ANASAYFA
1851-1859 yılları arasında Frankfurt’taki Cermen konfederasyonunda Prusya temsilcisi olarak bulunduğu yıllarda Kırım savaşı da yaşanmıştır. Bu dönemde Prusya’nın Rusya’ya karşı savaşa girmesine şiddetle muhalefet etmiştir. Zira Alman Birliği’nin kurulması gerektiğine inandığından bunun gerçekleşmesinde Rusya’nın dostluğuna ihtiyaç olduğunu düşünmektedir.  Bismarck’ın 1851-1858 yılları arasındaki 7 senelik hayatı diplomasi alanında yetişmesi ve tekâmülü için tam bir mektep devresi olmuştur.  
    Bismarck 1854 yılında Prusya Devleti’nin Petersburg büyükelçisi olarak tayin edilmiş burada diplomasi alanında deneyim kazanmıştır. 1857 tarihinde de Paris’e elçi olarak tayin edilmiştir. Paris’teki görevi sırsında yakın ilişki içerisinde bulunduğu III.Napolyon’u iyice tanıyabildiği gibi daha sonra kullanacağı zaafları konusunda da fikir sahibi olmuştur.  Bismarck ileriki yıllarda karşılaştığı hadiseleri çözmesi açısından bu yıllarında edindiği derin diplomatik ve siyaset ilminin merhalelerini elçilik yıllarında katetmiştir.
    Elçilik yıllarında Bismarck, bir taraftan görevinin gereğini yerine getirmeye çalışırken bir taraftan da Almanya’da gelişen siyasi olayları takip etmektedir. Bu sıralarda IV.Frederick Wilhelm’in sıhhi durumunun bozulması sebebiyle kardeşi Wilhelm’e 1861 yılında tahtı teslim etmiştir. Zaten 1849 yılından beri Prusya tahtında naib olarak bulunmaktadır.
    Yeni kral orduda ıslahat yapma isteğini meclise sunduğunda meclis buna şiddetle muhalefet etmişti. Kral ile meclis arasındaki bu durum giderek mücadele halini almıştı. Bir ara tahttan feragati dahi düşünen Kral Wilhelm devlet adamlarının önerileriyle Bismarck’ın başbakan olması konusunu düşünmektedir. 1849’dan itibaren naib olarak Prusya’yı yönetmekte olan I.Wilhelm dengeleyemediği siyasal yaşamını bir düzene koyabilmek için 1862 yılında Bismarck’ı Berlin’e çağırdı. Bismarck’ın başbakanlığa atanışı 8 Ekim 1862 tarihindedir.
    Böylece fiilen Almanya’nın başına geçen Bismarck Avrupa ve Dünya siyaset sahnesine başrol oyuncusu olarak çıkıyordu. Kafasında hiç kuşkusuz her şeyden önce Almanya ve tutucu ilkeleri vardı.  1862 yılında Prusya başbakanı olan Bismarck 1871 tarihinde Alman birliğini gerçekleştirerek bu birliğin başına geçecektir. 1871’den itibaren Şansölye ünvanı ile başbakanlık görevini devam ettirecek olan Bismarck 18 Mart 1898 tarihinde görevinden ayrılarak siyasal yaşamına son verecektir.



IV.BÖLÜM
ALMAN BİRLİĞİNİN SAĞLANMASI
    47 yaşında başbakan olan Bismarck Prusya sevgisi ve Prusya’ya olan bağlılığı ile yaşamıştı. Göreve getirildiği ilk yıllardan itibaren Alman birliğini sağlamayı kafasına koymuştu. Alman birliğini hayatının en büyük ideali haline getiren Bismarck Alman Milleti’nin yaşamasını bu birliğin sağlanmasında görüyordu. Daha 1857 yılında başbakan olmadan 5 yıl önce “ Eğer çekiç olmazsak örs haline geliriz “ diyordu. Yine aynı tarihte “ Eğer korku telkin edebilirsek bütün Alman konfederasyonu emrimize amade olur “ demişti. 
    Kurulacak olan devlet için güçlü bir ordu gerekliydi ve Bismarck bunu kafasına koymuştu.
“ Söylevler birlikler ve çoğunluk kararlarıyla gayeye erişemeyiz; ancak ‘ kılıç ve kanla ‘ üstesinden gelinebilecek ciddi bir mücadeleden kaçmak imkansızdır “  demekteydi.
    Bismarck Alman birliğinin gerçekleşmesini Prusya’ya bağlamıştı ve kurulacak birlik Prusya’nın önderliğinde olacaktı. Bu birlikten Avusturya atılmalıydı. “ O’nun tek büyük amacı vardı; Prusya’yı güçlendirmek sonra da bu güce dayanarak haritada yamalı bir bohça gibi duran Almanya birliğinden Alman imparatorluğu yaratmak. Bu işi başarmak için en başta bir araca başvurulması gerektiğini ve bununda güçlü ve disiplinli bir ordu olduğunu
ÖNCEKİ SAYFA
SONRAKİ SAYFA