AB REKABET POLİTİKASI
* 1994'te Komisyon,''Rekabet Politikasına İşlerlik Kazandırılması'nın merkezine iki hedefi yerleştirdi:
* Tüketicinin korunması ve * İstihdam ve Rekabet Gücü
* Topluluğun rekabet politikasını oluşturan unsurların tümünün hedefi tüketiciler,işverenler,çalışanlar ve hisse senedi sahipleri olarak AB yurttaşlarının korunmasıdır.
* Örneğin ; sabit fiyatlar ya da kotalar getiren ya da rekabeti önlemek için topluluğu yapay olarak bölümlere ayıran anlaşmalar fiyatların yükselmesine ve tüketicilerin önündeki seçeneklerin azalmasına yol açar.
* Topluluk firmaları arasındaki rekabetin yapay olarak kısıtlanması,bu firmaların kendilerini hem ürün geliştirme hem de daha verimli üretim süreçlerini uygulamaya sokma bakımından yenilenmeye yönelten baskılardan soyutlanması anlamına gelir. Bu tür uygulamalar topluluk firmalarının bu üreticilerden satın aldıkları ham madde ve parçaların fiyatlarını yükseltir. Uzun dönemde bu tür uygulamalar rekabet gücünün yitirilmesine ve küreselleşen bir piyasada istihdam olanaklarının yitirilmesine neden olacaktır.
* Bu nedenle 1994'te Çimento,Çelik Putrel ve Karton sektörlerinde daha önce görülmediği kadar KARTEL kararı alınmış,rekor düzeyde para cezaları uygulanmıştır.
* Üye devletler arasında PARALEL TİCARET e getirilen kısıtlamalarla ilgili bir olayda da bir yasaklama kararı alınınmıştır. Başka olaylarda da Komisyon,şirketlerin rakiplerini yapay biçimde pazardan dışlamaya teşebbüs ederek Hakim Konumları nı kötüye kullanmalarını yasaklamıştır.
* Bu rekabet Politikası, rakip firmalar arasındaki hertür anlaşmanın yasaklandığı anlamına gelmez. daha çok, Topluluk yurttaşlarının çıkarlarını zedeleyen anlaşmalarla,bütünsel olarak yararlı olan anlaşmalar arasında net bir çizginin çekilmesi gerektiği anlamına gelir. Bu durumda birincisine karşı kararlı bir tutumu ,ikincisine karşı desteği gerektirir.
* Büyüme,rekabet ve istihdam hedefleri Komisyonun 1994 te şirketler arasındakiş pekçok anlaşmaya olumlu yaklaşmasına neden olmuştur. Bunlar,şirketlerin rakipleriyle,dağıtımcılarla ya da patent sahipleriyle yakın işbirliği kurarak rekabet güçlerini artırmalarına olanak veren anlaşmalardır.
* Şirket birleşmelerinin denetlenmesi alanında Komisyon 1994'te rekor sayıda dosya incelemiştir. Bunların sayısı 1993'te 48 iken,1994'te 95'e yükselmiştir.
* Komisyonun şirket birleşmeleri konusunda izlediği temel hedef '2Şirketlerin hakim Konum elde etme ya da bu konumlarını güçlendirmelerinin önlenmesidir. Bu alanda bir yandan tüketicilerin korunması,diğer yandan AB nin rekabet gücünü muhafaza etmesi hedefi vardır.
* Hakim konumda bulunan şirketlerin yüksek fiyetlar koyacağı ve Ar-Ge ye daha az yatırım yapacağı gerçeği yeterince belgelenmiş durumdadır.
* Büyük Ölçekli Devlet yatırımları konusunda ,özellikle Çelik sanayiinin ve Air- France ve Bull gibi kamu işletmelerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin yardımlarla ilgili olarak pekçok karar alınmıştır.
* Komisyon münferit olaylarda ya da firmalara yönelik yardım projeleri konusunda 500 ü aşkın karar almıştır. Zor durumdaki firmaların kurtarılması ya da yeniden yönelik devlet yardımları için esaslar belirlenmiştir. Bu esaslar Avrupa Toplulukları Adalet Divanı nın Eylül ayında verdiği bir kararla desteklenmiştir.
* Komisyon, EFTA ülkelerindeki devlet yardımlarını izlemekle görevli EFTA Gözetim İdaresi ile sıkı işbirliği içerisinde çalışmış ve 3 EFTA ülkesinin tam üyeliğe geçişi için gereken zemini hazırlamıştır.
* Mahiyeti ne olursa olsun, hangi ulusal,bölgesel veya yerel merci tarafından sağlanmış olursa olsun Devlet Yardımının uygulamaya konmadan önce Komisyon tarafından izne bağlanması gerekir.
* 1994'te kayda geçirilen yardımların % 10 undan fazlasında saydamlığın sağlanmasına ve ortak pazarla bağdaşmayan ,rekabetin olumsuz etkilenmemesine yönelik kurala uyulmamıştır.
* Ulusal mahkemeler karşısında doğrudan uygulanabilir olan Yegane Devlet Yardımı Kuralı olan bu kurala tam olarak uyulmasını sağlamak üzere Komisyon iki bildirim hazırlamıştır. Bunlardan birincisi ulusal mahkemelerle işbirliğine,diğeri komisyon un onayı beklenmeksizin verilen yardımların İADESİNE ilişkindir.
* Önceden münhasıran devlet tekellerine ayrılmış sektörlerin serbestleştirilmesi konusunda 1994'te önemli bir ilerleme kaydedildi.
* Burada Telekominikasyon sektöründen özel olarak söz edilmesi gerekmektedir. Bu sektör özel önem taşımaktadır. Eğer telekomünikasyon altyapısının rekabet gücü dış dünyaya göre daha azsa bu durum fiyatların yükselmesine ve tüketicilere sunulan hizmetlerin kalitesinin düşmesine yol açacağı gibi başarıları temel bir unsur olarak ''Ucuz ve Etkili Telekomünikasyon''a bağlı olan diğer AB sektörlerinin gücünü de etkiler.
* Topluluk kendi telekomünikasyon sanayiini açık ve serbest rekabete açmakta yıllar boyu başlıca rakiplerinin gerisinde kalmıştır. Planlanmakta olan önlemler sayesinde bu artık sözkonusu değildir.
YASAKLAMA KARARLARI :
KARTELLER :
* 1994'te Avrupa çapındaki üç büyük kartele karşı önceki yıllara göre daha fazla yasaklama kararı alındı. Uygulanan para cezaları da herzamankinden yüksek oldu.
* Ne kadar gizli tutulsa da kartel anlaşmalarının Komisyon tarafından ortaya çırarılabildiğinin kanıtlanması işin olumlu yanıdır.
* Kartellerin ortaya çıkarılmış olması ,Avrupa sanayiinin bu tür uygulamaların demode ve yasadışı olduğunu henüz tam anlamıyla kabul etmemiş olduğunun bir göstergesidir.
* komisyon, yüksek para cezalarının iki tür etkisi olacağını iyi bilmektedir. Bazı şirketlerin mevcut kartellerden çıkacak olması ve bazı şirketlerin yeni karteller oluşturmaktan kaçınması para cezalarının en önemli etkisidir. Öte yandan bazı şirketler bu uygulama nedeniyle, yakalanmamak için daha çok çaba harcayacaktır.
* Bilgisayar kullanımının artmış olması kartellerin ortaya çıkarılmasını güçleştirmektedir. bununla birlikte 1994 deki gelişmeler Komisyonun mevcut denetim yetkileriyle kartelleri ortaya çıkarabileceğini göstermiştir.
* 1994 de özel olarak kartelleri ortaya çıkarmak ve bunlarla ilgili yasaklama kararları ve para cezalarını vermekle görevli UZMANLAŞMIŞ BİR KARTEL BİRİMİ nin kurulmasına karar verildi.
* Rekabet konularından sorumlu 4. Genel Müdürlük B,C,D daireleri de konularla etkin şekilde ilgilenmeyi sürdürecektir.
Çelik Putrel Karteli :
* 1991'de Komisyon topluluk dahilinde çelik putrel üretimi ve dağıtımı yapan bazı şirketleri haber vermeksizin denetledi. Bu denetimler sırasında kopyası alınan belgeler ile yazışmalar sonucu elde edilen kanıtlar temelinde 1984'ten bu yana sektörde bir kartelin faaliyet gösterdiği saptandı.
* Söz konusu şirketler aralarında anlaşarak fiyat ve kontenjan belirlemişler ve normal koşullarda çok gizli sayılacak bilgileri birbirlerine düzenli olarak açıklayarak kartelin etkin bir şekilde işlemesini sağlamışlardı. ilgili anlaşmaya tam 17 şirket katılmış ve anlaşma EUROFER ( Avrupa Çelik Sanayicileri Biirliği) eliyle uygulanmıştı.
* Bu şirketlere 1044.4 milyon ECU tutarında para cezası verildi. Para cezası verilirken ihlalin ciddiyeti,kartel faaliyetinden elde edilen tahmini kazanç ve 1980-1988 arasında yaşanan sektörel kriz de dikkate alındı. (Kriz dönemi için ceza verilmedi).
Karton karteli :
* İngiliz ve Fransız karton alıcıları birliklerinden gelen şikayet üzerine Komisyon 4. Genel Müdürlük yetkileri ile üye devletlerden gelen denetçilerden kurulu ortak ekiplerde yer alan 40'ı aşkın denetçi eliyle 16 firmayı birden, önceden haber vermeden denetledi. Bu denetimlerin yanı sıra çok sayıda yazıya verilen cevaplardan elde edilen bilgiler, Avrupa Karton Sektörünün tamamını kapsayan 19 şirketin yer aldığı bir kartelin varlığını gösterdi.
* Kartel faaliyeti birlikte planlanan zamlar hakkında karar verilmesinden ibaretti. Buna ek olarak, önde gelen firmalar pazar payı konusunda uzlaşmaya varmışlardı.
* Firmaların tümü ,pazarda paylarını artırmak için girişilecek agresif çabaların altı ayda bir yapılan fiyat girişimlerini baltalayacağının farkındaydı. Kartelin etkisiyle fiyatlar 1988-1991 arasında reel olarak ortalama % 26 artmıştı.
* Kartelde yer alan firmalara 132 milyon ECU tutarında para cezası verildi.komisyon para cezalarını verirken ,komisyonla işbirliği yapan birkaç firma dikkate alındı.
Çimento Karteli :
* 1994 kasım ayında Komisyon 23 çimento üreticisine ,8 ulusal çimento birliğine ve Avrupa Çimento Federasyonu na 28 milyon ECU tutarında para cezası verdi.
* Topluluk ölçeğinde aniden yapılan denetimler sonunda AB çapında faaliyet gösteren bir ''Ülke Pazarı '' kartelinin mevcut olduğu anlaşıldı.
* Şirketler kendi ulusal Çimento Birlikleri aracılığıyla birbirlerinin ülkesinde çimento satmamayı kabul etmişlerdi. Kartel, normal olarak şirkete özel sayılan bilgilerin değişimi yoluyla işliyordu.
* Tek amacı Farklı üye Devletlerin şirketleri arasındaki rekabeti sınırlamak olan bu tür uygulamalar , AB nin temel amacı olan tek pazar oluşumunu zedelediğinden, verilen para cezasının o güne kadar uygulananların en yükseği olması şaşırtıcı değildir.
Taşımacılık Sektörü Dosyaları :
* Taşımacılık sektöründeki işbirliği anlaşmaları incelenirken, Komisyon'un ele alması gereken özel sorunlar vardır.
* AB vatandaşları açısından topluluğun etkin bir ulaşım şebekesine sahip olması önemlidir. TRANS-AVRUPA ağlarının etkili biçimde geliştirilmesi de aynı ölçüde önem taşır.
* Bu iki öncelik, pekçok durumda taşımacılık şirketleri arasındaki bu tür işbirliğini elzem kılmaktadır. Bu nedenle topluluğun bu tür anlaşmalar karşısındaki yaklaşımı genelde olumludur.
* Bu yaklaşım, halkla bütünleştirilmiş ve etkili bir hizmet sunulabilmesi koşuluyla , rakip firmalar arasında önemli rekabet sınırlamaları getiren anlaşmaların , muafiyetten yararlandıkları tekil örneklere yansımıştır.
* Komisyon, rekabete engel olmak amacını taşıyan ve bu şekilde taşımacılık sektöründe belli bir güzergahtaki rekabeti tamamen ortadan kaldıran anlaşmalara hoşgörüyle bakamaz.
* Aynı şekilde ,hava taşımacılığı sektörünün yanı sıra diğer taşımacılık sektörlerinde belli bir güzergahtaki rekabeti etkili biçimde önleyen İşbirliği anlaşmaları nın onaylanmasına yanaşılmaz.
* Bu aynı zamanda Komisyon'un blok muafiyetine ilişkin 4056/86 (EEC) sayılı konsey Yönetmeliği'nin ötesine geçen konferans anlaşmaları karşısındaki katı tavrını da açıklar. Bu yönetmelik şirketlerin bir grup oluşturarak bir hizmeti eşit düzeydeki fiyatlarla sunmasına izin vermektedir.
* Dolayısıyla komisyon'un Yönetmeliğin izin verdiğinden daha geniş kapsamlı bir işbirliğini onaylamak istememesi doğaldır. Bu yaklaşım 1993-1994 te alınan kararlara yansımıştır.
Trans- Atlantik Anlaşma :
* Tarifeli gemilerle taşımacılık yapan 16 şirket arasında imzalanan Trans-Atlantik Anlaşma (TAA) tarfların yaklaşık % 70 oranında paya sahip oldukları Kuzey Avrupa- ABD pazarında konteynerle yük taşımacılığıyla ilgilidir.
* komisyon şikayetlerin artarak görülmemiş boyuta varması üzerine ,anlaşma taraflarının bazı uygulamalarının rekabet kurallarına aykırı olduğunu saptadı.
* Bunlar tarifeli sefer konferanslarındaki Blok Muafiyeti kapsamına girmediği gibi münferit muafiyetlerden de yararlanamazdı.
* TAA'nın Komisyonun karşı çıktığı yönleri İki Kademeli Fiyat yapısı,kapasite kullanımını sınırlandıran anlaşma ve ülke içi taşımacılık fiyatlarının belirlenmesiydi.
* İki Kademeli Fiyatlandırma Sistemi ,konferans üyelerinden daha düşük fiyat uygulamak isteyen ve normal olarak konferansın rakipleri olabilecek şirketlerin de konferans bünyesine dahil edilmesini sağlıyordu.
* Özellikle fiyatların belirlenmesiyle ilgili olduğunda ,kapasitenin kısıtlanmasına Topluluk Yasaları kapsamında hiçbir zaman izin verilmemiştir.
* Kapasitenin tam kullanmamasına ilişkin anlaşmalar, tüm konferan üyelerinin,belli bir güzergahta mevcut kapasitesinin sadece azami bir yüzdesini kullanmalarını öngörür.
* Gemilerin hizmet dışı bırakılmaları daha ucuzdur ve müşterilere tasarruf sağlar ; ancak taşımacılık şirketlerine daha az gelir getirir.
* TAA kararları ,Tarifeli Sefer Konferanslarına yönelik Blok Muafiyetlerin, mevcut fiziksel kapasitede geçici ayarlamalara izin verdiğini, ancak kapasitenin kullanılmaması hakkındaki anlaşmaların bunu sağlayamadığını ortaya koymuştur.
Uzak Doğu Taşımacılık Konferansı :
* Tarifeli Sefer Konferanslarındaki Blok Muafiyet Yönetmeliği sadece malların deniz yoluyla taşınmasıyla ilgilidir.
* Uzak Doğu yük taşımacılığı konferansında, üyelerin kapıdan kapıya hizmetler için fiyat belirlemesine olanak tanıyan kurallar belirlenmiş,böylece malların karayoluyla taşınması da kapsama dahil edilmiştir.
* Tarifeli Sefer Konferansları, üyelerin tüketiciler lehine hizmet sunmasını sağladığından bu konferanslara rekabet kuralları çerçevesinde olumlu bakılır.
* Ancak bu sözkonusu Anlaşma, karayolu taşımacılığında tüketicilerin yararına herhangi bir ortak faaliyet sunmamaktadır. Bu nedenle anlaşma yasaklanmış ve şirket başına 10.000 ECU tutarında sembolik ceza uygulanmıştır.
Paralel Ticareti Engelleyen Anlaşmalar : TRETORN
* Birçok bayilik ya da Lisans sisteminin önemli bir unsurunun bayilere ya da Lisansiyelere sınırlı bölgeler ayrılması olduğu herzaman kabul edilmiş, genellikle de bu tür anlaşmalardaki sınırlayıcı hükümlerin değil, aynı zamanda bayinin ya da lisans alanın kendisine ayrılan bölge dışında reklam yapmama ve müşteriler arasında aktif tanıtıma girmeme yükümlülükleri de geçerli sayılmıştır.
* Ancak Komisyon ve Avrupa mahkemeleri ,ürünlerini başka bir üye devlete ihraç etmek isteyen bayileri sınırlayan anlaşmaların yasadışı olduğunu ve bu anlaşmalara yüksek para cezası uygulanmasını savunmuştur.
* Tek pazar programıyla açılan ülke sınırlarının yeniden kapatılması sonucunu doğuracak olan bu tür anlaşmalar, tüketici fiyatlarının yüksek olduğu bazı ülkelerde yurttaşların ucuz ithal mallardan yararlanmalarını engeller.
* 1994 'te komisyon,bayilerin ihracat amaçlı satış yapmasını yasaklayan ve bu yükümlülüğe uyulmasını sağlamak için çeşitli önlemler alan tenis topu üreticisi Tretorn firmasına 600.000 ECU tutarında ceza uyguladı. Bayilerin herbirine veirlen ceza 10 bin ECU idi.
Rakiplerin Pazara Ulaşmasını Engelleyen Ya da Sınırlayan Anlaşma ve Uygulamalar :
* Komisyon'un rekabet konusundaki görevlerinden biri de ''Bir üretim alanında hakim konumda bulunan firmanın ,bu alandaki öteki firmaların rekabet güçlerini kısıtlayan tek yanlı uygulamalara girişmesini ve bu amaçla anlaşmalar imzalamamasını gözetmektir.
* Komisyonun rekabet kurallarını uygularken yerine getirdiği başlıca görevlerden biri de şirketlerin,diğer şirketlerin rekabet gücünü sınırlayıcı etki taşıyan tek taraflı uygulamaları içeren anlaşmalar yapmamasını veya bunların hakim konumda olduğu durumlarda bu tür uygulamalara girmemesini sağlamaktır.
* Madde 85 kapsamında ,bu tür anlaşmalar tipik olarak ,yükümlü üreticilerin tüm mevcut bayileri bağladığı Bayilik Ağları Anlaşmalarını içerir.
* Madde 86 kapsamında hakim konumda bulunan bir firma, örneğin sürekli müşterilerine yaptığı bir indirim yoluyla ,müşterilerinin diğer firmalarla çalışmasını engelleyebilir veya agresif bir fiyatlandırma politikasıyla rakibini ortadan kaldırmayı hedefleyebilir.
* 1994 yılında madde 86 kapsamında özel önem taşıyan iki dosya ele alındı. Bunların başında CARLSBERG/INTERBREW Dosyası 85 ve 86 kapsamında incelendi.
Microsoft :
* Bir yazılım üreticisinden gelen şikayet üzerine Komisyon, Microsoft'un rakipleri engelleici bir etki taşıyan Yazılım Lisansı verme yoluyla PC işletim sistemleri pazarında sahip olduğu iddia edilen hakim konumunu kötüye kullanıp kullanmadığını araştırdı.
* komisyon şikayeti inceledikten sonra ''İşlemci Başına'' ve '' Sistem Başına'' lisansların kullanımının Microsoft Lisans sözleşmelerinin süresinin ve bu sözleşmelerde ''Asgari Taahhütlerin'' öngörülmesinin ,bu tür yazılımlarla ilgili Avrupa pazarını kapatma etkisine sahip olduğu endişesini dile getirdi.
* ABD Antitröst Mercileri de benzeri endişeler üzerine araştırma yapıyordu.
* Microsoft, Komisyon ile ABD Adalet Bakanlığı karşısında gizlilik haklarından feragat ederek bu iki merci arasında bilgi alışverişine izin verdi.
* 4. Genel Müdürlük ile ABD Adalet Bakanlığı arasında daha sonra bir dizi temas gerçekleşti ve dosyaya yönelik yaklaşım koordine edildi.
* Bu ortak eylem Avrupa komisyonu ile ABD Hükümeti arasındaki 1991 tarihli İşbirliği Antlaşması uyarınca yapılmamıştı ; çünkü bu anlaşma ilgili şirketlerin izin vermediği durumda bilgi değişimine olanak tanımıyordu.
* Komisyon'un bir itiraz bildirimi hazırladığı sırada , Microsaft ilgili mercilere uzlaşma niyetinde olduğunu bildirdi. Komisyon ve Adalet Bakanlığı, Microsoft ile müzakereye gitmeyi kabul etti.
* Brüksel ve Washington'da yapılan görüşmeler sonunda Microsoft merciler karşısında bir taahhüt üstlendi.
* Komisyon karşısında üstlenilen taahhüt , Microsoft'un 1 yıldan uzun süreli lisans sözleşmeleri yapmayacağı ,lisans alanlara asgari taahhütler uygulamayacağı ve İşlemci başına lisansları kullanmayacağı şeklinde idi.
* Sistem başına lisanslar sadece ,lisans alanlara Microsoft dışı ürünleri satınalma özgürlüğünün açıkça tanındığı durumlarda izin verilecekti. Bu taahhüt işletim sistemi yazılımı pazarını mevcut ve muhtemel yeni satıcıların rekabetine açmıştır.
HOV-SVZ/MCN :
* Komisyon bir şikayet üzerine yapılan soruşturma sonucunda ,Deutsche Bahn adlı bir alman firmasının, liman bağlantılı demiryolu hizmetleri sağlarken Alman limanlarını kullanan firmalara ,Belçika ve Hollanda limanlarını kullanan firmalardan daha düşük fiyat uyguladığını tespit etti.
* Komisyon ayrıca, bu firmanın kendi alanında hakim bir kuruluş olduğunu ve bu hakimiyetini Alman firmaları lehine ayrım yaparak kullandığını da saptadı. Bu tutum ,hizmetten yararlanan şirketleri alman limanlarını kullanmaya ve Denizyolu - Demiryolu taşıma zincirinde kopma olmaması için DB firmasının hizmetlerinden yararlanmaya teşvik ediyordu. şirketler, daha ucuz bir seçenek olması durumunda bile Alman firmasını tercih ediyorlardı.
* Komisyon DB firmasını 11 milyon ECU cezaya çarptırdı. Bu karar DB firmasının, Almanya demiryolu ulaşımı alanında tek hakim olmasını engellemediyse bile üyeülkelerden birindeki yasal bir tekelin ,gücünü rakip firmalar aleyhine kullanamayacağını gösterdi.
Carlsberg/ Interbrew :
* Danimarka'nın en büyük firması olan Carlsberg, Belçika'nın en büyük bira firması Interbrew 'a Belçika ve Lüxemburg'da ''Carlsberg'' ve ''Tuborg'' biralarını satma konusunda inhisari hak verildi.
* Komisyon, lisans alanın hakim konumda bulunduğu bir ülkedeki lüks pilsen birası pazarında bu iki büyük Avrupa bira firması arasındaki rekabeti etkili bir şekilde engellediği gerekçesiyle bu anlaşmaya itiraz etti .
* Komisyon'un Carlsberg ile Interbrew arasındaki İnhisari Anlaşmaya karşı başlattığı işlem , önemli bira üreticileri arasındaki lisans anlaşmalarının Komisyon tarafından bunların Pazar Paylaşımı ya da İthalatın kontrolü için bir araç olarak kullanılıyor olup olmadığını anlamak amacıyla inceleneceğini bildiren 1991 AT Bira İncelemesi sonuçlarıyla aynı doğrultudaydı.
* Komisyon farklı üye devletlerde kurulu olan bira fabrikaları arasındaki üretim ve bayilik anlaşmalarının tüketicinin çıkarına olabileceğini kabul eder.
* Bu tür anlaşmalar .küçük özel bira imalathanelerinin ürünlerini kendi yurtiçi pazarlarının dışında satmasını sağlayabilir.
* Ancak,rekabet açısından ortaya çıkan sakıncalar, bu potansiyel çıkarlardan daha ağır basmamalıdır. Bu İnterbrew örneğinde olduğu gibi kendi yurtiçi pazarında belirgin şekilde hakim konumda olan yerli bira üreticisine inhisari bir hakkın verildiği durumdur.
* İlgili bira üreticileri arasındaki işbirliği o zaman pazar paylaşımı için bir araç olarak hizmet edebilir. Bu ise küçük bira imalathaneleri ile bağımsız bira satıcılarının zararına yol açar.
* İşlemlerin yürütülmöesi sırasında, iki şirket aralarındaki anlaşmayı rekabet kurallarına uyacak şekilde değiştirdiler.
* Esasında Carlsberg, inhisari lisansı elinde bulunduran Interbrew ile rekabet halinde kendi ürünlerinin dağıtımını yapacak olan Belçikalı bir bira toptancısı ile yeni ibr ortak girişim kurmayı kabul etti. Bu kararla Komisyon, Belçikalı bira tüketicilerinin Lüks bira üreticileri arasında seçim yapabilmelerini ve bu ürünlerin satışındaki rekabetin etkili olmasını ve daha düşük fiyat getirmasini sağladı.
Onay Kararları :
* Şirketler daha önceden birbirleriyle bağımsız olarak rekabet etmiş oldukları bir alanda işbirliğine girdiklerinde, kendi aralarındaki rekabeti sınırlamış olurlar.
* Bununla birlikte Komisyon özellikle küreselleşen pazarlarda bu gibi işbirliği biçimlerinin firmaların rekabet etmek için gerekli ölçek ekonomisinden yararlanmaları için çok önemli olabileceğinin farkındadır.
* Firmalar işbirliği yaparak AR-GE çabalarının verimliliğini yükseltebilirler ya da üretim/dağıtım maliyetlerini düşürerek rekabet şanslarını artırabilirler.
* Bunların gözönüne alınması sonucunda, Komisyon şirketler arasındaki Ar-Ge ya da Ortak Üretim anlaşmaları karşısında, Topluluk içindeki rekabetin ortadan kalkmasına yol açmaması koşuluyla genel olarak OLUMLU bir yaklaşım benimser.
* Bu 85. maddenin 1. fıkrasının muafiyet tanınmasına ilişkin önkoşullarından biridir.
* Komisyon 1994 yılında bu türde kararlar vermiştir.
Stratejik İttifaklar :
* Teknik ilerleme ve Serbestleşme nedeniyle hızlı şekilde küreselleşmekte olan Telekomünikasyon gibi pazarlarda, şirketler geniş kapsamda işbirliği yapmayı seçebilir.
* Bu ise genellikle şirketlerin biri ya da her ikisi tarafından ortaklarının sermayesinde pay elde edilmesini beraberinde getirir.
* Bu tür faaliyetler, rekabet mercilerinin karşısına özel güçlükler çıkarır. -İşbirliğinin gelecekteki kapsamı bazı durumlarda kesin değildir ve faaliyetin yarı yapısal özelliği ,hem faaliyetin bildirildiği sırada tanımlanan özel işbirliğinin etkileri üzerinde bir analiz yapılmasını gerektirir. Yine de küreselleşen pazarda Komisyon, bu tür anlaşmalara olumlu bakar.
BT/MCI :
* British Telecommunications, MCI'nın (ABD) hisselerinin % 20 sini satın aldı. İki şşirket, çok uluslu ya da büyük bölgesel şirketlere kapsamı genişletilmiş ve katma değerli küresel telekomünikasyon hizmetleri sağlayacak olan CONCERT adlı bir ortak girişim kurma kararı aldı .
* İki şirket de bu alandaki mevcut faaliyetlerinin büyük kısmını ortak girişime devretti. Komisyon'un bu faaliyetin rekabeti sınırladığını görmüş olmasına karşılık BT ile MCI telekomünikasyon pazarının tamamının yanı sıra CONCERT tarafından hedeflenen özel pazar alanında en azından potansiyel rakiptiler. . Bu faaliyetten ortaya çıkan çıkarlar, olumsuz etkilerden daha ağır bastığı için Komisyon muafiyet tanınabileceğine karar verdi.
* Concert'in yeni bir küresel hizmet paketini BT veya MCI nin tek başına yapacağından daha hızlı geliştirebileceği dikkate alındı.
* Concert'in oluşturulmasıyla ana şirketler, uluslararası işbirliğinin gerektirdiği kapsamda maliyet ve riskleri önemli ölçüde azaltacaktı.
* Ancak muafiyet sadece BT nin Avrupa Ekonomik Alanında inhisari bayii olarak görevlendirilmesine karşın,bu alandaki tüm müşterilerin BT yerine MCI aracılığıyla Concert hizmetlerini temin edebileceklerine yönelik taahhütte bulunulması durumunda ve tarafların MCI'yı AEA'daki telekomünikasyon pazarının bazı sektörlerine girmekten caydırmayı amaçlayan bir hüküm eklemeleri durumunda tanındı.
Olivetti/ Digital :
* Bu iki bilgisayar şirketi ,Digital'in Olivetti'ye bilgisayarlarda işlem hızını artırmak amacıyla kullanılan Alpha Ap teknolojisini sağlaması ve karşılığında Olivetti'nin bazı ürünlerde sadece Digital'in lisanslı teknolojisini kullanması ve buna ek olarak Digital'den bazı AXP parçalarını satın alması konusunda anlaştı.
* Digital ,Avrupa satış faaliyetleri için Olivetti'den Intel işlemcilerin kullanıldığı PC leri satınalmaya devam etmeyi kabul etti.
* Komisyon, teknik ilerlemeyi teşvik edecek olan Digital'in geliştirilmiş Alpha AXP teknolojisinin daha fazla yaygınlaştırılmasından doğacak yararların bu faaliyetin sınırlayıcı etkilerinden daha ağır bastığına hükmettiğinden,bu faaliyete muafiyet tanındı.
2001