Sessiz...
İnsan bir şehir gibi...
Herkeste üşüyor, seni sarıyorum içime
Mevsimlerle örtüyorum üzerini
En güzel yeşili, en temiz beyazı
En umutlu günü güneş diye
En sağanak yağmuru sonra...
Üşüyor olsam da,
sessizim...
Babam, politik görüşünü de ifade eden bir arkadaşının, akrabasının cenazesine gitti Ordu'ya. Benim de çok sevdiğim ve saydığım biriydi. Cenazesi çok kalabalık ve kendisine yakışırcasına, yaşadığında gördüğü ilgiyi ifade edercesine sevgi dolu ve hüzünlüymüş. Babam aradı sabah, ağlarken...
Ölüm sadece arkada kalanları ilgilendirir. Arkada kalanlar içindir bu kalabalık da, insanlar birbirlerine anlatırlar sevgilerini. Kalanların sorunudur artık filmden eksilen kahramanın yarattığı boşluk. Filmi onun üzerine kurmuşsanız yaya kalırsınız ama, bir eksiklik bile bir şey anlatır dercesine hayatı içinize almışsanız birikmenize vesiledir her şey...
Köyde bir adamdı giden, adamdı ki, sanki su yatağını bulmuş akacaktı da çeşme yoktu, o oldu... Hayatı çeşme başına hapsolmamış insanlar yetiştirdi onun duruşu, çabası...
Elbette ki böyle düşündüğümü o bilmiyordu...