Mine KIRIKKANAT'ın 31/10/2003 tarihli yazısına istinaden (Radikal)

Şiirsel Adalet, Hukuk, İslam..

İnsan hakları için insanların asgari bilinç seviyesi testine tabi tutulması gerektiğini de düşünebilecek duruma gelmişsiniz. 

Başı açık ya da kapalı, kendisini bu ülkenin vatandaşı saymak isteyecek herkes bu davete katılabilmeliydi. 

İstanbul'a, şiirsel adalet konulu bienale de uğrayın.  Bilginin sorumluluğunu ancak ona ulaşabilmiş kişinin taşıyacağını hatırlatın kendinize.  İhtimalleri, imkanları kollayın.  Farkındasınız ki hayat ihtimallerce mümkün.  Salladığınız parmak, karşınızdakini umursadığınıza değil, sadece kendi pozisyonunuzu kolladığınıza işaret ediyor.  Bu da bir çeşit seçkincilik, ayrımcılıktır.  Bu tavırla lütfen bir daha bir başkası olmayınız, biz sizi bırakın Mine olarak sevmeye devam edelim.  

Dünyanın en güzel tablosunda resmedilmiş olabilirsiniz, ama unutmayınız ki en fazla o tablo kadar güzel olabilirsiniz... 

---------- 

İslamiyet ve adalet üzerine yazmaya devam etmenizi özellikle rica ederim (dayatmayan, sadece tespit eden bir üslupla). 

--------- 

Yorumu gönderdikten sonra yorumcuları okudum. 

Sizi merkeze alıp kendilerine pozisyon beğenenler, kutuplu siyaset teorisyenlerinin dayanaklarıdır.  Bu pozisyonla siz de resme dahil olabilme durumundasınız.

 Yazınızdaki hangi tavır sizce yorumcuları buraya itti?

Ötekileştirmek nedir bilir misiniz?  Diyelim ki biliyorsunuz, ötekileştirmeden tarif etmeyi bilir misiniz?