BİR BORSA KLASİĞİ
Kitabın Adı: Reminiscenses
of a Stock Operator
Yazarı: Edvin
Lefevre
Orijinal Baskı: John
Wiley& Sons, Inc. – New York, 1923
Gerçek anlamda bir borsa klasiği olan kitap,
bir gazeteci olan Edvin Lefevre’nin 1923 yılında yani günümüzden yaklaşık 79
yıl önce, dönemin en tanınmış borsa spekülatörlerinden olan Amerikalı Larry
Livingston’un anılarını yayınlamasıyla ortaya çıkmıştır. 14 yaşında borsa ile
tanışan Livingston, edindiği deneyim ve gözlemlerinin yaklaşık seksen yıl sonrasında, kendisinden binlerce kilometre
ötede yaşayan bizler için bu kadar değerli olacağını sanırım tahmin etmemiştir.
Larry Livingston borsada bulunduğu otuz yıla
yakın süre boyunca bir insanın borsa ile yaşayabileceği hemen hemen her şeyi
yaşamıştır. Onmilyonlarca dolar kazanmış ve kaybetmiş, birkaç defa sıfırı
tüketip bunalımlar içerisinde boğuşmuştur. Zamanının en ünlü spekülatörü olmuş,
gün gelmiş piyasaya yön vermiş, gün gelmiş başkalarının oyunlarına maruz
kalmıştır. Şimdi gelin, parçalar halinde Livingston’un yaşadıklarını ve
görüşlerini öğrenip, yaklaşık 80 yıl öncesinin fikirlerinin günümüzde hala
nasıl geçerli olduğunu hep birlikte görelim.
Larry Livingston diyor ki;
·
Ben, hata
yaptığıma ancak para kaybettiğimde inanırım. Haklı olduğuma da ancak para
kazandığımda emin olurum. İşte spekülasyon budur.
·
Eğer bir hisse
senedi tutarsız davranıyorsa en iyisi ondan uzak durmaktır. Çünkü nerede, neyin
yanlış olduğunu bilmediğiniz için, hissenin ileride hangi değere ulaşacağını da
bilemeyiz. Hissenin hastalığını teşhis edemezseniz, tedavide mümkün olmaz.
Tedavi yoksa karda yoktur!
·
Asıl karın
ufak tefek dalgalanmalardan değil, borsada ki temel hareketlerden geldiği, yani
banttan gelen fiyatlara değil, borsadaki genel koşullara ve eğilime bakmak
gerektiğiydi.
·
Kendi
kararlarına güvenmeyen biri borsa da başarılı olamaz. Benim bunca yıldır borsa
da öğrendiğim tek bir şey var; genel
koşulları incelemek, belli hisse senetlerini almak, ve ondan sonrada bunları
kolay kolay elden çıkarmamak. Artık tek bir sabırsızlık belirtisi bile
göstermeden beklemeyi öğrendim. Bir hissenin değerinin düştüğünü görünce hiç
telaşlanmıyorum, çünkü bunun geçici olduğunu biliyorum.
·
Borsada asıl
kar getiren ufak tefek oynamalar değil, genel hareketlerdir.
·
Ama unutmayın
ki insan en iyi dersi parasız kaldığında alır.
·
Ben ondört
yaşından beri spekülasyon işindeyim, hayatta başka işim olmadı. O yüzden ne
dediğimi çok iyi biliyorum. Borsa da üç kuruşla başlayıp sonrada milyoner
olarak geçirdiğim yaklaşık otuz yılın sonunda şunu söyleyebilirim. İnsan belli
bir zamanda bir hisseyi yada hisseler grubunu alt edebilir. Ama bütün borsayı
asla. İnsan pamuk yada zahire alarak kar edebilir, ama kimse pamuk yada zahire
borsasını alt edemez. At yarışları gibi, insan bir at yarışını kazanabilir, ama
bütün at yarışlarını asla.
·
Bir sistemi
yakından takip ederek borsadaki her büyük hareketi yakalayabiliyordum. Bana
gereken miktarı toplayana kadar denemelerim sırasında, elli altmış bin dolar
kaybettiğim oluyordu. Bu denemelerin fiyatı size çok yüksek gelen bilir ama
aslında değildi. Gerçek hareket başladıktan sonra deneme sırasında kaybettiğim
paranın kat kat fazlasını kazanıyordum. Doğru zamanda haklı çıkmanın ödülü
budur.
·
Benim
borsadaki yükseliş ve düşüşleri belirlerken kullandığım sistem de budur. Önce
bir deneme yapar, eğer zarar edeceksem az miktarda ederim. Kar edeceğimi
anlarsam bütün kozlarımı oynar, kazancımı toplarım. Bu şekilde alım satım
yapanlar her zaman karlı çıkarlar.
·
Teknoloji ne
kadar değişmiş olursa olsun, borsa gibi hareketli bir piyasaya asıl yön verenin
insan psikolojisi olduğunu, korku, umut, panik, hırs ön yargı gibi duygular hiç
değişmez.
·
Spekülasyon
işi borsada para kazanmaktır, fiyatlarla
inatlaşarak mutlaka kendi düşündüğü yönde seyretmelerini sağlamak değil.
Asla fiyatlarla kavga etmeyin. Bir
spekülatörün en büyük düşmanı kendi içindedir. İnsanların zaafları onları
borsada yer bitirir.
·
Hem
başarılarımızdan, hem de hatalarımızdan ders almayı bilmeliyiz. Elbette bir
insan hem akıllı hem şanslıysa, aynı hataya iki kez düşmez.
·
Önemli olan
aynı hataları yinelememizdir. Bir hata ilk defa yapıldığında, dram olabilir,
ama tekrarı trajediyi doğuracaktır.
·
Bir hisse
senedini satın almanın, satmaktan bir milim daha iyi olduğu durumlar vardır ve
bunları önceden kestirebilirsiniz. Borsa bir savaştır ve sizde bu savaşı
teleskopla izlersiniz. Teleskopunuz fiyatlardır. Bu teleskop sizi yüzde yetmiş
oranında başarıya götürecektir.
·
Küçük yaşta
öğrendiğim bir ders de Wall Street’de her şeyin her zaman aynı oluşudur.
Aynıdır. Çünkü spekülasyon dünya kadar eski bir şeydir. Borsa da bu gün olan
bir şey daha önce de olmuştur. Ve
mutlaka gelecekte de olacaktır.
·
Belli bir
hisse senedinin neden değer kazandığı yada kaybettiği ancak iki, üç gün, hatta
haftalar yada aylar sonra anlaşılabilir. Zaten ne fark eder ki? Fiyat bandı o
anda size gerekli bilgileri verir. Sebebini sonra anlasanız da olur.
·
Her şeyin bir
zamanı vardır, ama ilk yıllarımda ben bunu bilmiyordum. İşte Wall Street de
kazananlarla kaybedenleri ayıran şey budur. Bildiğimiz aptallar vardır, bunlar
her şeyi yanlış yerde yanlış zaman da yaparlar. Bir de Wall Street aptalı
vardır. Her zaman bir şeyler alıp satması gerektiğini düşünür. Hiç kimse her
gün durmadan hisse senedi alıp satacak şansa yada bilgiye sahip olamaz.
·
Zarar edenler,
Wall Street de sürekli hareket arayan ve bu hareketin nedenini araştırmayan
insanlardır. Bunların arasında kendilerini ücretli işçiler gibi her gün eve
para götürmek zorunda hissedenler de vardır.
·
Ben borsa da
soğukkanlılığımı asla kaybetmem. Hiçbir zaman fiyat bandından gelen bilgilerin
yanlış olduğunu iddia etmem. İnsan borsaya kızarak fazla yol alamaz.
·
Borsa da
şansımı sonuna kadar zorlamak isterim. Aklımda tek bir şey vardır, borsayı
yenmek. Satmam gerektiğini düşünüyorsam satarım. Hisse senetlerinin değerinin
yükseleceğini düşünüyorsam satın alırım. Beni kurtaran da bu genel spekülasyon
ilkesine uymam oldu.
·
Borsa
kurtlarını yanıltan şey, kendilerine göre oluşturdukları ve hiçbir zaman
vazgeçemedikleri sistemleridir. Bu katı tutumları onlara çok şeye mal
olur. Spekülasyon dediğimiz şey bazı
temel kurallara sahiptir, ama sadece matematik ve formüllerden oluşmaz. Benim
geçmiş fiyatlardan yola çıkarak oluşturduğum yöntem bile, sadece matematik
hesaplarına dayanmaz. Çünkü hisse senedinin davranışı olarak adlandırdığım bir
şey vardır, o da bir hissenin geçmişte gösterdiği davranışı sürdürüp
sürdürmediği ile ilgilidir.
·
Tablolar ancak
onları okumayı, daha doğrusu okuduklarını anlamayı bilenlere yardımcı
olur. Genellikle tabloları okuyan
sıradan yatırımcılar, borsada spekülasyonun tabloda görünen iniş çıkışlardan,
birincil ve ikincil hisse hareketlerinden oluştuğuna inanmaya başlar. Eğer bu
konuda ısrarlı olurlarsa da, genellikle sonunda beş parasız kalırlar.
·
Dünya
savaşları bile koşullar uygunsa borsada fiyatların artmasını ya da düşmesini
engelleyemez. Borsa da para kazanmanın yolu da bu koşulları doğru
değerlendirmekten geçer.
·
Kazandım
arttıkça harcamalarım da arttı. Genellikle öyle olur zaten.
·
Russel Sage
gibi bazı adamlar parayı kazandıkları kadar ellerinde de tutmasını bilirler ve
onun gibi inanılmaz zengin biri olarak
ölürler.
·
Gençken de
erken yatmaya özen gösterirdim, çünkü uykusuzken işimi gereği gibi
yapamayacağımı biliyorum.
·
Kaybetmek
kadar kısmi başarılardan da ders almak gerekir.
·
İnsan kar
ederek fakir olamaz derler. Doğru ama insan fiyatların gittikçe arttığı bir
borsa da dört puanlık bir karla
yetinerek zengin de olamaz.
·
Yirmi bin
dolar kazanabileceğim yerlerde iki bin dolarla yetinmek zorunda kalıyorum.
Fazla temkinli davranıyordum. Ne kadar az kazandığımı fark ettiğim gün bir şey
daha keşfettim; o da çaylakların da kendi
aralarında birkaç gruba ayrıldığıdır.
Acemi çaylaklar hiçbir şey bilmez ve kendisi de dahil, herkes bunun
farkındadır. Ama aradan bir süre geçince çaylak bir şeyler öğrendiğini düşünür
ve etrafındakilerin de öyle düşünmesini
sağlar. Artık o deneyimli bir çaylaktır. Aracı firmaların ekmek kapısı acemi
çaylaklar değil bu deneyimli çaylaklardır. Çünkü bunlar iflas edene kadar
deneyimli borsacılardan öğrendiklerini uygularlar ve batarlar.
·
Çoğu müşteri
birbirine benzer. Hepsi borsanın kendilerine borçlu olduğunu düşünür.
·
Daha fazla kar
etme fırsatını kaçırmayın, buna kimsenin gücü yetmez , Rockefeller’in bile.
·
Wall Street de
yıllar geçirdikten sonra ve milyonlarca dolar kazanıp kaybettikten sonra size
şunu söyleyebilirim: Ben düşündüğüm şeyler sayesinde zengin olmadım. Ben
oturarak zengin oldum. Anlatabildim mi? Yerimde sıkı sıkı oturarak! Borsadaki
tahminlerin doğru çıkması iş değil. Yükselecek yada düşecek fiyatları önceden
tahmin edip buna göre davranan pek çok
yatırımcı vardır. Doğru anda doğru tahminler de bulunan ve en fazla kar
sağlaması gereken anlarda alım satım yapan pek çok kişi tanıdım ben. Ve bu
kişilerde bir türlü zengin olamadı tıpkı benim gibi.
·
Hem doğru
tahminlerde bulunan hem de sabırla yerinde oturmasını bilen insanlar ender
bulunur. Bunu öğrenmesi kolay değildir. Ancak borsada para kazanmanın tek yolu
bu beceriyi edinmektir. Acemiyken yüz dolar bile kazanmak zordur, ama oyunun
kurallarını öğrendikten sonra milyonlarca dolar kazanmak işten bile değildir.
·
İnsan isabetli
tahminlerde bulunabilir, ama beklediği şeyin gerçekleşmesi düşündüğünden daha
uzun bir süre alınca, kendinden kuşkulanıp sabırsız davranmaya başlayabilir.
İşte bu yüzden Wall Street de hiç de acemi sayılmayacak bir çok insan para
kaybeder. Onlara para kaybettiren şey borsa değil, kendileridir. Akıllı
olmalarına karşın yeterince sabırlı davranamazlar. Yaşlı hindi yaptıklarında ve
söylediklerinde çok haklıydı. Hem kendi aklına güveniyor, hem de sabırlı
olmasını biliyordu.
·
Borsanın genel
eğilimine değil, iniş çıkışlarına göre oynamak benim sonum oldu. Kimsenin bütün
dalgaları yakalaması mümkün değildir. Borsa yükseliyorsa önce hisse senetleri
alınır, bir süre sonra da düşme beklentisi oluşunca hisseler satılır. Bunu
yapabilmek için genel koşullara dikkat etmek ve tek tek hisselerle ilgili özel
faktörlere ya da tüyolara kulak asmamak gerekir. Borsa da genel bir düşüş
yaşanacağını hissettiğiniz anda elinizdeki bütün hisseleri satın, sonrada
koşulların tersine dönmesini bekleyin. Bunu yapabilmek için zeki ve öngörüşlü
olmanız gerekir, yoksa bu söylediğim “ ucuza al, pahalıya sat “ gibi basit bir öğüt olarak algılanabilir.
·
Ertesi gün San
Francisco’da deprem oldu. Eğer borsa yükselecekse halk hiçbir zaman felaket
haberlerine göre karar vermez. Eğer borsa da düşme eğilimi varsa durum değişir,
o zaman felaketler düşüşü hızlandırır. San Francisco depremi de borsada
yaratması gereken etkiyi yaratmadı, çünkü borsa yükselmeye kararlıydı.
·
Yalnızca
tüyolara boş verip kendi düşüncemde diretmeyi öğrenmedim, aynı zamanda kendime
güvenim arttı ve eski alım satım yöntemimin son kırıntılarını da üzerimden
atmış oldum.
·
Eğer borsada
genel bir düşüş varsa bütün hisselerin fiyatları düşer, genel bir yükseliş varsa yükselir.ancak
diyelim ki bir savaş yaşanıyorsa ve borsa bu yüzden düşmüşse; bu silah
hisselerinin de düşeceği anlamına gelmez. Ben genel durumlardan söz ediyorum.
Ancak ortalama bir yatırımcı borsadaki genel düşüş yada yükselişle ilgilenmez.
Bu yatırımcı hangi hisse senedini alması yada satması gerektiğini bilmek ister.
Hazıra konmaktır niyeti. Yan gelip yatmak ister. Kafasını fazla yormak istemez.
Yerde bulduğu parayı saymak bile zor gelir ona.
İnsanlar hisse alım satım işinin temel
özelliklerini anlarken biraz
zorlanırlar. Borsa yükselirken hisse senedi almak en rahat yöntemdir.
Önemli olan fiyatları en düşük anında yakalayabilmek değil, doğru anda alış yada
satış yapabilmektir. Borsanın düşeceğini düşünüyorsam ve satış yapmaya
başladıysam, yaptığım her satış bir öncekinden daha düşük fiyata
gerçekleşmelidir.eğer satın alacaksam bunun tersi geçerlidir. Fiyatlar sürekli
artıyor olmalıdır. Fiyatlar artarken satın almak, düşerken de satmak benim
yöntemimdir.
(devam edecek...)