Lambdaistanbul'un forum sayfalarını okudum.
Öncelikle tesadüf müdür bilmem ama, Öner merkezi oluşunu sezdim (elbette öner
merkezli olması tasarlanmıştır demek değil bu). Bir yerde Öner Lambda'dan
yetkili makam, başka bir yerde ise insanları doğru ve önemli bir konuda "beyin
fırtınasına davet eden". Diğer taraftan ciddiye alınarak, ne kadarsak o
kadarımızla "allah allah allah" saldırıları ve bu konumlanmayla kendi konumunu
tarif edişe muhatap... (nu, m, muz, vs...)
Öner'i
ben de Lambda toplantılarından hatırlıyorum, Yıldırım TÜRKER'in "zenciyim ve
bu aşikar" yazısını da vurgulayarak bir konuda fikrini dile getirişini, diğer
yandan o sıralarda işinin olmayışını (çok sayıda yabancı dil biliyor olmasına
rağmen), erkek arkadaşının amerikada oluşunu, annesiyle olan ilişkisinden bir
kaç ipucunu ... vs, ki en önemlisi de, yüzünün ve sözlerinin kendisine çok
yakıştığını düşündüğümü hatırlıyorum (o zamanlar saçları kısaydı; 'en son
sempozyumda gördüm''den hareketle). Sonra bir gazete küpüründe resmini
gökkuşağı bayrağının önünde gördüm, "görünür'üm, görünün" dercesine...
İnsanların olabildikleriyle kendilerini ortaya koyuşlarının, yalvarışlarının
yanında, forumu çirkince kullananlar da var elbette...
Neyse,
Konu(m)
aslında Lambda. Şimdi farklı yaklaşımlarla eşcinsellik üzerine atölye
çalışmaları koordine ediyorlar. Bunun yanında kendi çalışmalarıyla sınırlı
değiller, yeni ÖNERilere açıklar :).
Yarım
bırakma telaşım olmasaydı da katılsaydım, ki beki de içimde çalkalanaduran şu
"muhatap bu gündür" yaklaşımıma istinaden belki de kendimi içinde bulabilirim
bu egzersizlerin / yaklaşımların / üretimlerin.
Konuyu
Lambda'dan açtık da gün ondan ibaret değil elbet...
Ki
beyefendinin göbeğindeki düzlüğe dualar okuduk yine bu akşam, sakalındaki
gölgelere bittik, alnındaki kafasına yönelmiş açıklığa tav olduk, bedenindeki
estetikte bir yudum su olup buharlaştık... vs...
gibi
aşkı bedene dönüştürdük...
13'ünde Kardeş Türküler ve Djivan GASPARYAN konseri varmış...
Sonra
hani Boğaziçi ünv. sinde içtiğimiz arkadaş (asker olan) aradı bu akşam. İki
dakika içinde skorlarını verdi: İtalyan Kültür'de ikinci kuru bitirmiş, iki
hafta sonra üçüncüye bismillah... İlkinde 80, ikincisinde 87 ağlara
yollanmış...
buyurun...
Aslında
günün konusu bu da değildi...
Sanırım
bana ait oluşu nedeniyle bedenime sarılan "gelecek tasvirleri"ydi özne...
Canım
kardeşimi özledim sonra ben, 98 Matrix (ya da Rock) FM dinletmesini... Onun
da özlediğini biliyorum çünkü Altınoluk'ta çekmiyoor..
...
gerisi üzüntü ve limon kabuğu.
Deep
not: Bu gün bir arkadaşımın kızı oldu.
Almanya'yı da çok özledim, büyüdüğüm yerleri...
O kadar.
