Yine kaç
zamandır aklımda dolandırarak unuttum yazmak istediklerimi.
Bu gün
bu his içinde aklımdaki satır başlıklarından, hatırladıkça açmak üzere
bahsedeceğim (kendim için bir hatırlatma da olsun diye).
Şimdi
düşündüm ki, günlüğümde hitap edilen değişiyor...!?
Pompalı
tüfek ile Merter'de travestileri yaralayan zihniyete, insana karşı hiddetimi
koruyorum (19/07/2003 ya da 20/07/2003 gecesi oldu -haberlere pek yansımadığı
için tarih verdim-). Bilmediklerine rağmen nasıl da insan tam olduğunu
düşünebiliyor, ki gelmiyor mu aslında bu insan -bildiklerim bilmediklerime
işaret ediyor-'a kadar birikebilmiş bir tarihten. Her şeyi bir yana bırak,
bir insanın canına kast edebilecek hayvanlığı bu şehrin neresinde besledi,
korudu? İçimden küfürler geçiyor ki, demeyin gitsin...
--------
Yıldırım
TÜRKER'in yazını okudum bu gün (21/07/2003). O kadar bana ait yerlerime
dokundu ki yine, sanki dersiniz beni bilen biri ile sohbet ediyoruz. Cehalet
konusunda yaptığı giriş: nihilizmin kollarında kendini bulan yumruğu sıkılı
solcu neredeyse tepesinden baktığım uçurum gibi kaçındığım, kendimi sakındığım
bir ölüm. Biraz canımı yaktı(m) yazı..
---------
İnsan,
kendini iyide hissetmediğinde ve iyiye doğru içinde de güç bulamadığında daha
da çukura bırakıyor. Ciddiye almadığımdan öylesine yazıyorum; "bu işte bir
yanlış var"...
---------
Başkalarının sularında kendimi oyalamak, kendimi özne olmaktan
kurtaramayacağım zaman beni kendi bileklerimle baş başa bırakacak...
---------
Seni çok
özledim, sevmeyi de...
Güzel
insan, her karmaşamda içimdeki samimiyet gibi tutunuyorum sana, haberin
yok... Seni tanımladığım o kültür, duruş beni de saran, belki de ondan...
Dün,
birinin omuzlarının hareketinin gömleğinde yarattığı kırışıklıta buldum
seni...
Dokunuyor bu tek taraflı, bilgin dahilinde çekilen acı. Ben karşı mı
koyamıyorum nedir?
--------
Son
günlerde, çok ilginç diye işteki yoğunluktan, benim konsantrasyonumdan;
İnglizce düşünüp Türkçe konuşur oldum: "İnglizce bilmeden hepinizi i love you"
misali...
--------
Bir ama
arkadaşım var, yaşama azmi, savaşı beni utandırıyor. Okuyanların bilgisi
dahilinde: onu kutsuyorum, önemlileştiriyorum veya...
--------
Sonraa,
benim dünyamın güzelinin artık bir oğlu vaar...
--------
Bir
şeyler daha vardı ama...
