Şu an içinde bulunduğum döngü beni alıp götürmeye, sürüklemeye, kendi standartlarında tutmaya devam edecek.  Ben, bu elimdeki her ne kadarsa onu kaybetmemeye koyulacağım.  Üzerine bir şey katmak çok zor olacak ve zaman geçtikçe imkansızlaşacak.  Bu yolun bahşettiği "en" ise benim aradığım değil.
 
Öyleyse ne yapılmalı, en uygun yerinde vazgeçilmeli. 
 
Askere gideceğim.  Ne kadar istemesemde, askere gideceğim ve giderken istifa edip tazminatımı alacağım.  Bu tazminat ile döndüğümde inglizcemi geliştirmek üzere ingiltereye gidebilirim.  Orada ne kadar kalabilirim bilmiyorum, döndüğümde ne yaparım bilmiyorum ama şunu biliyorum ki, istemediğim bir geleceğe doğru gitmiyor olacağım. 
 
LES ve doğrultusunda bir yol çizmek mümkün olabilir gelince (paralı bile olsa biraz sıkılır (burası öngörülmeden atılmaktadır)).  En kötü ihtimalle yine bu kadar para kazanabileceğim bir iş mutlaka bulurum diye düşünüyorum.  AB süreci, yabancı sermaye derken bir şeyler çıkar.
 
Onlar bir yana, başka türlü yurt dışı zor bir ihtimal.  İnglizce ile daha zengin bir hayat, kendimi sınamış olmak ile birlikte biraz daha kabuğu kırılmış bir hayat; bunlar kendim için düşündüğüm entellektüel yaşam alışkanlığına son derece uygun nüeler... 
 
Kendim için düşündüğüm ya da ihtiyacını duyduğum hayatı, bu akraba/tanıdık ilgisi nedeniyle kurmam son derece zor burada.  Yurtdışı bir nevi ara vermek olacak ilişkilere ki bu iyi gelecek diye de düşünüyorum.  Aynı zamanda oralardaki daha rahat ortam ve daha özgür insanlar nedeniyle birini bulma olasılığım ve onunla adamakıllı bir ilişki yaşama olasılığım da artar kanısındayım. 
 
Gitmezsem bunlar zor ihtimal...
 
Ama, gittiğimde yaşım 32 olacak ve ben orada yine bir hayat kovalıyor olacağım.  Bu çok yorucu olacak ve ürkütüyor...  Tek bir yaşam var ve ben ıskalamak yerine isabet etmekle uğraşmak istiyorum. 
 
Şu an elde ettiklerim benim amacım ya da yeterliliğim değil...  Böyle mutsuzum, sadece oyalanıyorum, anlamı, birikimi, yetenekleri eksik geliyor bana... 
 
Ama buraları çok özleyeceğim...  Arkadaşımın deyimiyle, yabancı memlekette rakı içip türkü dinlenmez ki.  Şöyle bir yeliyle boğazından, marmarasından bir serinlik gelmeyecek oraların. 
 
Bakalım...