<%@ Language=JavaScript %> ulke

Click on the pictures to enlarge them.

Uyarı sinyaliyle birlikte, pilotun “lütfen kemerlerinizi bağlayınız” anonsunu duyduğumda, uykudan uyanıp gözlerimi açtım. Başımı çevirip merakla pencereden baktım. Görebilmek için 11 saatlik bir uçak yolculuğu yaptığım Türkiye, işte oradaydı. Uçaktan bakıldığında, İstanbul kenti büyülü bir masal dünyasına benziyordu ve ben onu keşfetme heyecanıyla doluydum. Hayatımın en şaşırtıcı macerasıyla karşı karşıya olduğumu anladım. Türk insanlarının seyahatimin en ilginç yönünü oluşturacağı daha başından itibaren belliydi. Burada birkaç gün geçirdikten sonra bu ülke ve insanları hakkında önceden sahip olduğum basmakalıp düşünceleri bir kenara bıraktım ve Türklerin dünyadaki en sıradışı insanlar arasında olduğunu anladım. Bulgaristan ve İran arasında kalan bu topraklar üzerinde öylesine inanılmaz yerler var ki önceden tahayyül etmek bile mümkün değil. Nitekim, burada göreceğiniz şeyler sizi ne ölçüde şaşırtacaksa; insanları da cömertlikleri ve misafirperverlikleriyle hayrete düşürecek. Bu yüzden, hayattan gerçekten zevk aldığınızı söyleyebilmeniz için bu ülkeyi görmeniz gerek.

Yaşam burada hem basit hem de kendine özgü bir telaşı var. Türk insanları hayatın keyfini çıkarmayı seviyorlar. Çevrelerindeki insanların da hoşça vakit geçirmelerini sağlamak için ellerinden geleni yapıyorlar ve bundan da gurur duyuyorlar.

Bu ülkenin dili, insanın gözünü korkutabilir. Ancak, bir Türk insanı kendisini mimikleriyle, jestleriyle, hatta gözleriyle ya da basitçe hayır anlamına gelen ‘cık’ sesi çıkararak ifade etmek konusunda gerçekten usta. Eğer bu gibi şeylere dikkat ederseniz, Türkçe bilmeseniz bile ne demek istediklerini çıkartabilirsiniz. Ben, çok az Türkçe konuşmama rağmen, sadece seyrederek onlarla anlaşabileceğimi farkettim. Nitekim, bu son derece enerjik, dramatik, eğlenceli ve özellikle de hayat dolu insanların yaşam tarzlarına hızla uyum sağladım. Türkler, olağanüstü bir tarihsel geçmişe sahipler. Ülkelerinden gurur duymalarının yanısıra, bugün ulaşmış oldukları gelişmeden de memnuniyet duyuyorlar.

Bütün bunlann yanısıra, Türkiye’de yaşadığım keyifli anlar hiç aklımdan çıkmıyor: Ölüdeniz’in ılık kumlarını ayaklarımın altında hissetmek... yaz geceleri göğe yükselen ayın yansımasını Akdeniz’in berrak sularında izlemek... türlü eğlencesi ve hengamesi içinde gece hayatının canlı ritmine katılmak... karşılaştığım hemen herkesin gösterdiği canayakınlık... radyo ve televizyonların başında hararetle maç izleyen insanların heyecanına tanık olmak... Orada ziyaret ettiğim her yeri size anlatmaktan keyif alırdım, ancak dürüst olmak gerekirse bunun için bir kitap yazmam gerekir. Emin olun, bu ülke bir sonraki tatilinizde gelmeniz gereken yer. Yapabileceğiniz en iyi şey bu bölgeyi bilen biriyle ilişki kurmak ya da bilgi için bir seyahat acentasına başvurmak. Kendi araştırmanızı yapın, görebileceğiniz yerleri öğrenin; göreceksiniz ki buna değecek.

Türk mutfağından da sözetmeden geçemeyeceğim. Dünyanın en mükemmel mutfaklarından biri. Türk yemekleri, ağırlıkla et, deniz ürünü, sebze, pirinç, ekmek çeşitleri ve benim en favori tercihim olan tatlıları içeriyor. Türkiye aynı zamanda buğdayı, çayı, findığı, şamfıstığı ve meyvalanyla ünlü. Aynca, Avrupa’nın farklı mutfaklanyla etkileşimden doğan olağanüstü çeşitlilikte yemekleri de var. Ayrıca size döner kebabını tatmanızı önermek zorundayım; gerçekten harika. Geriye aç dönmeyeceğiniz kesin, ama tabii, daha kilolu döneceğiniz de.

Daha önce de söylediğim gibi bu ülkede görülebi­lecek sınırsız sayıda yer var. Kırsal alanlara dağılmış kalelerden kutsal kalıntılara ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan bu güne kalan eserlere kadar... Türkiye’ye yolculuk yaptığınızda işinize yarayacak bir-iki tavsiyede bulunmak istiyorum size. Bunlardan bazıları yaptığım şeyler, bazılarıysa yapmam gerektiğini sonradan anladıklarım.

Eğer mümkünse, bu toprakları iyi bilen bir Türk’le birlikte yolculuk edin. Öyle yerler var ki, adeta kendini gözlerden saklıyor. Birşeyin yanından öylece geçip gidiyor ve orada olduğunu farkedemiyorsunuz.

Eğer ihtiyacınız varsa her zaman birinden yardım isteyin. Türkler yardım etmeye çok gönüllüler.

Ulaşım araçları konusunda iyi bilgilenin; çünkü özellikle Anadolu’da bu bilgiler çok işinize yarayacak ve yolculuğunuz ucuza gelecek. Türkiye’ye gelmeden önce, araştırma yapın. Son derece zengin bir tarihe sahip olan birçok yeri ziyaret etmek isteyeceksiniz. Dünya tarihinin çoğu bu topraklarda yatıyor ve görmenizi bekliyor.

Çevrenizdeki her şeyi, tarihi, toprağı ve insanları özümseyin. En önemlisi de, gördüğünüz her yerin hayatınızda görebileceğiniz en şaşırtıcı yer olduğunu sanmayın; çünkü Türkiye’deki yolculuğunuz boyunca bu lafı kimbilir kaç kez söyleyeceksiniz.

Ben Türkiye’de yaşadığım deneyimlerin yaşamımı değiştirdiğini düşünüyorum. Bir hayat boyu sürebilecek arkadaşlıklar buldum orada. Kesinlikle olağanüstü insanlarla zaman geçirdim ve bu şansı yakalayabildiğim için müteşekkirim. Bir yanından öte yanına seyahat ettiğim, genellikle önyargılarla bilinen bu ülkenin ve kültürün içinde yaşarken ne korku duydum, ne de güvenlikte olmadığımı hissettim. Bir yolculuğun hayatımı bu kadar derinden etkileyeceğine asla inanmazdım. Varlığını hiç bilmediğim şeylerle karşılaştım ve eğer bu muazzam toprakları görmeden yaşamış olsaydım, hayatın en mükemmel yanlarını kaçırmış olurdum. Ne söylersem söyleyeyim, Türkiye’nin özelliği ve büyüleyiciliğini ne denli ifade etmeye çalışırsam çalışayım, kelimelerim yetersiz kalacaktır. Ama kendime bir iyilik yapıp, en kısa zamanda Türkiye’ye tekrar geleceğim.

As I heard the bell ring and the pilot say, “Please put on your seat belts,” my eyes slowly opened as I woke from a sleep. I rolled my head over to peer out the window and there it was. The very place that I had waited 11 hours on that plane to see: Turkey. Below, the city of Istanbul looked like a magical wonderland, and I couldn’t wait to explore it. I knew that I was in for the most amazing adventure of my life.

 

From the very beginning it was evident that the people of Turkey would be the most interesting aspect of my trip. After a few days of being there, I was able to put aside any of the stereotypes that I had originally had of the country and its people, and I came to learn that the Turkish people are among the most extraordinary people in the world. Here they are, tucked away between the lands of Bulgaria and Iran, on a peninsula, which is home to some of the most remarkable sites imaginable. However the land may amaze you, the people will astound you, with their generosity and hospitality. Therefore, this country that you must see in order to say that you have truly enjoyed life.

Life is simple here, but with a peculiar restlessness at the same time. The Turkish people love to savor the pleasures of life. They live every moment to delight those around them, and do so with pride and persistence.

One might well be intimidated by the language, but Turkish people use so many facial expressions and hand gestures, using their eyes, or simply making a “tut” noise, that if you pay attention to these things, you often can figure out what they are saying regardless of the language. Even though I speak little Turkish, I found that watching them was enough to get the gist of their meaning. They are energetic, dramatic, entertaining, and, above all full of life. I found myself quickly adapting to their way of life. These are people with enormous historical backgrounds. They take satisfaction in what they have evolved into, along with a great pride in their county. I cannot forget feeling the warm sand under my feet at Ölüdeniz Lagoon, watching the reflection of the rising moon on the clear waters of the Mediterranean on summer nights, joining in the lively rhythm of the night life, the friendli­ness of everyone I met, and the exuberance of people watching football matches on television.

I would love to tell you all about every place that I vis­ited there, but to be honest I would have to write a book. Take my word for it, this is the place to come on your next vacation. The best thing to do is getting connected to someone who knows the area, or talk to a travel agency for information. Do your own research, find out what you can see, it’s well worth it.

 

I must not forget to tell you about the food of Turkey. One of the best in the world. Turkish cuisine contains a lot of meat, seafood, vegetables, rice, breads, and my personal favorite, desserts. Turkey is also known for its wheat tea, hazelnuts, pistachios, and fruits. They have a huge variety of their own Turkish dishes, plus many influenced by the rest of Europe. I must insist that you try Döner Kebab - meat roasted on a spit, which is truly wonderful. You will definitely not go hungry, if anything, you will put on weight!

As I said before, there are innumerable places to see all over the country, from remote castles to Biblical sites, and ancient amphitheatres to Ottoman monuments.

I want to give you a few tips to keep in mind when traveling to Turkey. These are some things that I did do, and some that I should have done. If possible travel with someone who is Turkish and knows the country. The land is scattered with places to see and you could pass directly by something fascinating and never know that it was there. Always try to ask someone for help if you need it. The Turkish people are more then willing to help anyone out. Make sure you get detailed information about transport because this will enable you to get around the country both easily and cheaply.

 

Before you leave for Turkey, research it! It has such an interesting history and you may want to visit some of those historical sites. Much of the history of the world lies here, just waiting to be seen. Absorb everything round you, the history, the land, and the people.

Most importantly, never assume that you have just seen the most amazing site in your entire life, because the chances are, by the end of the trip, you will have said that a score of times over.

I feel that my experience in Turkey changed my life. I found friendships that will last a life time and beyond. I met absolutely remarkable people, and I am grateful that I had the chance to do so. It is a misunderstood land and culture that I was able to journey across, and I never felt frightened or unsafe. Never would I believe that the trip there would have such impact on my life. I saw things that I never knew existed, and if I had gone without seeing this great land, I would have missed out on the best part of life. No matter what I say, or how much I try to express the beauty and wonder of Turkey, my words will never do it justice, but I will do myself a favor and return again soon.

 

 

 

Brandie Barbour, studying Mass Communications at Indiana University.  U.S.A

 

Şubat Ana Sayfasına dönüş         Back to February Main Page