-----Original Message-----
From: Eylül [mailto:eyluldugeldigimde@hotmail.com]
Sent: Tuesday, November 18, 2003 4:27 PM
To: miydi farkeder
Subject: Soluksuz kalmadan...

 
Ya bilgisayar kilitlenecekti az önce ya da ben sinirden.  Bilgisayarı, ikimiz de kilitlenmeden kapatıp açabildim...
 
Sanki şöyle bir dalga halinde geldi ve bana yazdın, sonra duruldun gibi görünüyor.  Ben de rutinlerinin arasına mı girdim nedir, ya da artık yalnızlığın başka insanlarda oyalıyor kendini. 
 
Ben ise bir hayatı bilgisayarın camından seyretmekle onu yaşamak arasındaki benzersiz gerçeklik farkı içinde bir türlü anlatmayı beceremediğim ya da aslında anlatmak istemediğim olaylarla yoruldum.  En çok da bu karmaşa ve hengame içinde görevler yük oluyor.  Mesela annem şu an beni perde takmaya çağırıyor...
 
Şimdi geldim ama hazırlanmaya başlamazsam işe geç kalacağım.
 
Bayramda beyefendi yalnız kalacakmış.  İçebilir mişiz istersek :).  Günlüğümü okudun mu, en son içtiğimde yaptığımı?  Kendimi ondan kurtulmuş kabul ederken onu her gördüğümde yeniden başlayan bu alevlenme içimdeki duvarlara derdini yanıyor.  Aklıma bir türkü geldi, bir avunma, savunma, kabul ediş, soluk almaya çalışma, umuda tutunma, tasvir gereği lirik;
dışarıda deli dalgalar, gelir duvarları yalar, seni bu sesler oyalar, aldırma gönül
görmek istersen denizi, yukarıya çevir yüzü, deniz gibidir gökyüzü, aldırma gönül
Bu maili de günlüğüme aktarmalıyım.
 
Yazınız lütfen...