ŞİİRLER 4... * * * * * * Koskoca bir bahçede, Demetler içinde bir papatya .. Aşık olmuş, yanmış tutuşmuş Ak sakallı bahçıvana.. Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce çiçeğin arasından Onunla, sadece onunla Saatlerce ilgilenmesini .. Buz gibi suyunu, Sadece ona döksün istiyormuş.. Sadece ona değsin makası, Sadece ona gülsün dudakları.. Kıskanıyormuş bahçıvanı, Kırmızı güllerden, Sari lalelerden, Mor menekşelerden.. Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş, Bembeyaz yapraklarını.. Bir gün, Aşkı öyle büyümüş ki.. Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş.. Eğilivermiş boynu .. Toprağa bakıyormuş artık.. Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş Ayaklarını görüyormuş.. Buna da şükür diyormuş. Yetiyormuş ona, Bahçıvanın varlığını hissetmek. Zaman akıp gidiyormuş.. Papatya Bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş.. Ne var sanki boynumu kaldırsa Bi kerecik daha görsem yüzünü diyormuş. Yanıp tutuşuyormuş. Ve iste bir gün .. Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış.. İncecik bedenini ellerinin arasına almış.. Elindeki sopayı, köklerinin yanına, Toprağa sokmuş Bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya. Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı.. Hala göremiyormuş onu, Ama bedeni kurtulmuş.. Uzun bir müddet sonra, Bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye. Gelen giden yokmuş.. Kahrından ölecekmiş papatya .. Ama iste bir sabah... Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış .. Derin bir oh çekmiş .. Çılgıncasına sevdiği Bahçıvan geri gelmiş.. Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş .. Bu onun delicesine sevdiği Bahçıvan degilmiş.. Başka birisiymiş.. Adamın elinde bir de makas varmış.. papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru.. Ne güzel açmışsın sen öyle demiş.. Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış.. Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış.. Ama gövden seni taşımıyor demiş .. Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış .. Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış.. Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini.. O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış.. Birde o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş.. Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini .. O her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş.. Ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş, Ama onu aslında hep sevmiş.. Papatya anlamış artık. Sevgi, emek istermiş... Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini .. Teşekkür etmiş ona içinden .. Son yaprağıda kuruduğunda, Biliyormuş artık. Gerçek sevginin, söylemeden, yasamadan, ve asla kavuşmadan varolabileceğini... Yazarı bilinmiyor * * * * * * Bilmelisin ki ... Bilmelisin ki ... Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez. Bilmelisin ki ... Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır. Bilmelisin ki ... Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor. Bilmelisin ki ... Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da! Bilmelisin ki ... Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, ne tür deneyimler yaşadığınızla var. Bilmelisin ki ... Aile hep insanin yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi,sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil Bilmelisin ki ... Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir. Bilmelisin ki ... Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanin kendisini affedebilmesi gerekiyor. Bilmelisin ki ... Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor. Bilmelisin ki ... Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz Bilmelisin ki ... İki kişi münakasa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez. Bilmelisin ki ... Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır. Bilmelisin ki ... sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor. CAN YUCEL... * * * * * * MAVİ GÖZLÜ DEV O mavi gozlu bir devdi. Minnacik bir kadin sevdi. Kadinin hayali minnacik bir evdi, Bahcesinde ebruliii hanımeli acan bir ev. Bir dev gibi seviyordu dev. Ve elleri oyle buyuk isler icin hazırlanmısti ki devin. Yapamazdi yapisini, Calamazdi kapisini Bahcesinde ebruliii hanimeli acan evin. O mavi gozlu bir devdi. Minnacik bir kadin sevdi. Mini minnacikti kadin. Rahata acikti yoruldu devin yolunda. Ve elveda!deyip mavi gozlu deve, Girdi zengin bir cucenin koluna Bahcesinde ebruliii hanimeli acan eve. Simdi anliyor ki dev; Dev gibi sevenlere mezar bile olamaz Bahçesinde ebruliii hanimeli acan ev. Nazım HİKMET
* * * * * * SENİ SEN YOKKEN SEVDİM Seni sen yokken sevdim Bütün sevenler gibi değil; Bulutun seyrinde gözümün nurunda sevdim.. Seni sen küçükken sevdim.. Bir defa görmek için aylarımı verdim. Aldığım nefes kokladığım çiçeğe benzettim Çayda sazan yakaladım ..seninle oturup yemek için. Seni sen küçükken sevdim. Bütün sevenler gibi değil... Aldığım nefeste gözümün nurunda sevdim. Bazen bir kir çiçeğine benzettim, Bazen bir ova gülüne.... Bazense bir hırçın taya benzettim Ne zamanlar harcadım sana yetişebilmek için Ne günler öldürdüm seni görmek için. Seni sen küçükken sevdim Senli zamanı senli mevsimleri sevdim.. Çok zaman diz boyu kari yarıp Seni bir tek defa görmek için Kalbimin atışına dahi müsaade etmedim.. Seni hep yüreğimde sevdim.. Seni bir kesme seker misali Bir Anadolu demli çayına atıp Tek nefeste içip yüreğimin rahatlığını sevdim.. Seni sen yokken sevdim.. Bütün sevenler gibi değil Bulutun seyrinde gözümün nurun da sevdim. Seni sen küçükken sevdim... Hemde seni çok,çok sevdim Hemde canımdan çok sevdim SENİ YÜREĞİME GÖMDÜM SENİ BAS UCUMA KOYDUM SENİ DAĞLARA SORDUM SENİ CANIM DAN ÇOK SEVDİM... Alıntı * * * * * *
ÖLEN NEDEN BENIM ??? Partiye gittim Anne, Bana ögütlediklerin aklimdaydi; Içki içme yavrum, demistin Yalnizca soda içtim anne. Dedigini yaptigim için içim gururla doluydu, Digerlerine benzemedim ve içkili araba kullanmadim. Ben dogru olani yaptim Anne, Tipki senin dedigin gibi. Simdi parti sona eriyor Anne ve herkes içkili, Bense sana dönerken sana tek parça dönecegimden emindim. Arabayi kullanmaya basladim Anne, Tam yola çikacaktim, diger araba beni görmedi Anne, Bana bir esyaymisim gibi çarpti. Kaldirimda uzanmis yatarken yarali, Polisin "Bu Çocuk Sarhos" dedigini duydum Anne Bana çarpan sarhossa onun hatasini Ben mi ödeyecegim Anne? Burada ölüyorum Anne, Hayatim bir balon gibi sönecek mi? Etraf kan dolu Anne, benim kanimla Hissediyorum, birazdan ölecegim... Sana son bir şey söylemek istiyorum Anne, Yemin ederim hiç içmedim, Içen ben degil, onlardi Anne... Galiba bana çarpanla aynı partideydik, Tek farki o sadece sarhos, Bense ölüyorum Anne .. Insanlar neden içer Anne? Simdi keskin bir aci duyuyorum, tipki biçak gibi. Bana çarpan çocuk yürüyor, görüyorum, Bu haksizlik ! Ben burada yatiyor ve ölüyorum... Kardesime söyle aglamasin Anne, babama söyle cesur olsun. Mezarimin basina, "Babasinin Kizi" diye yazmayi unutmasin. Birileri ona içkili araba kullanmamasini söylemeli Anne. Nefesim tükeniyor Anne, gittikçe halsizlesiyorum. Ne olur aglama arkamdan. Son bir sorum var Anne, Elveda demeden önce, Suçlu Ben Olmadigim Halde Ölen Neden Benim Anne... ??? Alinti
* * * * * *
PAPATYA'NIN RENGİ - SIIRLER