KÜRESEL YILDIRIMLAR


Işık saçan küçük toz girdapları ve ya hortumlar ve çok geniş, ışık saçıcı, kasırga benzeri toroid şeklindeki Küresel Yıldırımlar görünmüştür. Örneğin, 18 Temmuz 1888'de Amerika Aylık İncelemeleri raporlarında, Georgia'nın Americus kasabasının biraz dışında, gerçekleşen aşağıdaki olay rapor edilmiştir ;
Yaklaşık 5 feet çapında ve bazı zamanlar 100 feet yüksekliğine varan küçük bir hortum bir mısır tarlasının hemen üstünde oluştu ve sapları köklerinden söküp çıkartıp kum ve topraktan söktüğü diğer maddeler ile birlikte havaya kaldırdı. Dönen kütle buhar benzeri bir yapıda ve kusursuz bir siyah renkte idi. Kütlenin merkezi bir parıltı saçıyordu. Kütle yaklaşık 300 yarda öteden ayırt edilebilen, garip bir sülfür (kükürt) gazı yayıyor ve bu gazı soluyacak kadar yakına gelmiş kişileri yakıyor ve hasta ediyordu. Bütün sökülenler yukarıdaki cennete doğru fırlatılırken, zaman zaman bulut üç küçük buluta ayrılıyordu. Bu hortum, daha küçük hortumlara ayrılıp tekrar birleşmiş. Pek çok Küresel Yıldırım ve kasırga olaylarında da benzeri davranışların görüldüğü rapor edilmiştir. Bu hortum hakkında W.Corliss şöyle yazmıştır. "Hemen hemen bir meteor, kasırga ve Küresel Yıldırımın birleşimi". 

Bir kasaba sakini tarafından 40 yada 50 feet çapında ve yerden yaklaşık 40 veya 50 feet yüksekliğinde halka şeklinde, yuvarlak bir ışığın rapor edildiği 15 Mayıs 1957 tarihinde, Texas ın Silverton kasabasında 20 kişinin ölümüne neden olan kasırga, çok geniş, ışık saçıcı, toroid şeklindeki, kasırga benzeri bir Küresel Yıldırıma örnektir.

Kasaba sakini yıldırımın yerden yükseldiğini, halkaya katılabilmek için bir spiral çizip buluta gittiğini belirtmiştir. Ara olaylar, insanların tamamen farklı olduğunu düşündükleri olayların esas niteliğinin tespitini sağlayan kanıtlardır. Olaylar arasındaki geçişler ise olayın niteliğinin ispatıdır.

Hem kasırgalar hem de Küresel Yıldırımlar anormal derecelerde yüksek enerji ürünleridir. Her ikisinin de toprağı veya bitkileri hafifçe yaktığı rapor edilmiştir. F.Montgomery, Blackwell kasabasının yolu üzerindeki bitki örtüsünün solduğunu veya yanmış göründüğünü ve kasırganın geçmiş olduğu toprağı kurutarak öldürdüğünü yazmıştır. Hem Küresel Yıldırımlar, hem de kasırgalar büyük elektrik olaylarıdır. Bazı Küresel Yıldırımlar sabit bir elektrik boşaltırlar ve bazı kasırga araştırmacılarının, kasırga bölgelerinde yeryüzünün elektrik ve manyetik alanlarındaki değişimleri ölçerek yapmış oldukları tahminler, kasırgalarda dakika yüzlerce amperlik sabit bir akım oluştuğunu göstermiştir. Bu yıldırımlı bir fırtınanın elektrik ürününün yüzlerce kat daha fazlasıdır. Bu yüksek elektrik çıktısı ve ışık yayılımı enerji üretimine işaret etmektedir. Minik plasmoidlerden olan elektrik boşalmaları Matsumoto, Nardi ve Bostick tarafından üretilmiş olan mikrometre boyutlarındaki plasmoid işaretleri ile de gösterilebilir.

Günümüzde uyduları, uzay araçlarını ve MIR Uzay istasyonunu kullanan gözlemciler, fırtına bulutlarının üzerinde Mesosfer ve Iyonosfer de daha önceden bilinmeyen veya seyrek olarak uçaklardaki insanlar tarafından veya fırtına gözlemcileri tarafından rapor edilmiş ışıma olguları ile karşılaştılar. Bu olayların pek çoğu sadece meteoroloji teorilerine göre değil, fizik teorilerine göre de anormaldir. Bu olayların çoğu fırtına gözlemcileri tarafından önceden bildirilmiş olsa da, meteorologlar tarafından gözardı edildi ki meteorologların çoğu Küresel Yıldırım ve diğer anormal durumları da gözardı etmektedir. Oklahoma da kasırga oluşumu öncesinde yaşanan bir fırtınada uydudan yapılan yörünge gözlemlerinde, bulut içi yıldırımların saniyede 60 ile zirve değerine eriştikleri ve kasırganın oluşum aşamasına doğru azaldığı gözlemlenirken, aynı anda yeryüzünde çalışan gözlemciler "sferic" olmayan cihazlarıyla sadece buluttan yere 9 yıldırım oluştuğunu tespit edebildiler. Bu hadise, fırtınalar sırasında oluşan elektriksel aktivitenin sferic olmayan cihazlar ile tespit edilemeyecek kadar yüksek olduğunu işaret etmektedir. Öyle ki yapılan tahminlere göre yüzlerce amperlik akım, kasırgalar ile ilgili toplam elektriksel aktivitenin sadece bir parçasıdır. 60 lı ve 70 yıllarda yazılmış makalelere göre Jones ve Vonnegut ve birkaç kişi daha fırtına ve kasırgaların anormal veya başka bir deyişle yüksek elektriksel aktivite sergileyebileceğini iddia eden yegane meteorolojistlerdi ve onlar da yaygın olarak yalanlandılar. (60 ve 70 lerde fırtına ve kasırgaların anormal veya başka bir değişle yüksek elektriksel aktivite sergileyebileceklerini iddia eden azınlıkta kalmış birkaç meteorolojistten ikisi Jones ve Vennegut'tu ve onların iddialarına da çoğunluk tarafından karşı çıkıldı.).

Jones, tarif ettiğimiz Blackwell-Udal kasırgasında saniyede 2 den 25 e varan bir oranda yıldırım boşalması olduğunu iddia etti. Sonuç olarak güncel gözlemler sadece bu olguyu doğrulamakla kalmaz, ek olarak yıldırım aktivitesinin çok daha yüksek oranlarda gerçekleşebileceklerini gösterir.

Günümüzde yörüngeden yapılan fırtına gözlemlerinde Sprite's-Jet's ve Gama ışını patlamaları gibi çok daha anormal radyasyon olgularına rastlanmıştır. Sprite's; Corona's ve Plasmoid yayılımı ve Plasmoid veya Plasmoid dağılımı (dissipation) ile ilişkili elektriksel boşalmalara benzeyen bir plasmoid olgusu gibi görünmektedir. Jet's "collumated sprays or fans" (sütunsal püskürmeler veya üfürmeler) dir ki, galaktik jetlere benzeyen genel tipte bir plasmoid olayıdır. Gama ışını yayılımı da genel tipte bir plasmoid olgusudur. Genellikle yayılım quasar larda olduğu gibi "beams" (dalga veya ışık demeti) şeklindedir. Bu olaylar plasmoid olgusunun çeşitli şekilleri gibi görünmektedir. Voonegut ve diğerleri onlarca yıl önce bu tür anormal olayları yukarı doğru yıldırım boşalması gibi açıklamışlardır, fakat Vonnegut'un pek çok çalışması gibi bu fikirler de çoğunluk tarafından reddedilmiştir. Bununla birlikte Vonnegut ve diğerleri içinde bulunduğumuz son on yılda, yörünge ekipmanları ile bu olgunun üzerine yapılan çalışmalara liderlik etmişlerdir. Fırtınalar hakkında daha çok şey öğrenildikçe, dar (narrow), beams (dalga veya ışık demeti), patterned (kurallı-düzenli-kalıplı) veya monochromatic radyasyon, anormal yüksek frekanslı radyasyon, çeşitli parçacıkların (particle-tanecik) yayılımı, çeşitli element ve izotoplarının oluşumu ve fırlayan Küresel Yıldırımlar-çeşitli boyutlardaki plazmoid ler gibi diğer plazmoid olgularının da bulunabilineceğine dair şüpheler vardır (Fırtınalar hakkında daha çok şey öğrenildikçe, dar (narrow), beams (dalga veya ışık demeti), patterned (kurallı, düzenli, kalıplı) veya monochromatic radyasyon, anormal yüksek frekanslı radyasyon, çeşitli parçacıkların (particle-tanecik) yayılımı, çeşitli element ve izotopların oluşumu, ve Küresel Yıldırım-çeşitli boyutlardaki plazmoidler gibi diğer plazmoid olgularına da rastlanabileceği düşünülebilir.) Böyle radyasyonlar ve plazmoid yayılımları, büyük olasılıkla dış uzaya kadar ulaşır. Daha önce de açıklandığı gibi, fırtına bulutlarında büyük plazmoid yapıların bulunması az rastlanır bir şey değildir. Gerçekte, bulutların kendisi bir çeşit plazmoid yapıdır. Büyük elektriksel çıktı ve çeşitli plazmoid ürünler gibi enerji olguları, fırtınaların, materyallerin ışık ve elektriğe dönüştüğü geometrik yerler olduğuna ve plazmoid teorilerine kanıt oluşturmaktadır.

Kasırgalar ve diğer plazmoid silindirler üst üste yığılmış halkalar olarak kabul edilebilirler. En azından bazı kasırgaların yapısının bu şekilde olduğuna dair kanıt vardır. Montgomery ve Lee Hunter tarafından rapor edilmiş, Blackwell-udall kasırgası birbirine geçmiş parçalara benzerbir yapıya sahip gibi görünmektedir. R.Hall adındaki eğitimli bir hava gözlemcisi, 1948 de Texas'da bir kasırganın içinde idi. R. Hall, fluoresan lamba ışığı gibi parıldayan, kasırga hunisinin ortasını kısmen doldurmuş,ama saydam yan yüzlere temas etmeyen ve vakum yaratmayan bir buluta ek olarak aşağıdakileri bildirmiştir :
Kasırga halka veya katmanlardan oluşmuş gibi görünüyordu. Daha yukarılardaki bir halka güneydoğu yönünde hareket edince, hemen altındaki halka, bir altındakini de peşinden çekerek hareket edenin yerini dolduruyordu. Bu dalgalı hareket alt uca kadar devam ediyordu. Kasırgaların içinde kalıp, hayatta kalabilmiş kişiler oldukça nadirdir. Kasırganın içindeki kişinin gözlem yapabilmesi daha nadirdir ve deneyimli bir hava gözlemcisinin kasırganın içinde kalıp, bu denli gözlem yapabilmesi oldukça düşük bir ihtimaldir. Sonuç olarak bu olguyu anlamak isteyen kişiler için bu deneyimlerin üzerine düşünülmesi çok önemlidir. 

İnsanların hiç rüzgar olmadan kasırga tarafından yukarıya doğru kaldırıldığını veya arabaların yukarı doğru kaldırılıp sadece birkaç metre çapındaki yumurta biçiminde bir Küresel yıldırım tarafından taşınması gibi rapor edilmiş diğer anormal olaylar da, uzay-zaman ve kütle gibi önceki teorilerin temel hipotezleri ile çelişmektedir. Örneğin, Dr. Pettier adındaki bir kişi köknar ağaçlarının köklerinden söküldüğünü, üstten gelen basınç hissettiğini, olağan olmayan bir ozon kokusunun dikkatini çektiğini; ardından kendini havada bulduğunu ama hava çok sakin olduğu için bunun rüzgar sebebi ile olmadığını, görünmeyen bir güç tarafından olduğunu bildirmiştir. Ek olarak, ağaç yapraklarının sıcaktan kavrulduğunu söylemiştir. Bu kasırga Küresel Yıldırım ile de ilgilidir ve pencerelerde Matsumoto'nun makalesinde gösterdiği materyallerdeki çukurlar ve tünellerin fotoğrafları ve "SEM pictures" larına benzer keskin kenarları olan yuvarlak delikler bırakmıştır. Bu olgunun öğrenilmesi önemlidir.