|
Hans ve Hurafe
selam
Hızır tezkiresi ve zıg zag
öğretisi baştan sona hurafeden başka bir şey değildir.Kuranın
cifir ilmiyle yorumlanması ise apaçık bir sapıklıktır.
Cifr ve ebced;Kutsal
kitaplardaki harflere heva ve heves doğrultusunda anlamlar
yüklemek suretiyle gaybden sallamalarda bulunma yöntemidir
Binlerce seneden beri tüm
kahinlerin,sihirbazların, hokkabazların,şarlatanların
vazgeçilmez sanatıdır cifr ve ebced
Hansta işte bunlardan biridir
EBCED
Cümel, Cifr,
Sayı sembolizmi.
Ebced veya
Ebûced, Arap alfabesindeki harflerin kolaylıkla hatırda kalması
için düzenlenen bir hârf dizisi ile bu harf dizisinin her birine
tekabül eden bir rakam değeri sistemi ve diziyi oluşturan sekiz
kelimenin ilkinin adıdır.
Harflerin her
birine 1'den 1000'e kadar matematik değerler verilmiştir.
Bu sekiz temel
kelime şöyledir: "Ebced, Hevvez, Huttiy, Kelemen, Se'fes,
Karaşet, Sehaz, Dazığ".
Bu kelimeler
aslında İbrânî, Ârâmî Süryâni alfabelerinin harfleriyle -sessiz
harfleri dikkate alınarak aynıdır. Alfabe Araplara Nebatîler
yoluyla gelmiştir. Sâmi alfabelerinin hemen tamamında bir rakam
değeri olan harfler sistemi kullanılmıştır. Eski Ön Asya
dillerinden Akadça ve Asurca'da bile bu değerler kullanılmıştır.
Yalnız
başlarına hiçbir anlamı olmayan ve sadece ezberleme işini
kolaylaştıran bu sembolik sekiz kelimeden başka harflerin sırası
ve bunların sayıları göstermekte kullanılmaları bakımından
İbrânî ve Ârâmî dillerindekiyle aynıdır. Hemze'den, K'ya kadar
olan harfler 1-100, son dokuzu da 200-1000 sayılarına delâlet
eder. Yine bir başka eski sistemde aynı yazı şeklinde olan
harfler biraraya getirilip her grubun ilk harfinden sonra o
harfe benzeyen diğer harfler sıralanır. Meselâ, "Te", "Se",
harfleri "Be"den sonra konulmuştur. Yalnız "Lam", "Vav", ve
"Ye", harfleri sona bırakılmıştır. Bu sıra Mağrib alfabesinde
bugüne kadar muhafaza edilmiştir: Elif, Be, Te, Se, Ha, Cim, Hı,
Dal, Zel, Rı, Ze, Tı, Zı, Kef, Lam, Mim, Nun, Sad, Dat, Ayın,
Gayın, Fe, Kaf, Sin, Şın, Lam, Vav, Ye.
Rakam değerli
harf sistemi, çivi yazısının kullanıldığı döneme kadar inen bir
tarihi kökene sahiptir. Bu da vahiyle ilgisi olmayan bir alana
yayılmış olduğunu göstermektedir.
Cürhümî
alfabesi temeline dayanan Arapça harfler diğer Sâmi dillerinden
farklı olarak sıralanmaktadır. Bu sıra İsmail (a.s.) zamanında
ilk kez Arapça'ya uygulanmıştır. Sekiz kelimeden ibâret Ebced
alfabesi yirmi sekiz harftir. Bunlara kolaylıkla öğrenilsin diye
"İslâmî" bir kılıf giydirilmiştir. Meselâ:
1. Ebced'in ilk
altı kelimesi olan Ebced, Hevvez, Huttiy, Kelemen, Se'fes,
Karaşet; Şuayb (a.s.)'ın kavminden altı askerin adıdır. Bunlar
Medyen ülkesinin şahları olup, Kelemen, hepsinin büyüğüydü ve
harfleri bu şahlar düzenlemişlerdi. Onlar, Medyen ve Eyke
halkıyla birlikte helâk oldular.
2. Harfler altı
şeytanın adına göre düzenlenmiştir. Bu şeytanlardan korunmak
için kelimelerin sonuna "Fetebârekallahu bi ahseni'l Hâlikın"
ibaresi eklenmiştir
3. Ebced
kelimeleri haftanın günlerinin adıdır. Harflerin sırası gün
adlarındaki sıraya göre düzenlenmiştir.
Bu iddiaların
hepsi de İsrailiyattan ibârettir ve uydurmadır. Ebced hesabını
İslâm tarihinde ilk kez yahudiler yapmışlardır. Rasûlullah'a
gelen bir grup yahudi Kur'an-ı Kerim'deki hurûf-ı mukattaa adı
verilen Elif, Lâm, Mim, vb. harflerini Ebced'e göre
değerlendirip, "İslâm ümmetinin ömrü, "Elif: 1, Lâm: 30, Mim:
40" olarak toplam 70 veya 71 yıldır" demişler; kendilerine
hurûf-u mukattaa ile başlayan "Kef, He, Ye, Ayn, Sad, gibi diğer
ayetler hatırlatılınca önce hesap etmeye başlamışlar, sonra bu
işin altından çıkamamış, zihinleri karışmış, rezil olmuşlardır.
Ashab ve Rasûlullah (s.a.s.) onların bu çocukça hesap işine
gülmüşlerdir.
Bazı âlimlerin
de yalnız fonetik fizyolojisi ilkelerine göre tanzim edilmiş bir
alfabe sistemi vardır. Bu sistemde gırtlak sesleri ile arka
damak sesleri başta gelir ve ağız önünden çıkarılan sesler ile
dudak sesleri sona bırakılmıştır. Halil b. Ahmed'in "Kitâbü'l
Âyn'ında sıra şöyledir:
(ayn-ha-lamelif-gayn-gaf-kef-şın-sad-dad-sin-ra-tı-dal-te-zı
-zel-se-ra-lam-nun-fe-be-mim-vav-elif-ye)
Bu sıra
el-Ezherî'nin "Tehzib"inde ve İbn Sîde'nin " el-Muhkem"inde de
aynıdır.
Hvaş erbâbı
harflerin âdedlere delâlet etmek özelliğine dayânarak eski
devirlerde Ebced vb. kelimeleri büyü ve sihirde kullanmışlardır.
Bu sistemde Elif'ten Ğayın'a kadar her harfe bir tanrı adı ile
tabii kuvvetler tekâbül eder. Bir taraftan aded ile harf
arasındaki bu ilişkiler diğer yandan bunlara tekâbül eden
timsaller sayesinde amelî bir sır sistemi geliştirdiklerine
inanmışlardır. Meselâ, efsun ve muskacılıkta, harflerin adedi
değerlerine göre toplanır ve bu toplamın "cinler âlemi" ile
ilişkisi bulunduğu kabul edilir. Bütün bunlar boş, şeytani
uğraşıdan başka birşey değildir.
Ebced hesabı
Fars ve eski Türk edebiyatında tarih düşürmede de
kullanılmıştır. Meselâ İstanbul'un Fetih tarihi için Kur'ân-ı
Kerîm'den "Âherûn" kelimesi düşürülmüştür. Bunların toplamı
(elif+gayn+ra+vav+nun)=1+600+200+6+50=857
çıkmaktadır ve
bu tarih Hicri 857 (M. 1453) yılı olan fetih tarihidir. Aynı
şekilde Elmalılı M. Hamdi Yazır, tefsirinde Molla Câmi'den
naklederek Sebe sûresinin onbeşinci âyetindeki "Beldetün
Tayyibetün" (iyi bir belde) ifadesi ile İstanbul'un fethinin
kastedildiğini ve İstanbul'un fetih tarihinin (857 H. yılının)
bu cümlenin ebcedi ile haber verildiğini yazmaktadır (Elmalılı
Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, İstanbul 1936, V, 3956).
Ayrıca şâir
Fuzûli, Kanunî Sultan Süleyman'ın Bağdat'ı fetih tarihi olan 941
H. yılı için; "Geldi burc-i evliyaya padişah-ı namdâr" mısraını
tarih düşmüştür. Yine Sultan Abdülmecid'in saltanata geçişine de
"Bir iki iki delik Abdülmecid oldu Melik" mısrası ile tarih
düşmüşlerdir.
Hatta bazen
halk arasında dolaşan ve Kur'an-ı Kerim'in şifa ile ilgili
âyetlerinin ebced hesabına göre rakamların yazılıp bunlarla
yapılan muskalar bulunmaktadır ki, bu rakamların şifa vereceğine
inanmak küfürdür. Bu gibi hususlar Hz. Peygamber'in sünnetinde
olmadığı gibi ashab, tâbiîn ve büyük imamların böyle bir şeye
başvurmadıkları ilmen ve tarihen bilinen bir husustur. Ebced
hesabına dayanarak ortaya çıkan Hurûfilik, bu işi Kur'ân ile fal
bakmaya kadar götürmüştür. Bir devlet kuruluşu olarak Diyanet
İşleri Başkanlığı'nın, devletin dinî anlayışını yansıtmak üzere
1960'larda yayımlanan ''Allah Bizimle" adlı bir kitapçıkta Ebced
hesabı ile Hz. Peygamber (s.a.s.) ile ilgili olan bir âyeti, 27
Mayıs 1960 askeri darbesine tarih düşürmeye çalışmıştır. Oysa bu
hesaplar, bir İsrailiyyat uydurması olup İslâm ile hiçbir ilgisi
bulunmamaktadır.
Bütün hurûf-û
hecâ denilen yirmi sekiz harfi içine alan Ebced harf tertibinde
harflerin sayısal değerleri şöyledir:
Ebced: Elif :
1, Ba : 2, Cim:3, Dal:4 Hevvez: He : 5, Vav : 6, Ze : 7 Hutti:
Ha : 8, Tı : 9, Ya : 10 Kelemen: Kef : 20, Lam : 30, Mim : 40,
Nun : 50 Se'fes: Sin : 60, Âyn : 70, Fe : 80, Sad : 90 Karaset:
Kaf : 100, Rı : 200, Şın : 3002 Te : 400 Sehaz: Se 500, Hı: 600,
Zel : 700, Dazığ: Dad : 800, Zı : 900, Ğaym 1000.
Bugün ancak
eski kitâbelerde ebced hesaplarına rastlanmaktadır. Arap
harflerinin kutsal ve bâtıni bir ilim olan "Cifr" ile ilgili
olan sayı sembolizminin Hz. Ali (k.s.) tarafından kodlandığı
iddia edilir (S. Hüseyin Nasr, İslâm ve İlim, İstanbul 1988, Çev:
İlhan Kutluer, s.77). Bunun uydurmadan başka birşey olmadığı
açıktır.
Şâmil İA
ANA SAYFA
http://www.sevde.de/islam_Ans/E/ebced.htm |