Bölüm 8
Ayla yanindaki çocuga dogru sokuldu. Çocuk kendinden biraz kisaydi. Yüzüne bakiyordu genç çocugun. Güzel bir yüzü vardi. "Keske böyle bir sevgilim olsaydi..." diye düsündü.
Ismet ve Erdinç cam kenarinda bir masaya oturmuslardi. Isyerinde bile konusmaktan çekindigi adam su anda karsisindaydi. Az önce sinirle cesaretlenip neredeyse kafa tutmustu Ismet'e, ama simdi duyabilecegi en kötü sözleri bekliyordu...
Ismet çayini karistirdi. Karistirmasi bir saat sürmüstü sanki. O da söyleyeceklerini tasarliyor olmaliydi.
"Neden Erdinç?" diye sordu
Erdinç sorunun amacini bile anlayamamisti.
"Adin ne senin?" diye sordu Ayla.
Çocuk güldü.
"Adimi ne yapican?"
Çocuk rahatsiz olmustu. Ayla'nin hissettigi ise aciydi.
Odada sevistigi adamlar gibi degildi ki bu çocuk. Evinde korkarak sevistiklerine de benzemiyordu. Çok güzeldi çünkü. Güzel gözleri güzel kirpikleri vardi. Dogudan geldigini tahmin ediyordu. Sivesi bozuk degildi ama teninin renginden belli oluyordu. Gömlegi de çok yakismisti O'na
Adini söylemek istememesi Ayla'yi hayallerinden uyandirmisti belki, ama geçirecekleri bir kaç saatin anisi kalacakti en kötü ihtimalle. Sonra tekrar gelirdi çocuk. Ayla'nin yeri belliydi.
"Ne demek bu?"
Erdinç Ismet'in gözlerinde bir ipucu aradi.
"Neden yapiyorsun bu isi?"
Erdinç çok sert bir cevap vermek istedi.
"Sen neden kulislerde, soyunma kabinlerinde sikisiyorsun" demek istedi.
Ama sadece sustu.
Suskunlugu uzun sürmüstü çocugun. Ayla dayanamadi
"Hadi ama hiç biseyin yok mu anlaticak?"
Çocuk bir sigara çikardi cebinden. Yakmak için durdu. Ayla'da durdu. Sonra arkadan gelenleri gördü Ayla.
Çocuga dogru yanasti.
Bu saatte sadece sarhoslar olurdu yollarda. Arkalarindan gelen bu adamlar da sarhostu büyük olasilikla. Karanliktan, ya da gece sokakta yürürken kaybolmaktan korkan çocuklar gibi sokuldu adini bilmedigi yabanciya. Yanindan geçip gitmelerini bekledi adamlarin.
"Bunda kötü bir sey yok ki?" dedi Erdinç
Verdigi bu zavalli cevaba takildi akli, ama söylenmisti artik. Ismet'ten özür diler gibiydi.
Ismet göstermelik aldigi simidi yemeyecekti ama ikiye böldü. Sonra tepsiye birakip ellerini çirpti. susamlar ellerine yapismisti.
"Paraya mi ihtiyacin var? Bunun için baska ne sebebin olabilir?"
Erdinç karsisindaki adamin babacan tavrini anladiginda, az önce aklindan geçen cevap için utandi.
"Senin gibi bi adamin ne isi var orada Erdinç?"
Ismet Erdinç'in escinselligini yargilamiyordu, Erdinç'i yakistiramiyordu oraya.
Erdinç, Ismet'in karsisinda, tipki babasindan azar isittigi anlardaki gibi ses çikarmadan bekliyordu. Sözlerin bitmesini bekliyordu.
"Senin gibi adamin ne isi var orda" dedi babasi.
Erdinç üniversiteye girdigi sene, ilk defa gittigi gay barda, babasinin arkadaslarindan biriyle gözgöze gelmisti.
Bu olay babasina hemen yetistirilmisti.
Babasiyla gece, sebebini bilmedigi bir yürüyüse çikmislardi. Sebebi ortaya çiktiginda ise Erdinç çok uzakta bir yerde olmayi diliyordu.
"Gittin mi Erdinç?"
"Arkadasim götürdü"
Erdinç söylenebilecek en kötü yalani söylemisti o an. En inandiriciliktan uzak bahane. Bu cevabi yüzünden bir baska soru çikmisti karsisina
"Kim o arkadasin?"
Erdinç babasinin tanimadigi bir isim söylemek istedi. Ama biliyordu... Gerekirse gelir her gün okulun kapisinda beklerdi, ismini söyleyecegi arkadasini arar bulurdu babasi.
"Kim dedim?"
Erdinç babasina yalan söyleyemiyordu.
"Senin gibi adamin ne isi var orda?"
Erdinç babasina sokuldu.
"Özür dilerim baba" dedi. Sonra gözlerinden yaslar bosaldi.
Babasiyla sarildilar. Bir daha bu konu hiç konusulmadi. Erdinç Gay oldugu için özür dilemisti babasindan. Hayallerini yiktigi için. Ve babasi da bunu anlamisti.
Parkta yürüdüler bir süre. Bir bankta oturdular.
Erdinç rahatlayincaya kadar agladi. Babasi sigarasindan çikardi öfkesini. Söndürmek için üzerine bastigi sigaradan çikardi hirsini. Ama hiç bir sey söylemedi Erdinç'e.
Sonra Erdinç'i tutup omzuna yasladi. Sikica sarildi ogluna. Erdinç'in aglamasi daha da siddetlendi.
Ayla çocuga siginmisti.
Adamlar iyice yaklasti. Cadde büyüktü ama Ayla'nin yakinindan geçiyorlardi.
"Bekleyelim geçsinler" dedi Ayla. Hem çocuga siginiyordu ama bir yandan da O'nu korkmamasi için rahatlatmaya çalisir gibi kulagina fisildamisti bu cümleyi.
Ayla tekrar koluna girmisti. Çocuk diger eliyle arka cebine uzandi.
Adamlar geçerken Ayla, baska tarafa bakmaya çalisiyordu. Gözgöze gelirse kavga çikabilir diye düsünmüstü.
"Cüzdanini ver" dedi.
Ama adamlardan biri degildi bunu söyleyen, Ayla'nin koluna girdigi çocuktu.
Ayla çocugun yüzüne baktiginda az önce güzelligine hayran oldugu hatlarin, korkunç bir hal aldigini gördü.
"Cüzdani ver dedim"
Ayla tam çocugun kolundan çiktigi sirada diger adamlarin arkasinda durdugunu farketti.
"Tamam, bisey yapma bana"
Etrafini sarmislardi. kaçabilmek için birini geçmesi gerekiyordu. Elini çantasina atti. Çantada cüzdani aradi. Sonra çantadan çikardigi biçagi solundaki adama sapladi.
Adam bagirarak dizlerinin üstüne çöktü. Biçak bacaginda saplanmisti.
Bu sirada Ayla etrafindakileri iterek kosmaya basladi.
Arkasindan kosanlarin nefeslerini ensesinde hissediyordu. Bagiriyordu.
"Yardim edin"
"Erdinç seni seviyorum, sen iyi bir insansin. Isyerinde belki de örnek gösterebilecegim bir iki kisiden birisin..."
Ismet Erdinç'e duymayi beklediginden çok farkli seyler söylüyordu.
"Bu isi seviyorum" dedi Erdinç. "Para için filan da yapmiyorum"
"Sana yakismiyor"
"Yakismayan ne? Gay olmam mi? Gay barda çalismam mi?"
Erdinç o sirada babasina yillar önce o gece söyleyemedigi, çekindigi sözleri söylüyor gibiydi. Bunu açikça söyleyemedigi için duydugu pismanlikla bagiriyordu Erdinç. Babasina Gay oldugunu söyleyememisti.
En yakinindaki, en sevdigi insani, daha kendini tam olarak tanitamadan kaybetmisti.
Ismet'e bagirarak bunu telafi edebilecegini sandi bir an ama içindeki o yara oradan ayrildiginda hala sizliyordu.
Ayla bilmedigi bir yola girmisti.
Sokagin sonuna dogru kostu. Saga dogru döndügünde eski bir evin sokagi bitirdigini gördü. Bu eski ev ve yanindaki iki büyük apartman, yolunu kesmisti. Evin, büyük bölümü yikilmis olan bahçe duvarlarindan birinin arkasina saklandi.
Uzun zamandir kesilmemis olan otlar, o hareket ettikçe hisirdiyordu.
Nefesi hizlanmisti. Yardim için bagiramiyordu. Yerini bulamamalarini umuyordu.
O sirada hemen bir kaç adim ilerisinde otlarin hisirdadigini duydu.
"Burda" diye seslendi biri
Ayla yerinden kalkmaya çalisti. Hemen yanina gelmis olan çocuk omuzlarindan asagi dogru bastirdi Ayla'yi. Kalkmasina izin vermedi.
Sonra biçagini saplamaya basladi.
Ayla'nin kisik sesi duyuluyordu.
"Yapma" diyordu "Ne olur yapma"
Bir daha batirdi biçagi çocuk. Sonra çikarip bir daha.
Ayla acidan agliyordu. Kafasini kaldirip
"Dur artik ne olur" diye yalvardi. O anda çocugun yüzünü gördü. Az önce hayran oldugu yüzüne bakti. Çocuk Ayla'nin çantasini alip uzaklasti.
Ayla otlarin hisirtisini duydu. Sonra kosan adamlarin ayak seslerini. Duvara yaslandi. Aglayarak bagirmaya çalisti
"Yardim edin"
~~ 8. Bölümün Sonu ~~
7. Bölüm için Tiklayin 9. Bölüm için Tiklayin
|