... dar-alan kapasitesi.
Demokrasi bir
düş olmanın ötesine geçemeyecektir bu kurumlarla korkarım ki.
Bence çözüm için masaya oturalım, askerlere bir küçük kara parçası
verelim, sırayla birbirlerine hükmetsinler ve onlar ersin muradına.
Dikkat dikkat, bu bir ihbardır; azınlıkları tanımlamak, tanımlanan her
bir parçadan sonra arda kalan parçayı da 'azınlıklar toplamı'nın
karşısında azınlık yapacağından, potansiyel tehlike tanımının içine
konumlandırmaktadır. Dolayısıyla onları da fişleyelim, hatta
numaralandıralım ya da kurdale falan taktıralım. Önümüzdeki kış yakıt
yerine parti parti kullanırız, yaza bir tek askerler çıkar, olmadı o
zaman erersiniz murada.
Bu olay yeri yerinden oynatmalı, bu ne rezilliktir?
Korkunun kaynağı kendinsin ey asker zihniyeti; özgüven eksikliğinden
olsa gerek bu. Bu ülkeye, kültüre, kültürel zenginliğe olan ilgimi,
sevgimi, saygımı senin doğrularınla mı tartacağım ben?
Bu ülkeye duyduğum sevginin gereği, sahip olduğun zihniyetle
savaşmaktır. Beni de fişleyin...
------------------------------------------------------------------------------
boyut
Bu olayın
ordunun yanında olmak ya da karşısında olmak gibi sadece iki boyutu yok.
Demokrasi bir kültürdür, konumunu askere göre değil, demokrasiye göre
alırsın. Yok almazsan, konuya tanımlardan yeniden başlaman gerekir. Ordu
bile içine sindirmek durumundadır kendisinin ötesinde, üstünde olan
demokrasi anlayışını, başka yolu yok...
Bu fikri fakirlikle ne olacak halimiz? Bu hükümetle peki?