretleri doğrultusunda oluşturabilirsiniz. Ama
traderin disiplin konusunda içine düşebileceği bir zaafiyet, bir stop loss
oluşturulmuş olsa dahi onun kullanılmaz hale gelmesiyle sonuçlanabilir.
Alınan hissenin fiyatı stop loss
seviyesine ulaşınca nedense fiyatın yukarı döneceği şeklindeki beklentiler
artar ve disiplin bir temenni haline dönüşüverir. İşte zarar etmek için gerekli
unsurlar ard arda dizilmiştir ve ,sözgelimi, 400 puan (**) zarar etmemiz
halinde hisseden çıkmamız gerekirken 2000 puan gibi bir rakam bir anda zarar
hanemize yazılıvermiştir.
Borsada yazılı olmayan ve kesinlikle
unutulmaması gereken bir kural vardır; Trader amacına ulaşamamaktan dolayı
vazgeçip veya zarar edip bıkarak hisseden ayrılır ayrılmaz veya ertesi gün
piyasa döner ve traderin önceki beklentisinin yönünde ilerlemeye başlar.
Stop loss’da karşılaşılan diğer bir
durum ise, stop olunan noktanın fiyatın geri döndüğü noktaya çok yakın olması
halidir. Sözgelimi siz, piyasa 5400’de
iken 5350 seviyesine stop koyarsanız,
fiyatın 5350 seviyesi veya daha aşağı inmesi halinde hisse dışı kalırsınız.
Oysa fiyat buradan geri döner ve eski fiyatı olan 5400’e tekrar ulaşabilir.
Stop loss seviyesi belirlenirken çok
dikkat edilmesi gereklidir. Zira fazla zarar etmemek için uygulanan kısır stop
loss seviyesi yukarıdaki örnekte olduğu gibi bizim işimize ket vuran bir hale
gelebilir.
Peki bu durum neden olur. Çünkü zaman
zaman, stop loss seviyesi aslında, trend çizgisinin, Gann açısının, eski alt
veya üst formasyonun, Fibonacci sayılarının, grafikteki fiyat boşluğunun veya
sadece aşikar ve doğal stop loss alanı destek alanı haline dönüşür.
Böylelikle pekçok diğer trader benzer
düşünceyle oldukça yakın yerlere stop’larını yerleştirirler. Bu nedenle
stop’ların konduğu ortak seviyenin üstlendiği rol değişir ve stop’un orijinal
görevi anlamını yitirir.
Stop loss uygulamasında içine
düşülecek bir diğer zaaf (eğer piyasayı çok yakından, hatta gün içi verilerle
izlemiyorsanız) büyük bir olasılıkla paranızın büyük bir kısmını fiyatların
sürekli düşüyor olması nedeni ile kaybedersiniz. Stop loss seviye emri
verilmemesi, eninde sonunda (genellikle eninde) yukarıdaki durumla karşılaşmanızla
neticelenir.
Günlük veya gün içi alım/satım
yapanlar için durum biraz farklı olabilir. Zira onlar gerçek zamanlı olarak
piyasayı anlık izleme şansına sahiptirler ve grafiklerle gelişmeleri anlık
takip ederler. Bazen günlükçüler kafalarının içinde belirledikleri stop
seviyeleri ile brokerlerine seviyeli stop emri vermeden başarılı işlemler
gerçekleştirebilirler.
Başarısızlığa giden diğer bir yol ise
nerede karımızı alıp piyadan çıkacağımızı bilememektir. Şu konuda emin
olabilirsiniz ki, nerede çıkacağımızı bilememekten dolayı, işlemlerden elde
ettiğimiz mükemmel sayılabilecek karları elimizle geri veririz.
Örneğin bir hisse senedinde 6500
seviyesinden uzun pozisyona girdiniz ve fiyatlar 8450 seviyesine çıktı ve sizde
sermayenizle orantılı olarak % 30 kar ettiniz. Bu durumda (insan doğası gereği)
karınızı görmekle birlikte, grafiğe bakarak neden fiyat ertesi gün veya bir kaç
gün sonra 10000 seviyesine çıkmasın diye düşünebilirsiniz. Bu durumda karınız %
30 yerine % 54 olabilecektir.
Belkide fiyat ertesi gün yükselir ve
9000 seviyesine (beklentinizin hemen gerisine) çıkar. Fakat aşırı alımdan
dolayı çıkış zayıflar ve gerileyerek 8450 seviyesinde kapanış yapar. Trader
mutsuzdur. Çünkü son fiyat yeni beklentisini karşılamamıştır. Dolayısı ile umudunu
ertesi güne taşır. Talihsizlik bu ya, kapanıştan sonra piyasaya kötü haberler
gelir ve fiyat boşluk yaparak ertesi gün 7000 seviyesinin altında açılır.
Trader hala beklentisini telafi edecek
düşünceler içerisinde gün içerisinnde fiyatın yükseleceğini düşünür. Oysa fiyat
düşmeye devam eder ve artık umutları terk edip 6500 seviyesinde tapi sonuçla
hisseden ayrılma telaşına düşülür. Fakat bu durumda da piyasa aşırı satıştadır
ve sonraki bir kaç gün piyasa toparlanıp 10000 seviyesini geçer. Fakat trader,
üstelik kar etmeden (komisyon ve diğer maliyetlerden hiç bahsetmiyoruz
bile) hisse dışı kalmıştır. Burada
hayali de olsa kurduğumuz senaryo o kadar sık olur ki bu sıklığa siz bile
inanamazsınız.
Böyle bir problemin çözümü için farklı
yöntemler kullanılabilir. İlk akla geleni, daha küçük karları yeterli bulmak
veya belirli kar hedefleri koymayarak stopları kaydırmak suretiyle karımızı
garantilemektir. Aslında bu yöntemin bazı kısır yan etkileri vardır. Kısa stop
seviyeleriyle sık sık stop olunabilir. Böylelikle ortalama olarak elde
edeceğimiz kar, yine ortalama olarak yapılan zarara nazaran daha tatminkar
olmayan sonuçlara neden olabilir.
Bu durumda en iyi alternatif fiyat
dalgalanmaları göz önünde tutularak yapılan daha bilimsel hedef seçimidir. Hissenin
içinde bulunduğu fiyat dalgalanmaları ve yakın zaman içerisinde bulunduğu pazar
şekli gözetilerek daha dinamik bir yaklaşım geliştirilebilir.
Traderin para kaybetmesindeki bir diğer
neden ise seçtiği trading sistemi veya metodlarının tamamen mekanik
olmamasından kaynaklanmaktadır. Zaten elde edilen performans neticeleri de bu
durumu işaret etmektedir.
Diğer bir güncel fakat öznel bir
yaklaşım ise zaman penceresi (time-window) olarak bilinen dönüm noktalarını
inceleme yöntemidir. Bu yaklaşım pivot-aşağı/pivot-yukarı gerçekleştiğinde
hissenin likidite edilmesini tavsiye eder. Bu yöntem oldukça öznel ve kolay
görülür, ancak pratikte uygulaması o kadar kolay değildir.
Diğer bir güncel ve aşırı önemsenen
yöntem ise Elliot dalgaları yaklaşımıdır. Elliot dalga yöntemi popülerdir,
çünkü piyasada bariz olarak dalgalar vardır. Bu dalgalar piyasanın dönüş
noktalarını bulmada kullanılır ve dalgalara yüklenen bu görev tradera çok cazip
gelir. Fakat taraftarlarının düşüncesinin tersine Elliot dalgaları tradingde
idda edildiği kadar değerli değildir.
Eğer bu belirtilen fikre karşı bir
belirtiniz varsa şunu deneyebilirsiniz. Aynı grafiği 5 farklı tradera gösterin
(bu grafik herkes için yeni olan bir grafik olsun). Daha sonraki bu beş kişiden
grafikteki dalga numaralarını tanımlamalarını isteyin. Göreceksiniz ki ortaya 5
farklı dalga hesabı gelecektir. 2 traderin aynı yorumu yapması bile ender
karşılanan bir durumdur (bu sonucun ortaya çıkmasının nedeni teoremin zayıflığı
mıdır? Yoksa bu seçilen 5 analistin en az 4 tanesinin beceriksizliği midir? Bu
durumuda ayrıca analiz etmekte fayda var. -Çevirenin Notu-) .
Sizce sonuç neden böyledir? Aslında
piyasada dalgalar vardır. Oysa oluşmakta olan dalgaları tanımlamak imkansızdır.
Çünkü dalgalar görsel olarak değerlendirilir ve yorumlamaları oldukça özneldir.
Elliot dalga hesapları gibi öznel analiz tekniklerini başarılı olarak tradingde
kullanmak oldukça zordur.
Peki, öznel yaklaşımların üstesinden gelmek
mümkün müdür? Elbette ! Sadece öznel kıstaslar ve Elliot dalga analizi
yoğunluklu olmayan yöntemler kullanarak.
Oysa Elliot dalga analizi ile birlikte diğer test edilmiş metodolojiler
kullanılarak iyi çalışır bir sistem elde edilebilir.
Traderların diğer bir kaybetme
nedenleri ise zaman döngülerini takip etmeleridir. Sözgelimi, A hisse senedi
iki dip nokta arasını 9 ile 11 ayda tamamladığına inanılan güvenilir bir
hissedir. Hisse senetleri bazı emtia türleri ve hazine bonoları 28-30 günlük
kısa dönem dipler arası döngülere sahip olabilirler.
Problem ise döngünün beklenenden erken
veya geç geliyor olmasıdır. Hatta bazen döngünün gelmesi gereken yer es
geçilmektedir. Örneğin döngüye bakılarak ayın 30’unda 3100 seviyesinden alım
yapıyorsunuz. Çünkü size göre fiyat en dipte (döngü hesabına göre) ve döngü
süresi 28-30 gün.
Oysa farklı nedenlerden (teknik veya
temel) ötürü piyasanın döngüsü 35’e
çıkıyor. Bu 5 günlük fazladan sürede piyasa 2900 seviyesine düşer ve siz 200
kayıpla stop olup market dışı kalırsınız. Hemen kısa bir süre sonra
beklediğiniz döngü tamamlanır. Fakat artık siz piyasa dışında kalmışsınızdır.
Bir başka durumda ise sözgelimi ayın
30’unda alım yaparsınız. Fakat farkında değilsinizdir ki, döngü başlamış ve 5
gün geçmiştir. Ve siz en düşük fiyattan 5 gün sonra daha yüksek fiyattan alım
yapmışsınızdır. Oysa belki de aynı zamanda 12 günlük bir döngüye de dahil
olmuşsunuzdur ve bu daha kısa süreli döngüden dolayı fiyatlar bir gün daha
yükselir ve tekrar 12 günlük döngüyü tamamlayacak şekilde taban yapar. Şimdi
siz ikili dip formasyonunun ikinci dibindesinizdir. Aslında moralinizi bozmadan
yolunuza devam ederseniz 30 günlük döngüye bakarak kazanabilirsiniz. Oysa
farkında olmadığınız ve ve izlemediğiniz bir döngüden dolayı moraliniz bozulursa
oluşacak kayba katlanmanız gerekir.
Bu durum ani kayıptan, stop olmaktan
veya disiplinsiz davranmaktan dolayı piyasa dışına çıkmanıza neden olur.
Dışarda kalmanızın nedeni 12 günlük döngüdür, düşünceleriniz değil. ( Pek çok
trader döngülerin mantığını bilmez ve genel kural olan % 50 kuralını
farkedemez)
Burada, asıl vuruş yapacağınız döngüyü
beklerken, farkında olmadığınız döngü piyasa dışında kalmanıza neden olmuştur.
Yani vuruşu kaçırmışsınızdır. Bu tür olaylara çok sık rastlanır.
Peki, bu tür sorunların çözümü yok
mudur? Vardır; ya döngüleri kullanmayacaksınız, ya da diğer metodların
yardımına başvurarak kararınızı vereceksiniz.
Traderların kaybetmelerine neden olan unsurlardan
bir diğeri ise dönemsel eğilimler, dönemsel haber veya trading sistemlerine
göre hareket etmektir. Piyasalarda dönemselliğin olduğuna dair bir kuşku
yoktur. Sözgelimi, bu durum dönemsel nitelikler içeren tarım sektörü için
oldukça geçerlidir. Tarım sektörü kadar olmada da dönemsellik finans sektörü
için de sözkonusudur. Dönemsellik pekçok mevsim, iklim ve diğer nedenlerden
dolayı çalışır ve kendi mantığına sahiptir.
Fakat geçmiş bilgilerin ve dönemsel
eğilimlerin mantığının farkında olmadan dönemsel verilerle para kazanmak çok
zordur. Tıpkı döngülerde olduğu gibi dönemsel durumlarda da zaman kayması söz
konusudur. Erken olabilir, geç kalabilir veya anti-dönemsel durumlarda
sözkonusu olduğu gibi hiç oluşmayabilir.
Belki dönemsel uzmanlar bu fikre
kızacak ama bence dönemsel beklentilerden uzak durmalısınız. Belki tarım
sektörü için önemlidir ama finans piyasaları için uzak durulmalıdır. Diğer
metodolojilerin geliştirilmeleri için zaman zaman dönemsel karakterler
başarıyla uygulanmıştır. Elbette dönemsel bilgiler hakkında profesyonellerin
sağlam düşünceleri vardır. Fakat genelde sırada traderlar bunu dönem bittikten
sonra öğrenirler.
Karşılaşabileceğiniz diğer bir sorun
ise iyi çalışan bir sisteme sahip olmanıza rağmen yanlış piyasada bulunuyor olmanızdır
(en temel sorunlardan birisi). Eğer piyasadaki fiyatlar aşırı dalgalı veya
aşırı dar ise dünyanın en iyi sistemi
bile çalışmakta zorlanır.
Bazı sistemler veya traderlar belli
piyasa veya piyasa grubuyla adeta evlenirler. Sitemler (traderlar) örneğin,
hisse senedi, FX veya emtia piyasasına sırtlarını dayarlar. İlgili piyasa iyi
çalıştığı sürece sistem (trader) iyi netice alır. Piyasa yatay veya sık
değişken bir karakter haline dönüşünce sistemde (trader) şaşkın şaşkın etrafına
bakınır hale dönüşür. Artık bırakın para kazanmayı, kaybetmemek bir başarı
olarak kabul edilmelidir.
Peki, bu durumda çözüm nedir ? Çözüm,
piyasa kazanmayı olası kılana dek sabırla beklemektir. Diğer bir öneri ise tüm
piyasa durumlarında da kullanabilecek bir metodoloji içeren bir sistem
kullnmaktır. Bir başka öneri ise farklı piyasalara aşinalık kazanarak sürekli
kazanç sağlayacak alternatif piyasalara geçiş yapmaktır.
![]()
* The Commodity Futures Knowledge
Network Special Report # 6
** Bu makale Amerika finans
piyasası için yazılmıştır. Burada verilen örnekler ve örneklerde kullanılan
rakamlar kolay anlaşılması bakımından değişikliğe uğratılmıştır.