Erkan'a yazdım diye kendimi ona
yazdığım e-mektup...
(Elbette askerden
sonrası için / erken de olsa)
Buradan gitmelerle
doluyum.
İnanılmaz bir tat bu
zihninde yaşamak hayatı. İnsan izleri okumak, bırakmak, bıraktığın izlere
özenmek, bir sanatçı edasında/özeninde yaşamak... Fazlalıkları atmak,
azları yetirmek-çoğaltmak, ustası gibi yaşamak zamanı...
Niye böyle
cümleler, tatlar var dilimde bilmiyorum...
Hoşuma gidiyor ama.
Sanki bir yol bulabilmişsin kendine ilerleyebilecek gibi, önün açık, ufuk
seni kendine çekiyor gibi.
Hayatın gelgitlerinde, öğrenilmiş
alışkanlıklarda, çaresizliklerde tüketilen zekaya yatıracağım tüm varımı,
hayatımı. Hissetmek istiyorum. Aksi halde zaten bir taş, bir posa...
Kurulmuş bir düzenin kısırlığında üretme/savaşma/yaşama gereği duymuyorum.
Posa gibi yani, hayatı, canı alınmış bir posa gibi...
"Bir ucundan insan girer, mark çıkar, ömrümüzü
fabrikaya yatırdık..."
Bazen bendeki bu
durumun bir savunma olup olmadığını düşünüyorum. Toplumun her genç erkeğe
çizdiği yoldan yürüyemeyecek biri olarak kendimi, kabul ettirebileceğim
gerekçelerle bezeyip, bir başka yola koyuyormuşum gibi... Seçtiğim yol,
diğerini reddettiğim için mecbur kaldığım son alternatif mi, yoksa "bu
ikisinin başında eşit şartlarda bulunsaydım yine burayı seçerdim, çünkü
benim doğalım bu" durumu mu söz konusu?
Bu konuda, adamakıllı
cümle kurabilişimize birbirimizi tanık etmiş olmamız nedeniyle en çok sen
"bir başka göz" olabilirsin. Ne dersin?
Yine karmakarışık mı
yazdım devrik devrik :) ? Hani sevdiğim gibi...
Geçmiş olsun, bin kere
dedik sana kendine iyi bak diye ama söz dinleyen kim ki?
Hastaydık oğlum.
Daha yeni düzeldik.
-----Original
Message-----
From: Eylül
Sent: Wednesday, October 01,
2003 9:42 PM
Subject: Tavuğunu mu
kışkışladık?
Küs müyüz? Değilsek niye hiç sesin çıkmıyor?
Diyelim ki küs değiliz (ki muhtemeldir), o zaman maillerini okumuyorsun.
Öyleyse niye mail adresin var?
Sonra, biz
iletişmiyeceğiz de, imamhatipliler mi iletişecek
öküzlükleriyle (gündemdeki bir konuya atıftır / gündemin haberi olmayacak
olsa da
:)
?
Bu gün günlüğüme
yazdıklarımı aslında sana atılacak mail diye başlamıştım. Daha resim
bilir olman nedeniyle daha yetenekli, isabetli okursun diye düşündüm
sergiyi. Paylaşayım ki paylaşasın yani bir nevi...
:)
Neyse, kendinden haber sal(ırsan ulaşır)...