ANA SAYFA

 

 

 

MAKALE - 2

 

Trading ve Trading Sistemleri Hakkında Bazı Gerçekler (Ve Neden Pek Çok Traderin Yaptığı İşlem Zararla Sonuçlanıyor) *

 

 

Başarılı trading’in çok zor bir uğraş olmasına dair bazı nedenler vardır.

 

Maalesef, traderların çoğu para kaybederler. Bu sonuca ulaşılmasını sağlayan birden fazla neden mevcuttur. Bu durum traderlar için kötü bir haberdir. İyi haber ise sizin, kazananlar sınıfına dahil olan mutlu azınlığa girebilme olasılığınızı artırmak için şansınızın olduğudur. Eğer gereklerini yerine getirebilirseniz, para kazanma umuduyla para kaybetmekte olan diğerlerini seyrederken aynı zamanda ektiğinizi de biçerek maddi ödüllere ulaşabilirsiniz.

 

Borsada, az sayıda kazanan ve çok sayıda kaybeden olduğu için, mutlu azınlık üyeleri normalden daha çok kar ederler. Bu durum özellikle yüksek kapasiteli manivela özelliğine sahip olan piyasalarda daha da ön plana çıkar.

 

Trading Sistemleri ile İlgili Bazı Gerçekler

 

Tradingde kaybedilen paraların bir nedeni, kişinin hangi zaman aralığında veya hangi akım içinde bulunduğundan emin olamamasıdır. Veya getiri beklentisinin piyasanın verebileceği getiri olasılığı ile uyuşmamasıdır. Sözgelimi, trader önündeki dört gün sonrasında beklediği getiri miktarına ulaşacağını düşünür. Oysa fiyatlardaki dalgalanma (volatilite) bir anda artar ve traderın 4 gün olarak hesapladığı trend 2 günde tamamlanabilir. Trader 4 güne odaklandığı için karını 2. gün sonunda realize edeceği halde 4 gün geçmesini bekler ve karının büyük bir bölümünü elinden kaçırır. Bunun nedeni ise akım süresinin kısalmış olmasıdır. Yeni durumda oluşan akım için 4 gün çok fazladır. Kişi pozisyon değişikliği için daha uzun süre beklemiştir ve  karının büyükçe bir bölümümden feragat eder.

 

Fiyatlardaki dalgalanmanın düşmesi durumunda yukarıda yaşanan olayın tersi bir durumla da karşılaşılabilir. Trader 4 günlük beklemeden sonra olumsuz düşüncelere kapılır ve pozisyonunu kapatır. Küçük bir kar, küçük bir zarar veya tapi halde hisseden ayrılır. Oysa 2 gün sonra hisse aniden hareketlenir ve yükselmeye başlar. Bu arada bizim trader çoktan o hissenin dışında kalmıştır. Artık hissenin fiyatı artmaktadır fakat bizim hissemiz yoktur.

 

Yukarıdaki olayda verilen gün sayıları örnek gereğidir. Burada önemli olan gün sayısından ziyade beklentilerimize biçtiğimiz zamanla, gerçekleşen olayın işgal ettiği zaman arasındaki uyumsuzluktur. Borsa kendisini tüm yatırımcılarına göre ayrı ayrı uyduramayacağına göre yatırımcıların belli bir esneklik örneği sergileyerek borsada gerçekleşebilecek olası hareketlere karşı daha toleranslı davranmaları işin doğası gereğidir. Bunu yaparak kişinin belli hedefe kilitlenmesini önleyerek algıda seçicilik fenomeni karşısında daha sağlam durmakta her zaman fayda vardır.

 

Diğer olası bir vaka ise traderin verdiği emirlerde stop loss seviyesi kullanmamasıdır. Böylelikle küçük kayıplar bir anda büyük kayıplar haline dönüşüverir. Belki aldığınız bir hisse için satış seviyesi belirlemişsinizdir. Üstelik bunu para yönetimi kurallarına göre veya teknik göstergelerin işaretleri doğrultusunda oluşturabilirsiniz. Ama traderin disiplin konusunda içine düşebileceği bir zaafiyet, bir stop loss oluşturulmuş olsa dahi onun kullanılmaz hale gelmesiyle sonuçlanabilir.

 

Alınan hissenin fiyatı stop loss seviyesine ulaşınca nedense fiyatın yukarı döneceği şeklindeki beklentiler artar ve disiplin bir temenni haline dönüşüverir. İşte zarar etmek için gerekli unsurlar ard arda dizilmiştir ve ,sözgelimi, 400 puan (**) zarar etmemiz halinde hisseden çıkmamız gerekirken 2000 puan gibi bir rakam bir anda zarar hanemize yazılıvermiştir.

 

Borsada yazılı olmayan ve kesinlikle unutulmaması gereken bir kural vardır; Trader amacına ulaşamamaktan dolayı vazgeçip veya zarar edip bıkarak hisseden ayrılır ayrılmaz veya ertesi gün piyasa döner ve traderin önceki beklentisinin yönünde ilerlemeye başlar.

 

Stop loss’da karşılaşılan diğer bir durum ise, stop olunan noktanın fiyatın geri döndüğü noktaya çok yakın olması halidir. Sözgelimi siz,  piyasa 5400’de iken  5350 seviyesine stop koyarsanız, fiyatın 5350 seviyesi veya daha aşağı inmesi halinde hisse dışı kalırsınız. Oysa fiyat buradan geri döner ve eski fiyatı olan 5400’e tekrar ulaşabilir.

 

Stop loss seviyesi belirlenirken çok dikkat edilmesi gereklidir. Zira fazla zarar etmemek için uygulanan kısır stop loss seviyesi yukarıdaki örnekte olduğu gibi bizim işimize ket vuran bir hale gelebilir.

 

Peki bu durum neden olur. Çünkü zaman zaman, stop loss seviyesi aslında, trend çizgisinin, Gann açısının, eski alt veya üst formasyonun, Fibonacci sayılarının, grafikteki fiyat boşluğunun veya sadece aşikar ve doğal stop loss alanı destek alanı haline dönüşür.

 

Böylelikle pekçok diğer trader benzer düşünceyle oldukça yakın yerlere stop’larını yerleştirirler. Bu nedenle stop’ların konduğu ortak seviyenin üstlendiği rol değişir ve stop’un orijinal görevi anlamını yitirir.

 

Stop loss uygulamasında içine düşülecek bir diğer zaaf (eğer piyasayı çok yakından, hatta gün içi verilerle izlemiyorsanız) büyük bir olasılıkla paranızın büyük bir kısmını fiyatların sürekli düşüyor olması nedeni ile kaybedersiniz. Stop loss seviye emri verilmemesi, eninde sonunda (genellikle eninde) yukarıdaki durumla karşılaşmanızla neticelenir.

 

Günlük veya gün içi alım/satım yapanlar için durum biraz farklı olabilir. Zira onlar gerçek zamanlı olarak piyasayı anlık izleme şansına sahiptirler ve grafiklerle gelişmeleri anlık takip ederler. Bazen günlükçüler kafalarının içinde belirledikleri stop seviyeleri ile brokerlerine seviyeli stop emri vermeden başarılı işlemler gerçekleştirebilirler.

 

Başarısızlığa giden diğer bir yol ise nerede karımızı alıp piyadan çıkacağımızı bilememektir. Şu konuda emin olabilirsiniz ki, nerede çıkacağımızı bilememekten dolayı, işlemlerden elde ettiğimiz mükemmel sayılabilecek karları elimizle geri veririz.

 

Örneğin bir hisse senedinde 6500 seviyesinden uzun pozisyona girdiniz ve fiyatlar 8450 seviyesine çıktı ve sizde sermayenizle orantılı olarak % 30 kar ettiniz. Bu durumda (insan doğası gereği) karınızı görmekle birlikte, grafiğe bakarak neden fiyat ertesi gün veya bir kaç gün sonra 10000 seviyesine çıkmasın diye düşünebilirsiniz. Bu durumda karınız % 30 yerine % 54 olabilecektir.

 

Belkide fiyat ertesi gün yükselir ve 9000 seviyesine (beklentinizin hemen gerisine) çıkar. Fakat aşırı alımdan dolayı çıkış zayıflar ve gerileyerek 8450 seviyesinde kapanış yapar. Trader mutsuzdur. Çünkü son fiyat yeni beklentisini karşılamamıştır. Dolayısı ile umudunu ertesi güne taşır. Talihsizlik bu ya, kapanıştan sonra piyasaya kötü haberler gelir ve fiyat boşluk yaparak ertesi gün 7000 seviyesinin altında açılır.

 

Trader hala beklentisini telafi edecek düşünceler içerisinde gün içerisinnde fiyatın yükseleceğini düşünür. Oysa fiyat düşmeye devam eder ve artık umutları terk edip 6500 seviyesinde tapi sonuçla hisseden ayrılma telaşına düşülür. Fakat bu durumda da piyasa aşırı satıştadır ve sonraki bir kaç gün piyasa toparlanıp 10000 seviyesini geçer. Fakat trader, üstelik kar etmeden (komisyon ve diğer maliyetlerden hiç bahsetmiyoruz bile)  hisse dışı kalmıştır. Burada hayali de olsa kurduğumuz senaryo o kadar sık olur ki bu sıklığa siz bile inanamazsınız. 

 

Böyle bir problemin çözümü için farklı yöntemler kullanılabilir. İlk akla geleni, daha küçük karları yeterli bulmak veya belirli kar hedefleri koymayarak stopları kaydırmak suretiyle karımızı garantilemektir. Aslında bu yöntemin bazı kısır yan etkileri vardır. Kısa stop seviyeleriyle sık sık stop olunabilir. Böylelikle ortalama olarak elde edeceğimiz kar, yine ortalama olarak yapılan zarara nazaran daha tatminkar olmayan sonuçlara neden olabilir.

 

Bu durumda en iyi alternatif fiyat dalgalanmaları göz önünde tutularak yapılan daha bilimsel hedef seçimidir. Hissenin içinde bulunduğu fiyat dalgalanmaları ve yakın zaman içerisinde bulunduğu pazar şekli gözetilerek daha dinamik bir yaklaşım geliştirilebilir.

 

Traderin para kaybetmesindeki bir diğer neden ise seçtiği trading sistemi veya metodlarının tamamen mekanik olmamasından kaynaklanmaktadır. Zaten elde edilen performans neticeleri de bu durumu işaret etmektedir.

 

Diğer bir güncel fakat öznel bir yaklaşım ise zaman penceresi (time-window) olarak bilinen dönüm noktalarını inceleme yöntemidir. Bu yaklaşım pivot-aşağı/pivot-yukarı gerçekleştiğinde hissenin likidite edilmesini tavsiye eder. Bu yöntem oldukça öznel ve kolay görülür, ancak pratikte uygulaması o kadar kolay değildir.

 

Diğer bir güncel ve aşırı önemsenen yöntem ise Elliot dalgaları yaklaşımıdır. Elliot dalga yöntemi popülerdir, çünkü piyasada bariz olarak dalgalar vardır. Bu dalgalar piyasanın dönüş noktalarını bulmada kullanılır ve dalgalara yüklenen bu görev tradera çok cazip gelir. Fakat taraftarlarının düşüncesinin tersine Elliot dalgaları tradingde idda edildiği kadar değerli değildir.

 

Eğer bu belirtilen fikre karşı bir belirtiniz varsa şunu deneyebilirsiniz. Aynı grafiği 5 farklı tradera gösterin (bu grafik herkes için yeni olan bir grafik olsun). Daha sonraki bu beş kişiden grafikteki dalga numaralarını tanımlamalarını isteyin. Göreceksiniz ki ortaya 5 farklı dalga hesabı gelecektir. 2 traderin aynı yorumu yapması bile ender karşılanan bir durumdur (bu sonucun ortaya çıkmasının nedeni teoremin zayıflığı mıdır? Yoksa bu seçilen 5 analistin en az 4 tanesinin beceriksizliği midir? Bu durumuda ayrıca analiz etmekte fayda var. -Çevirenin Notu-) .

 

Sizce sonuç neden böyledir? Aslında piyasada dalgalar vardır. Oysa oluşmakta olan dalgaları tanımlamak imkansızdır. Çünkü dalgalar görsel olarak değerlendirilir ve yorumlamaları oldukça özneldir. Elliot dalga hesapları gibi öznel analiz tekniklerini başarılı olarak tradingde kullanmak oldukça zordur.

 

Peki, öznel yaklaşımların üstesinden gelmek mümkün müdür? Elbette ! Sadece öznel kıstaslar ve Elliot dalga analizi yoğunluklu olmayan yöntemler kullanarak.  Oysa Elliot dalga analizi ile birlikte diğer test edilmiş metodolojiler kullanılarak iyi çalışır bir sistem elde edilebilir.

 

Traderların diğer bir kaybetme nedenleri ise zaman döngülerini takip etmeleridir. Sözgelimi, A hisse senedi iki dip nokta arasını 9 ile 11 ayda tamamladığına inanılan güvenilir bir hissedir. Hisse senetleri bazı emtia türleri ve hazine bonoları 28-30 günlük kısa dönem dipler arası döngülere sahip olabilirler.

 

Problem ise döngünün beklenenden erken veya geç geliyor olmasıdır. Hatta bazen döngünün gelmesi gereken yer es geçilmektedir. Örneğin döngüye bakılarak ayın 30’unda 3100 seviyesinden alım yapıyorsunuz. Çünkü size göre fiyat en dipte (döngü hesabına göre) ve döngü süresi 28-30 gün.

 

Oysa farklı nedenlerden (teknik veya temel)  ötürü piyasanın döngüsü 35’e çıkıyor. Bu 5 günlük fazladan sürede piyasa 2900 seviyesine düşer ve siz 200 kayıpla stop olup market dışı kalırsınız. Hemen kısa bir süre sonra beklediğiniz döngü tamamlanır. Fakat artık siz piyasa dışında kalmışsınızdır.

 

Bir başka durumda ise sözgelimi ayın 30’unda alım yaparsınız. Fakat farkında değilsinizdir ki, döngü başlamış ve 5 gün geçmiştir. Ve siz en düşük fiyattan 5 gün sonra daha yüksek fiyattan alım yapmışsınızdır. Oysa belki de aynı zamanda 12 günlük bir döngüye de dahil olmuşsunuzdur ve bu daha kısa süreli döngüden dolayı fiyatlar bir gün daha yükselir ve tekrar 12 günlük döngüyü tamamlayacak şekilde taban yapar. Şimdi siz ikili dip formasyonunun ikinci dibindesinizdir. Aslında moralinizi bozmadan yolunuza devam ederseniz 30 günlük döngüye bakarak kazanabilirsiniz. Oysa farkında olmadığınız ve ve izlemediğiniz bir döngüden dolayı moraliniz bozulursa oluşacak kayba katlanmanız gerekir.

 

Bu durum ani kayıptan, stop olmaktan veya disiplinsiz davranmaktan dolayı piyasa dışına çıkmanıza neden olur. Dışarda kalmanızın nedeni 12 günlük döngüdür, düşünceleriniz değil. ( Pek çok trader döngülerin mantığını bilmez ve genel kural olan % 50 kuralını farkedemez)

 

Burada, asıl vuruş yapacağınız döngüyü beklerken, farkında olmadığınız döngü piyasa dışında kalmanıza neden olmuştur. Yani vuruşu kaçırmışsınızdır. Bu tür olaylara çok sık rastlanır.

 

Peki, bu tür sorunların çözümü yok mudur? Vardır; ya döngüleri kullanmayacaksınız, ya da diğer metodların yardımına başvurarak kararınızı vereceksiniz.

 

Traderların kaybetmelerine neden olan unsurlardan bir diğeri ise dönemsel eğilimler, dönemsel haber veya trading sistemlerine göre hareket etmektir. Piyasalarda dönemselliğin olduğuna dair bir kuşku yoktur. Sözgelimi, bu durum dönemsel nitelikler içeren tarım sektörü için oldukça geçerlidir. Tarım sektörü kadar olmada da dönemsellik finans sektörü için de sözkonusudur. Dönemsellik pekçok mevsim, iklim ve diğer nedenlerden dolayı çalışır ve kendi mantığına sahiptir.

 

Fakat geçmiş bilgilerin ve dönemsel eğilimlerin mantığının farkında olmadan dönemsel verilerle para kazanmak çok zordur. Tıpkı döngülerde olduğu gibi dönemsel durumlarda da zaman kayması söz konusudur. Erken olabilir, geç kalabilir veya anti-dönemsel durumlarda sözkonusu olduğu gibi hiç oluşmayabilir.

 

Belki dönemsel uzmanlar bu fikre kızacak ama bence dönemsel beklentilerden uzak durmalısınız. Belki tarım sektörü için önemlidir ama finans piyasaları için uzak durulmalıdır. Diğer metodolojilerin geliştirilmeleri için zaman zaman dönemsel karakterler başarıyla uygulanmıştır. Elbette dönemsel bilgiler hakkında profesyonellerin sağlam düşünceleri vardır. Fakat genelde sırada traderlar bunu dönem bittikten sonra öğrenirler.

 

Karşılaşabileceğiniz diğer bir sorun ise iyi çalışan bir sisteme sahip olmanıza rağmen yanlış piyasada bulunuyor olmanızdır (en temel sorunlardan birisi). Eğer piyasadaki fiyatlar aşırı dalgalı veya aşırı dar ise  dünyanın en iyi sistemi bile çalışmakta zorlanır.

 

Bazı sistemler veya traderlar belli piyasa veya piyasa grubuyla adeta evlenirler. Sitemler (traderlar) örneğin, hisse senedi, FX veya emtia piyasasına sırtlarını dayarlar. İlgili piyasa iyi çalıştığı sürece sistem (trader) iyi netice alır. Piyasa yatay veya sık değişken bir karakter haline dönüşünce sistemde (trader) şaşkın şaşkın etrafına bakınır hale dönüşür. Artık bırakın para kazanmayı, kaybetmemek bir başarı olarak kabul edilmelidir.

 

Peki, bu durumda çözüm nedir ? Çözüm, piyasa kazanmayı olası kılana dek sabırla beklemektir. Diğer bir öneri ise tüm piyasa durumlarında da kullanabilecek bir metodoloji içeren bir sistem kullnmaktır. Bir başka öneri ise farklı piyasalara aşinalık kazanarak sürekli kazanç sağlayacak alternatif piyasalara geçiş yapmaktır.

 

 


* The Commodity Futures Knowledge Network Special Report # 6

** Bu makale Amerika finans piyasası için yazılmıştır. Burada verilen örnekler ve örneklerde kullanılan rakamlar kolay anlaşılması bakımından değişikliğe uğratılmıştır.

Sayfa Başı