İş yerinde bir arkadaşımla müzik dinliyorum, sakinleşmek için...

Konuşuyoruz aynı zamanda;

Sürekli yağmur yağıyor; yollar, çamur, yol kenarlarına su birikmiş.  Güneş, elini ayağını çekmeye durmuş günden ve yerini yavaş yavaş kentin kendi aydınlığına (!) bırakıyor.  Akşam geliyor da denir ya; bu, kendimizi, kendi ürettiğimiz o kara is ile örttüğümü anlatamaz. 

Arabalar geçiyor; gitmeleri gereken yere hedeflenmiş, bu uğurda ne kural, ne saygı, ne gerek, ne de destur gözetmeyen. 

İnsanlar geçiyor; sırtlanmışlar bir günü daha dünün üzerine, kimilerinde yalancı zaferler, kimilerinde "ısrar edilmişçesine örtmek için yaraları" pudra, maske, yalnızlık...

Kimse kendisinin dışında ya bildiklerinin dışında değil...

Koskoca bir yalnızlıktır bu şehrin en kalabalık ve işlek yerinde... 

Ve üzerinizde bir beyaz kıyafet, çamur olacakmış endişesi ile dikkat ettiğiniz, özendiğiniz, kendinize özendiğinizce farkında olduğunuz başkalarının da özenine saygı ile yüklüsünüz. 

Oysa insanlarda bu tür endişelerin telaşı yok...

Olmayışının farkında da değiller...

Özensizliklerini yüzlerine vurmadıkça bilmezler de...

Müzik setinde Petals On Your Path (Night ARK)" çalıyor ve "Dont Ask Of Me" ile Fly Away" i birbirinin devamı kılmışlar, aralıksız dinliyoruz;

F - En son ne zaman bu kadar, ya da burada anlatıldığı kadar cesur, yoğun, samimi bir his içindeydin?
A - Çok uzun zaman olduğu kesin...
F -  Nedir peki eksik, nedendir bu?
A - İnsanların hep bir yere sığınma ihtiyacı ile zamanı tüketiyor ve kaçıyorlar bu büyük acıdan...

.....

A çok mutluydu, onun adına ben de...

İkinci çocuk yoldaydı...

Birincisinde baba olmaya çalışılırdı, ikincisinde baba olunurdu
                                                                                    heyecanıyla birlikte...   :)