Bu bir kılıç balığı öyküsü değil...

Tek kelimeyle vakit öldürüyorum ve bu beni delik deşik ediyor.

Bu arada, vatikan eşcinsel evliliğe karşı bir kampanya başlatmış.  Memleket sağlam adımlar atıyor ama Mustafa Kemal'in kadınlara seçme ve seçilme hakkı gibi; toplumun büyük bir kısmının olgunluğuna çok erken.  Bana az...  Adım atıyorsunuz diye arkadan yaygara koparan ise kendine sol zihniyet...

Sonra aşk bir bedene dönüşüyor yavaşça...

Dolanı dolanı gelir / ölüm yavaşça yavaşça / kalem alıp yaz derdimi / gülüm yavaşça yavaşça ...):  Oturduğum mahalle İstanbul'daki depremde felaket derecesinde yıkılması beklenen mahallelerden biri...  Nabeer?

Canımın istanbul köşesi, ver de gelsin neşesi gönlümün...  :)


aşk;
içimde kavrula kavrula sana dönüşen,
yüzüne, ellerine, tenine uzak kaldığınca değil
sen diye bildiğime yabancı düştüğünce eksildi içimden
... ve derdine deva diye sarıldığında bana
ellerine soğuk bir acıma duygusuyla uzandıysam
affet,
    yakıştıramadığımdan sana artık
                dilime kına diye yaktığım türküleri
 
ama
en çok, içimden yavaş yavaş eksilttiğin kendin sana acı vermeli