Bölüm 7
Sabahtan beri yagmur yagiyordui...
Selim tras oldu. Aksamdan hazirladigi takim elbisesini giydi. Arkadasina veda ederken elinden geldigi kadar iyi görünmek istedi...
Cami'de toplanan insanlarin çogunu tanimiyordu. Onur ve Erdinç'le birlikte bir kösede semsiyenin altinda duruyorlardi. Erdinç tabutun etrafinda duranlara bakti. Bu insanlarin bir kaçini fotograflardan taniyordu. Biri hariç....
Onur'a:
"Su sakalli adam var ya... Amcasi... Bizi yolda görmüstü... Tam kendimi tutamayip Bora'yi öpüyordum... Ve O'na yakalanmistik..."
Onur Erdinç'in aglamaya basladigini görünce sarilmak istedi.
"Iyiyim... Bu adam Bora'ya yapmadigini birakmamisti sonradan... Ibne demis benim için... Ne isin var o ibneyle demis"
Erdinç beraber geçirdikleri onca zamani düsündü. Tabutun basinda sirayla nöbet tutan insanlardan biri de Bora'nin amcasiydi. Bora'yi uzun süre zor durumda birakan, kendisi için de ibne diyen, sözde Bora'yi çok seven amcasi.
Bora'ya dokunmayi özlemisti...Sarilmayi öpmeyi...Ayrildiklarindan beri arkadas gibi davranmak zorunda kalmisti. O'nu ne öpebilmis ne de sevisebilmisti. Ikisi de kimseyle beraber olmamisti halbuki...
Erdinç son görevini yapabilmek için tabuta dogru ilerledi... Semsiyenin altindan çikip kendini yagmurun altinda islanmaya birakti...
Kosuyorlardi...Yerdeki su birikintilerine basmadan kosmaya çalisiyorlardi...
Insanlar pasajlara , tentelerin altina siginmisken; onlar yagmurda kosuyordu.
"Kaçtaydi film?"
diye bagirdi arkadaki...
Öndeki dönüp:
"Bilmem biletler sende ya!"
"Yooo"
"Tabi tabii"
Arkadaki yüzünü iyice burusturmustu. Yagmur damlalari huylandiriyordu onu.
"Çok komik görünüyorsun" dedi Bora.
"Sen de çok yakisikli görünüyorsun" diyerek sarildi Erdinç ve sonra öptü Bora'yi.
Tam o anda nereden çiktigi belli olmayan o adam dikildi karsilarinda.
"Nereye gidiyorsun Bora?"
Bunca insan yagmurdan kaçarken, Bora'nin amcasinin yürüyecegi tutmustu...Onlarla ayni yerde, Istiklal Caddesinin ayni tarafinda...
...Erdinç tabutun yanina geldiginde Bora'nin amcasiyla göz göze geldiler.
Adam tanimazdan geldi Erdinç'i, ve oradan hiç ayrilmayacagini belli etmek ister gibi yerinde hafifçe hareket edip durdu.
Erdinç:
"Izin verirseniz arkadasima ben de veda etmek istiyorum" dedi.
Adamin cevabi kesindi
"Gidin burdan"
O an adam için önemli olan "ibne" dediklerinin cenazeye gelmesiydi. Bora'nin ölümü ya da Bora'nin cenazesinde olmalari degil.
Erdinç adamin yanina yaklasip ayni onun gibi ellerini kavusturdu ve basini öne egerek beklemeye basladi.
Adam, O'nun varligindan rahatsiz olmustu. Biraz ileri gitti. Erdinç'e dokunmaktan kaçiniyordu. Erdinç bu yüzden biraz daha yaklasti adama. Sonra biraz daha...
Adam kazanamayacagini anlamisti. Hizlica uzaklasip Sunay Hanim'in yanina gitti. Sunay Hanim aglamiyordu artik, elindeki mendille agzini kapar gibi durmus, dalgin bakislarla, oglunu düsünüyordu.
Erdinç tabutun basinda yalniz kalmak için elinden geleni yapmisti ama simdi içini çok büyük bir aci kaplamisti. Orada sevgilisiyle ama yapayalnizdi. Tahta kutuya bakti. Sevdigi adam o kutuda yatiyordu su an...Uyuyordu...Uyuyor oldugunu hayal etti Erdinç.
Sonra fisiltiyla bir seyler söyledi...
"Seni çok seviyorum...Hala...Bunun saka oldugunu düsünüyorum bir an, sanki simdi gelecekmissin gibi, Saka Yaptim diyecekmissin gibi..."
Selim Erdinç'e bakinca vücudunun titredigini farketti...
"Agliyor yine"
Onur bu defa bir sey yapmadi
"Aglasin rahatlar, sabahtan beri kasiyor kendini"
Erdinç'in söyleyecek baska seyleri de vardi ama Bora'nin amcasi yapacagini yapmis, nöbet için birini yollamisti.
Son kez tabuta dokundu ve Selim'lerin yanina dogru yürüdü. Tüm o saniyeler boyunca islanmis oldugunu farketmemisti bile. Yagmur daha da siddetlenmisti. Tekrar semsiyenin altina girdigi anda minareden ezan sesi yükseldi.
Erdinç o an katilarak aglamaya basladi. Diger tarafta bankta oturan Sunay Hanim da agliyordu.
Saatler sonra yüksek sesli müzigin costurdugu insanlarin ortasinda odaya dogru ilerlemeye çalisiyordu Erdinç.
Ayla sovuna baslamisti bile...
Hoparlörlerden birinin üzerine çikmis dans ediyordu...
"I'm not that kinda Guy, sometimes i feel shy, i think i can fly...Nobody knows me!"...Madonna - Nobody Knows Me (Above and Beyond Remix)
Erdinç'i görünce inip yanina gitti...
"GöT-HAN SENI SORDU...NERDESIN YA?"
"IÇERIDE KONUSURUZ" dedi Erdinç , ama yüzündeki ifadeden anlasiliyordu, kötü bir seyler oldugu...
Ayla arkasindan seslendi ama Erdinç çoktan kalabaliga karismisti...
Bunun üzerine hoparlörün yanindaki genç çocugun yanina gitti...Çiktigindan beri O'nu seyrediyordu çocuk...Kalçasini O'na dayayip dans etmeye basladi, sarkinin nerede durup nerede patlayacagini biliyordu...Birlikte dans ettiler...
Sonra çocugun elinden tutup az evvelki yerine çikti. Dansina devam etti.
Erdinç odaya girdiginde, Ismet'le burun buruna geldi. O kadar bezgindi ki elindeki çantayi koltugun yanina birakip, oturdu. Sonra:
"Ne istiyorsun Ismet?" diye sordu.
Isyerinde kendisinden daha kidemliydi Ismet. Erdinç Ismet'e bagli olarak çalisiyordu. Her isin onayi Ismet'ten aliniyordu.
Ve Ismet su anda bir gay bar'in, peruklarla, kostümlerle dolu odasinda karsisinda dikilmis O'na bakiyordu. Erdinç ilk defa "BEY" diye hitap etmemisti Ismet'e.
Iki seçenegi vardi, ya üste çikacakti, ya da isini kaybetmemek için Ismet'in yapacaklarina göz yumacakti...
"Seninle konusmak istiyorum ama burada olmaz"
Erdinç tam sovunu bahane edecekti ki Gökhan içeri girdi...
"Oo...Madonna Bey sonunda tesrif etiler...Üstelik barin kapanmasina yakin gelmesi yetmiyormus gibi misafir de getirmis"
"Benim misafirim degil"
"Neyse ne!"
Gökhan makyaj masasina dayandi ve kollarini kavusturdu...
"Burada çalismaya basladigindan beri, "emir büyük yerden gelmis olmasaydi" diye baslayan hayaller kuruyorum...Seni kapi disari etme hayalleri...Ama artik yeter..."
Gökhan söylediklerinden büyük keyif aliyordu.
"Seni kovuyorum, hem kötü dans ettigin, hem de o erkek suratini ne yaparsan yap kadina benzetemedigin için..."
O arada kapi açildi ve Firat girdi içeri. Gökhan'in odada oldugunu görmemis gibi Erdinç'e:
"Iyi misin? Merak ettim" dedi.
Gökhan Firat'a bakti sonra Erdinç'e döndü...
"Bir de bu sebep var tabi" dedi.
Firat Erdinç'in etrafinda olmaktan hoslaniyordu. Simdiye kadar hiç bir sey belli etmemisti. Ama bu merakli hali tüm parçalari bir araya getirmisti.
Ayla'ya içki getirdiginde, bardagi almaya geldiginde, Erdinç O'ndan bir seyler istediginde o halleri, Erdinç'e bakislari...Hepsi anlam kazanmisti...
Ancak Gökhan bu isten hiç memnun degildi...Belki de kovmasinin tek sebebi Firat'in O'na olan ilgisiydi...
Erdinç de Gökhan'i yok sayarak:
"Bir sey yok, çikista anlatirim" dedi.
Bu Gökhan'i daha da sinirlendirmisti.
"Çikisi beklemene gerek yok simdi çikiyorsun" dedi...Sonra Firat'a döndü:
"Benimle gel kasayi sayacagim"
Erdinç çantasini aldi. Omzuna atti. Sonra Ismet'e dönüp
"Çikalim mi?" diye sordu.
Bardan çiktilar. Oturacak açik bir yer aradilar. Az sonra "Simit Dünyasi"na girdiler.
Ayla sovu bitince, o begendigi çocugun kulagina bir seyler fisildadi...Sonra odaya gitti...On dakika sonra bardan çikmaya hazirdi...
Çocuk da arkadaslariyla vedalasti. Içlerinden biri elindekini çocuga uzatti. O da kimse farketmeden arka cebine soktu. Sonra gömlegini cebinin üzerine indirip, biçagin siskinligini gizledi. Ardindan Ayla'nin yanina gitti.
Ayla'nin evine dogru yürürlerken, arkalarindan üç kisi daha geliyordu. Çocugun az önce vedalastigi arkadaslari...
~~ 7. Bölümün Sonu ~~
6. Bölüm için Tiklayin 8. Bölüm için Tiklayin
|