İlginç
bir gece yaşıyorum; tek başıma...
TRT1'de
Ajda PEKKAN, seyretmek istediğim her şeyin ötesinde, hatta diğer kanallarda ne
olduğunu merak edişimin bile ötesinde bir cazibeyle beni bağladı kendine.
Gözpınarlarımın sınırlarını zorlayacak kadar sahnedeydi hanımefendi....
Benim
hayatımda, kendisinin hayatında olmadığım bir adam var ki, dün, yani 24/07'de
aradı. Araması ile birlikte aklıma ilk düşen benden sağlayacağı
fayda oldu... Ki yanılmadım... Tatilde ve benden tatilini
uzatmamı istiyor... Beni tatil sayılabilecek arka arkaya gelmiş boş
günlerinde fayda gözetmeksizin bir defa aradı, o da bana Ankara'da hediye
almayı düşündüğü bir zamandı... Kendisi eşcinselliğimden de, kendisine aşık
oluşumdan da haberdar... Ama her bir olaya sol literatüre uygun açıklaması
hazırdır. Kendisine sorsan böyle değildir... Bu tatil için ne istersem verir
demek ister ama isteyeceklerimden de korkar... Ama ben onun üstüyüm ve
bu durumda onun arasının iyi olduğu üstüne danışması, gerekirse yardım
istemesi yanlış mıdır bilmiyorum. Belki de ben bunu ayıramıyorum...
Yazık ki
o bir heteroseksüel...
----------------------------------------------------------------
Bunlarla
birlikte yazılır mı bilmem ama günün en önemli konularından biri yine
günlerdir yüzümde ifadesini taşıdığım transeksüel kimlik ve pompalı saldırıyla
salınan korku, bu kimliğin kazınacağına dair edinen yemin ve gözaltılar...
İçimde derin kuyular kazıyor, yaralar açıyor, acılar veriyor... Gözlerimde
ağlamak uzun uzuun dem kolluyor. Kendimden kurtulabildiğim anlarda
sadece gülebiliyorum;
İnsanın
kimliğini savunması o kadar onurludur ki; onurunuzun farkındayım, arkanızdayım
da aynı zamanda... Aklı milliyetçilik ve din ile soğutulmuş bu milletin
aklını kullanarak ulaşması gereken bir anlayışta olmak son derece zor,
biliyorum, yılmayın...
