THE SIMPLE PRESENT TENSE (Geniş Zaman) Günlük rutin işlerden, sık sık tekrarlanan olaylardan, alışkanlıklardan, hobilerden, programlardan, bir takım genellemelerden ve bilimsel gerçeklerden bahsederken kullanılan zamandır. Örneklere bakın: I get up at 7 o’clock in the morning. (Sabahları 7’de kalkarım.) People grow rice in Boyabat. (Boyabat’ta pirinç yetiştirirler.) Ali smokes a packet of cigarettes a day. (Ali günde bir paket siagara içer.) We like fishing. (Balık tutmayı seviyoruz.) The English lesson starts at 10.30 on Tuesdays. (İngilizce dersi Salı günleri 10.30’da başlar.) Dogs chase cats. (Köpekler kedileri kovalar.) The earth goes round the sun. (Dünya güneşin etrafında döner.) Olumlu cümlede öğe dizilişi: Subject + verb + object + adverb of place + adverb of time Özne + fiil + nesne + yer zarfı + zaman zarfı We play basketball in the school garden at weekends. DO / DON’T Geniş zamanda soru cümlesi yapmak ya da olumsuz cümle kurmak için bir yardımcı fiile ihtiyaç vardır. Aşağıdaki cümlelere bakın. Bu cümleleri olumsuz yapmak için “not” sözcüğünü kullanmanız yeterlidir. Bu cümleleri basit birer evet/hayır sorusuna çevirmek içinse; be, have/has ve can sözcüklerini cümlenin başına almak yeterlidir. I am lazy. ___ I’m not lazy. ____ Am I lazy? He has got a bike. ____ He hasn’t got a bike. _____ Has he got a bike? You can play the guitar. ____ You can’t play the guitar. ___ Can you play the guitar? Ancak, eğer cümlede “am, is, are”, “have / has got” ya da “can” sözcükleri yoksa; You like milk. (Bu cümlede olduğu gibi.) Bakın o zaman ne yapıyoruz: You don’t like milk. _______ Do you like milk? They live in a big house. They don’t live in a big house. ______ Do they live in a big house? Demek ki, olumsuz cümlelerde ve soru cümlelerinde “do” bizim yardımcı fiilimiz oluyor. Asıl fiil ile karıştırmamak gerekir. Tipik bir hata: They do their homework. DOĞRU They don’t * their homework. YANLIŞ! (Çünkü cümlenin asıl fiili yok.) They don’t do their homework. DOĞRU Do they * their homework? YANLIŞ! (Çünkü cümlenin asıl fiili yok.) Do they do their homework? DOĞRU Kısa cevaplarda “do”: “Do you speak English ?” “Yes, I do.” (Yes, I speak English.) “Do you speak French?” “No, I don’t.” (No, I don’t speak French.) DOES / DOESN’T Geniş zamanlı olumlu cümlelerde eğer özne üçüncü tekil şahıs ise (yani HE/SHE/IT), fiil –s takısı alır. Aşağıdaki paragrafta bütün fiilerin “s” harfi ile bittiğine dikkate edin. Serdar Uçar is an English teacher. He comes from Turkey. He lives in Kastamonu and works in a High School. He speaks English and a little German. He is married and has a son. He likes driving and playing the guitar in his free time. -s takısının eklenmesiyle ilgili kurallar -es : fiil “–s, -sh, -ch, -x, -o” harfleriyle bitiyorsa bu fiillere –es takısı eklenir. dress- dresses, pass-passes, finish-finishes, wash, washes, watch-watches, catch,catches, fix – fixes, do – does, go-goes -y – ies: fiil bir sessiz harf ve “y” harfiyle bitiyorsa “y” harfi “i” harfine dönüşür ve sonra –es takısı eklenir. study –studies, try – tries, fry- fries, cry-cries Geniş zamanda olumsuz cümle kurmak için “do” yardımcı fiiline ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Örneğin: I don’t speak French. Ancak öznemiz üçüncü şahıs olduğunda –s takısı kuralını bu kez yardımcı fiile uygulayacağız. (Do/Does) Yani –s takısını asıl fiileden alıp yardımcı fiile aktarıyoruz. Aşağıdaki olumlu ve olumsuz cümleleri inceleyin. She speaks French.____ She doesn’t speak Frech. Jack reads a lot. _____ Jack doesn’t read a lot. He does sports. ____ He doesn’t do sports. My sister has a motorbike.____ My sister doesn’t have a motorbike. Soru cümlesi yaparlen de durum aynıdır. –s takısı yardımcı fiile gitmiştir. “Does he get up late in the morning?” “Yes, he does.” “Does Tom come from Texas?” “No, he doesn’t. He comes from California.” “What does Joe do?” “He is a gardener.” “How many children does he have?” “Two” “What does your brother study at university?” “He studies literature.” FREQUENCY ADVERBS 1) ALWAYS, NEVER, SOMETIMES, USUALLY, OFTEN, RARELY Bunlar sırasıyla “her zaman, asla, bazen, genellike, sık sık, nadiren” anlamlarına gelirler ve olumlu cümlede hemen özneden sonra yer alırlar. She always goes to work by car. *I never watch TV in the morning. We sometimes go for a picnic at weekends. She usually has lunch at school. Kate often plays basketball after school. I rarely drink milk in the morning. “never” sözcüğü cümleye olumsuz anlam yükler. I never smoke. = I don’t smoke. “very often” olumsuz cümlelerin sonunda kullanılır. I don’t go to the cinema very often. (Ben sinemaya pek sık gitmem.) 2. every day, once a week, twice a day, three times a month, four days a week gibi sıklık zarfları cümlenin sonunda yer alır. I brush my teeth twice a day. Mary goes to work four days a week. The children play football every day. 3. How often...? sorusu bir işin ne sıklıkla yapıldığını sorar. “How often do you have a bath?” “Two or three times a week.” “How often does your uncle visit you?” “Once a motnh.” “How often do they eat out?” “Only on Sundays.” Soru Sözcükleri (Who, What, Where, How, When, Why) Soru sözcüklerinin özelliği cümlenin başında yer almalarıdır. Kendilerinden sonra ise yardımcı fiil ve özne gelir. What do you do? What sports do you like? Whay foreign languages do you speak? Where do they come from? Where does she live? Who do you need? How does he go to work? When does the film start? How often do you brush your teeth? Why does it rain a lot in Rize? How much money do you have? *Who and What Bu iki soru sözcüğü işi yapanı yani özneyi sorduğunda yardımcı fiile gerek yoktur. Ayrıca bu iki sözcük üçüncü tekil şahsın yerini tuttuğu için fill daima –s takısı alır. Bu tür soruların yapısı olumlu cümle yapısı gibidir. Who wants some ice-cream? (Kim biraz dondurma ister?) Who has a computer? (Kimin bilgisayarı var?) Who plays the guitar in your class? (Sınıfınızda kim gitar çalıyor?) What makes two by two? (İki kere iki kaç eder?) What makes your mother angry the most? (Anneni en çok ne kızdırır?) What animal likes cheese? (Hangi hayvan peyniri sever?) THE SIMPLE FUTURE TENSE (Gelecek zaman) BE GOING TO (I’m going to do something.) We use “be going to” for future plans. Gelecekle ilgili planlardan bahsederken “be going to” kulanırız. Bunlar önceden karar verdiğimiz ve kesinlikle yapmaya niyetli olduğumuz şeylerdir. I’ve got a ticket. I’m going to go to the concert. (Biletim var. Konsere gideceğim.) There’s a good film on TV tonight. The children are going to watch it. (Bu gece televizyonda güzel bir film var. Çocuklar onu izleyecek.) Angel is going to go home and study History. Because she is going to have an exam tomorrow. (Angel eve gidip tarih çalışacak. Çünkü yarın sınav olacak.) Dikkat! I’m going to go. Bu cümledeki iki “go”yu karıştırmayalım. “going to” sizin yardımcı fiilinizdir. Türkçe’deki –ecek ekini karşılar. İkinci “go” ise sizin asıl fiilinizdir. Gelecek zamanda kullanılan zaman zarfları: Today Tonight This morning / this efternoon / this evening / this month / this year / this winter Tomorrow: tomorrow / tomorrow moning / tomorrow afternoon Next: next Saturday / next week / next weekend / next month / next year / next summer After: after two days / after four months / after ten years / the day after tomorrow Later: two days later / four months later / ten years later Soon / very soon Positive and neagtive form: I am He/She/It is (not) going to do/go/work/play... We/You/They are I’m going to have a birthday party next week. They’re going to move to İstanbul next month. Tim isn’t going to play in the match on Friday. I’m not going to write her a letter. Yes/No Questions: Am I Is he/she/it going to do/go/work/play...? Are we/you/they Are you going to do the shopping today? Is Hasan going to buy that computer? Am I going to wear a suit to the party? Short answers: Yes, I am. / No, I’m not. / Yes, he is. / No, he isn’t. / Yes, we are. / No, we aren’t. “Are you going to watch the film tonight?” “Yes, I am.” “Is your father give you any money?” “No, he isn’t.” “Are they going to help you this afternoon? “Yes, they are.” Question words: What / Who / Where / When / How / Why What are you going to do after school? What time is he going to come back? Who is going to cook dinner? Where are they going to go for their holiday this summer? When is Jack going to repair the car? How am I going to travel to London? How many students are going to join the club? Why is he going to leave home early tomorrow morning? Note: We also use “be going to” for strong predictions. Güçlü tahminlerde bulurken de “be going to” kullanırız. Look at that black clouds. It’s going to rain. (Şu kara bulutlara bak. Yağmur yağacak.) I feel terrible. I think I’m going to be ill. (Kendimi berbat hissediyorum. Sanırım hasta olacağım.) |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |