Bölüm 9
"Yardim edin" diye yalvariyordu Ayla.
Halsizlestigini hissediyordu. Bir defa daha ayaga kalkmayi denedi. Sanki hareket ettikçe vücuduna biçaklar saplaniyordu yeniden.
Yüzüstü yere düstü. Kuru otlar yüzüne batiyordu.
Görüsü bulaniklasmaya basladiginda bir karalti gördü hemen yani basinda.
Ezilen otlarin sesini duydu. Sonra her yer karardi
Erdinç, Istiklal Caddesi boyunca yürürse sakinlesebilecegini düsünüyordu. Galatasaray Lisesi'nin önüne geldiginde, cep telefonu çaldi. Selim'di arayan.
Açmak istemedi Erdinç. Bir kötü haberi daha kaldiramayacakti. Az sonra telefon sustu ve bir kaç dakika sonra bir mesaj geldi.
"Yarin Sunay Teyze'ye gidiyoruz, bayram için. Gelmek istersen bana haber ver. Birlikte gidelim"
Erdinç mesaja olumsuz bir cevap vermek yerine, sessiz kalmayi tercih etti.
Ayla gözlerini açtiginda burnunun dibinde bir çift ayakkabi vardi. Kafasini kaldirdi. Ayakkabilarin kime ait oldugunu görmek istedi. Ancak hemen yani basinda dikilen kisinin yüzünü, günesin parlak isigi yüzünden göremiyordu.
Sabah olmustu.
"Ne yaptilar sana?"
Ayla sesin sahibini çok iyi taniyordu, ama orada olabildigine inanamiyordu Kenan'in. Kenan O'nun tek askiydi.
Tünele vardiginda, Karaköy'e inmekle Taksim'e geri dönmek arasinda karasiz kaldi Erdinç. Yagmur çiselemeye baslamisti. Duraga gidip banka oturdu. Metal bank soguktu. Ellerini bacaklarinin arasina sikistirip bir süre geçen insanlara bakti. Tam karsisindaki sokaktan müzik sesi geliyordu. Yagmur'un dinmesini bekleyecekti.
Ayla ayaga kalkmak istiyor ancak ayni aciyi yasamaktan korkuyordu. Biçaklar yeniden saplaniyordu vücuduna; her hareket ettiginde.
"Canin çok aciyor mu?" diye sordu Kenan.
Ayla biraz kipirdadi ancak o an, az önceki batma hissinin olmadigini farketti. Otlar yüzünü de acitmiyordu.
"Dur hareket etme" dedi Kenan sonra elini cebine soktu.
Erdinç oturdugu için üsümeye baslamisti. Gecenin bu saatinde issiz yollardan Karaköy'e inmek yerine Taksim'e dönmeye karar vermisti.
Tam ayaga kalktiginda telefonu çaldi.
"Alo?"
"Erdinç sen misin?"
Firat'in telasli sesi duyuluyordu.
"Kimsiniz?"
"Erdinç ben Firat...çocuklari...Ayla'ya..."
Firat'in sesi kesiliyordu.
"Ne oldu Firat?"
Telefon kapandi. Erdinç çikan numarayi aradi ancak Firat'a ulasilamiyordu.
"Kipirdama Ayla, ben seni kucagima alirim"
Ayla bunu duyduguna sevinmisti. Kenan Ayla'ya dogru uzandi, O'nu kucagina alirken, etraf kararmaya basladi, ve tekrar o batma hissiyle irkildi.
"Merak etme..." diyordu tanidik bir ses, "...kurtulacaksin"
Erdinç Taksim'e dogru yürürken yagmur siddetlenmisti. Firat'i tekrar tekrar aramasina ragmen ulasamiyordu. O an aklina Ayla'yi aramak geldi.
Ayla acisindan gözlerini simsiki kapatmisti. Dislerini sikiyordu. Bu sirada agzina kan tadi geliyordu. Sonra Kenan konusmaya basladi.
"Ne olur birakma kendini?"
Ayla acisinin yok oldugunu hissetti. Sonra bir kaç adim ileride hava yine karardi, ve yagmur yine yüzüne yagmaya basladi.
Tekrar aciyla inliyordu Ayla.
Erdinç Ayla'nin numarasini çevirdi. Telefonu Firat açti.
"Ne oluyor Firat?"
"Erdinç, Siraselvilere git. Taksim ilk Yardim'a geliyoruz"
"Ayla'ya ne oldu?
"Oraya gel Erdinç"
Ayla Kenan'in kendisine seslendigini duydu.
"Konus benimle..." diyordu Kenan sonra Firat'in sesi devam ediyordu "...sakin uyuma Ayla"
Firat'i duymaya basladiginda aci ve soguk geri geliyordu ama Kenan konusmaya baslayinca ne aci kaliyordu, ne de agzindaki madeni tat. Ayla hep Kenan'in kollarinda olmak istiyordu, hep O'nun sesini duymak, orada olmak. Orasi aydinlik, sicak ve huzurluydu.
Erdinç Taksim Ilk Yardim Hastanesine geldiginde hemen kapidaki görevliye Ayla'yi ve Firat'i tarif etti. Ayla'nin gerçek adini bilmedigi için pek de ciddiye alinmadi. Sonra kapida Firat belirdi. Ayla Firat'in kucagindaydi, ve kiyafetleri kan içindeydi.
Firat'in daha fazla gücü kalmamisti. Erdinç Ayla'yi kucagina almak için uzandi.
Ayla, son bir kaç dakikadir Kenan'in kokusunu duyuyordu.
"Uyuma" diyordu Kenan, "Az yolumuz kaldi" Artik cani da acimiyordu. Firat'in sesini duymaz olmustu. Gözlerini açip yaralarina bakti. Hepsi kan izleriyle beraber silinmisti sanki.
Yol boyunca gözlerini açabildigi anlarda Kenan'in yüzüne bakmisti. Yüzündeki donuk ifadeyi inceledi ve sordu
"Nereye gidiyoruz?"
Kenan durdu. Kafasiyla ileriyi isaret etti. Ayla basini gittikleri yöne çevirdiginde uçsuz bucaksiz bir uçurumun basinda durduklarini gördü. Sis kaplamisti her yeri. Hayir sis degil, gri bir duman. Günes'i göremiyordu artik. Kenan Ayla'yi birakmak için uzandi. Ayla düsecegini hissetti. Toprak altindan kaymisti.
Erdinç, Ayla'yi Firat'in halsiz kalan kollarindan almaya çalisirken, Ayla'nin basi arkaya dogru düstü.
Kenan O'nu uçurumun tepesinden asagi birakmisti. Ayla son bir hamle yapti.
"Hayir birakma!" diyerek Kenan'in koluna sarildi. Sonra aciyla irkildi. Koluna tutundugu kisi Erdinç'ti ve Ayla gözlerini sonuna kadar açmis yüzüne bakarak yalvariyordu.
"Sakin birakma!"
Erdinç hastaneye girdi, koridor insanlarla doluydu ama görünürde hiç doktor yoktu.
"Arkadasim ölüyor!" diye bagirdiginda bir kaç kisi Erdinç'in yanina geldi, aralarindan biri
"Doktorlar nerede?" diye bagirdi. Erdinç Ayla'yi kucaklamis, Ayla ise Erdinç'in koluna siki siki yapismisti
Ayla ilk defa o an Erdinç'in kollarinda oldugunu fark etti.
"Erdinç...Ölmek istemiyorum"
~~ 9. Bölümün Sonu ~~
8. Bölüm için Tiklayin 10. Bölüm için Tiklayin
|