DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

                İKTİSADIN İLK YÜZYILINDA KLASİK POLİTİK İKTİSADA YÖN VEREN OLGULAR

 

                1- KLASİK POLİTİK İKTİSADIN TEMEL İNCELEME KONULARINA BAKIŞ :

                Paragraf  1

                * A.Smith'in meşhure eseri ''Ulusların Zenginliği'' isimli kitabını yayınladığı tarih 1776 ile J.S. Mill in ölüm tarihi olan 1873 arasında geçen yüzyıllık dönem ,Politik İktisadın artık bütün görünüşleri ile özerk bir İktisat Bilimi alanının gerektirdiği düşünsel ve kurumsal ortamın meydana getirildiği bir devredir.

                * Bu dönemin Liberal kaynaklı düşüncelerini oluşturan iktisatçılara ''Klasik İktisatçılar'', düşünce okuluna da ''Klasik Okul'' denmektedir.

                Paragraf  2

                * Klasik iktisatçılar, ekonomik olgulara ilişkin açıklamalarda bulunurken ortak sayılabilecek bazı özellikleri sergilemişlerdir.

                * Bu nedenle okulun genel yaklaşımını anlamak açısından,temel inceleme konularını topluca ifade etmek faydalı olacaktır.

                Paragraf  3

                * Klasik iktisatçıların hemen tümü, İdeal Bir Ekonomik Sistemin İşleyişine temel olacak bir felsefi yaklaşımdan hareket etmişlerdir.

                * İktisadi olgular için kullanılabilecek bir ''İktisadi Ölçü'' nün ne olması gerektiği konusunun araştırılması,Klasik iktisatçıların ortak hareket noktası olmuştur.

                * Bu iki Ortak Hareket Noktası çerçevesinde,karşımıza ''Doğal Kanun felsefesi'' ,''Faydacı Felsefe'' ve ''İktisadi Değer'' kavramları çıkmaktadır.

               

                A- DOĞAL KANUN FELSEFESİ,FAYDACI FELSEFE ve YÖNTEM ARAYIŞLARI :

          B- İKTİSADİ DEĞER KAVRAMI :

                (95 Büt-

                Paragraf  1

                * Politik İktisadın dünya görüşünün kökenleri,Daima olması gerekeni bilimsel deyimlerle anlatan güdümlü bir çabayı ima etmiştir.

                * İktisadın işlevinden bugün dahi sık sık anlaşılan,Toplumsal Refahın Nasıl Çoğaltılabileceğinin ortaya konmasıdır. Bu çerçevede İktisadın Normatif Karakteri İktisadi Değer kavramında belirtilir.

                Paragraf  2

                * Değer  kavramının iktisatçılarca geniş bir şekilde incelenmesindeki temel motivasyonu kısaca ''İnsanlar ,gerçekte hangi fiyatların ödendiğinden çok,hangi fiyatların ödenmesi gerektiğini,değişik hizmetlerin doğru karşılığının ne olduğunu bilmek isterler'' düşüncesine dayandırmak mümkündür.

                Paragraf  3

                * Bir manasıyla İktisadi Değer ,''Bir birim malla değiştirilebilir malların miktarını anlatır''. Eskiden beri de Değer, bu görgül anlamında,yani Değişim Değeri anlamında kullanılmıştır.

                Paragraf  4

                * Fakat değişim değerinin son derece kararsız ve sürekli değişen özelliği ,iktisatçıları gerçek değerin ne olduğu veya olabileceğini araştırmaya itmiştir.

                Paragraf  5

                * Klasik Politik İktisatçılar da hem Değerin Standart Ölçüsü nü bulmak,hem de öngördükleri ekonomik düzene bir meşruiyet kazandırmak istemelerinden dolayı Değer konusunda uzun tahliller yapmışlardır.

                Paragraf  6

                * Günümüzün anlayışı içinde değeri ,bir mala karşılık alıcının vermeye razı olduğu fiyat şeklinde tanımlamak mümkün görülürken,Klasik Politik iktisatda bu kavramın üzerinde bu kadar fazla durulması yadırganabilmekte ve Metafizik bir uğraş olarak görülebilmektedir.

                * Ancak, Klasikler Fiyat ve Değer in birbirinden kolayca ayrılamayacağını düşündükleri için konu üzerinde çok uğraşmışlardır.

                Paragraf  7

                * Eğer, Değer Fiyat tan bağımsız ise ,bunu tayin eden faktör ne idi?. Bu sorunun cevabının aranmasında ,''Harcanan Zaman'' anlamında ''; Emek Faktörü nün belirleyici olduğu yönünde bir eğilim zaten PETTY ve HUME dan bu yana işlenmekteydi. Klasiklerin yaşadığı dönem,üretimin ağırlıklı olarak Emeğe dayalı olduğu bir dönemdi. Bu düşünce, dönemin Entellektüel akımlarına uygun düşmekteydi.

                Paragraf  8

                * Öte yandan,Doğal Kanun Felsefesi nin öngördüğü şekilde ''Adil  Ekonomik Düzen'' önerisinde bulunan QUESNAY ın Dolaşım Süreci Tablosu; bir malın diğer bir malla değişiminin Piyasada Fiilen Kurulan bir Karşılıklı Eşitlik İlkesi ne dayandığını varsayıyordu. Buna karşın,mevcut piyasalarda eşitlik ilkesi kararlılık göstermiyordu. Örneğin; kumaşla buğdayın değişim oranı sabit kalmıyordu.

                * Oysa öngörülen ekonomik düzende ''Serbestlik ve Rekabet'' böyle bir şeye fırsat vermezdi. O halde eşit değerlerin değişimi için ekonomik düzenin,Devletçi ve imtiyazcı taraflarının ortadan kalkması gerekiyordu.

                Paragraf  9

                * İşte buna bilimsel bir gerçeklik hazırlanmalıydı. Yani değişime konu edilen mal ve hizmetlerin bütünü için bir ''Standart Kavram'' bulunmalıydı.

                * Dönem iktisatçılarının zihinlerinin Doğal Kanun fikrinin etkisinde olması da dikkate alındığında ,bu ölçü ''Doğal Değer'' den başkası olamazdı ve temelinde malların üretimi için harcanan ''Emek Zaman '' bulunmaktaydı.

                Paragraf  10

                * O halde Doğal Değerler ile Piyasa Değerleri arasındaki eşitliği sağlayacak yegane güç DOĞAL DÜZENİN PİYASASI,YANİ Serbest Piyasa idi.

                Paragraf  11

                * Klasik Politik İktisadın bu önermesi ile Doğal Düzen öngörüsüne uygun hem Bilimsel Amaç,hem de Ahlaki amaç gerçekleştirilebilirdi.

                * Burada ''Adil Fiyat''  (Justum Pretium) kavramı ile de bir bağlantı kuruluyordu.Justum Pretium bir toplumsal değerdir. Toplumsal Değer, toplumun genel yargısı olup,bu yüzden bütün olarak topluma aktarılan faydaları açıklamalı ,yani ölçmelidir. Bu kurgusal düşüncenin geçerlilik kazanabilmesi ise ,''Ortalama Birey'' olarak tanımlanan ''İktisadi İnsan'' a dayalı bir fayda tanımı ile ,yani Emek Zaman ın ölçü olarak alınmasıyla mümkündür.

                * Piyasa içindeki rekabetçi güçlerin ,fiyatları doğal fiyata zorlayacağı inancı ve bunu gerçekleştiren İktisadi İnsan ın ortaya koyduğu çabalara göre oluşan bir ''Gerçek Değer'' aynı zamanda Adil Fiyatları oluşturmakla toplumda herkesi tatmin eden bir ''İktisadi Genel Denge'' ye hizmet etmiş olacaktı.

                Paragraf  12

                * Görüldüğü gibi Klasik Politik iktisat ,DEĞER ANALİZİ İLE BİR TARAFTAN SOYUTLAMALAR YOLUYLA BİLİMSELLİK AMACINA,DİĞER TARAFTAN ÖNERMELERİNE GEREKÇELER OLUŞTURARAK AHLAKİ AMACA DOĞRU bir ilerleme sağlıyordu.

                Paragraf  13

                * Görünüşte çok masum olmasına karşın, bu formulasyonlar önemli toplumsal mesajlar içermekteydi.

                * Doğal Fiyat ın bir ürünün gerçek değerini temsil ettiğinin kabul edilmesi ,gerek hükümetlerce Meydana getirilmiş ticari sınırlamaların veya patent sahibi şirketlere tanınan imtiyazların ,gerekse özel çıkar gruplarınca meydana getirilen tekellerin , piyasanın işleyişini engelleyen tüm uygulamaların toplumsal açıdan kınanmayı hak ettiklerini kabul etmek anlamına gelecekti.

                Paragraf  14

                * Bu aynı zamanda ,Klasik Politik İktisadın ,dönemin siyasi yapısını derinden etkilemesine işaret etmektedir. Sözkonusu etkiler,Politik sistemin ekonomik düzen üzerindeki müdahalelerinin giderek azalmasına ve giderek insanların günlük hayatlarına uzanan tesirlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.

                * Bu ise İktisadi Fikirlerin toplum hayatına somut etkileri olduğunu göstermesi bakımından dikkate değer bir olaydır.