Artık yavaş yavaş olağanlaşıyorum, bu bariz büyük bir tehlike.
 
İşyeri politikası(zlık) gereği (bu zorunluluktan geliyor, biliyorum -ciddi bir zorunluluk-) yavaşlamış ve kendi haline bırakılmış işler yüzünden elimizdekilerle bir değer üretmeye çalışıyoruz.  O kadar doğal ve insan bir roldeyim ki aslında, sanki bu olağandışı değil de bir olağan an.  Beyefendi ile, bu değil bir sonraki hafta sonu için, kendisinin bir kuruş bile harcamaması önkoşulu ile sözleştik bu arada.  Beyefendi, olanların olağandışı değil de olağan olduğunu düşündüren "kendiliğinden" etken.  Kendisi, ya konumu ya da hakikaten politik kimliği itibariyle bir sosyal açı görücüsü :).  Ben de elbette bu yollu bir devingen... :)
 
Bu gün sözleştik kendisiyle (03/12/2003).  Gülmemeye çalıştım (kızıyor da) konuşurken (sanırım ben ciddi ya da değil her konuda gülümsüyorum eğer karşımdaki o ise ve yalnız isek/bu onun tepkilerinden kendim için edindiğim bir izlenim, kendimi inceleyemedim henüz (atıyor muyumdur sizce?:)).  Konuşurken güzel yüzüne, zayıflayan bedeninin siluetine bakabildim sadece.  Ayrıntılar yoktu.  Çok samimi, çok sol ve de biraz seksüel beğeni nedeniyle kendisine "buluşalım bir gün seninle" dedim....  "Nakit ödemeyelim, kartla ödeyelim ama benim limitim yok, senin durumun ne deme sakın" dedi, güldük (geçen seferde böyle olmuştu da..)....
 
Onu merkeze almışım, kendimi de etrafına çağırmışım gibi olmuş yazdıklarım...
 
------------------------------------
 
Henüz tam konuya giremedik ama bakalım...
 
Ben yirmi kişilik bir ekibi yönetiyorum (beyefendi bu ekipten biri değil -olmaması için çok uğraştım-).  Tavrım, sonuca dönük buyurganlık değil, sonuç getirecek koşulları hazırlamak.  Bu gün "bize eskiden geliyorsun derlerdi, biz gelirdik, itirazlar biraz garip değil mi, nihayetinde bu bir iş" şeklinde bir eleştiri aldım.  Bu tepki bir yanıyla hoşuma gitti, diğer yanıyla da zorlu (ama doğru) bir yolda olduğumu düşündürdü.
 
Agresif hedeflerimiz yok, sanırım bu kulak kabartmamda, yukardan baskı gelmemesi büyük etken.  İşimizin geleceği konusunda da bir hafiflik var, o ayrı konu.  Hayırlısı allahtan (bu akşam ülkü ocaklarının sitesini inceledim de -aramızda kalsın, triplerine çok güldüm-). 
 
--------------------------------------
 
Alan TURİNG'in (eşcinsel matematikçi/kendisi Hitler'in şifrelerini çözerek İngiltere'nin savaşta mağlup olmamasını sağlamış/bir anlamda da ikinci dünya savaşı iki yıl önce bitti, arada bir çok kimsenin hayatı kurtuldu) kısa bir devinimini okudum.  Kendisi, yapay zeka deneylerinin (ki bu gün hala devam eder) başını çeker.
 
---------------------------------------
 
Yazacaklarım bunlar değildi ama dağıldım ayrıntıda... saat de sabah 05:30. 
 
Yatacağım artık...