| * Tolstoy'un eserlerindeki kişilerin gerçek duyguları,çoğu zaman sözle değil,bir gülümseyişle,bir bakışla,bir vücut hareketiyle,hatta susmakla anlatılmaktadır... |
| * Günün isteklerine göre yaşamak,yani kendini unutmak... |
| * Elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım,suçluyum suçluluğumu anlatacak söz bulamıyorum... |
| * Tolstoy'un köy hayatını sevmesi,köylülere sempati duyması,tıpkı onun gibi şehirlilerin yaşayış tarzını beğenmeyişi,şehir hayatını suniliğinden hoşlanmayışı ve onun gibi açık yürekli,samimi oluşu ve kendini ahlakça mükemmelleştirme yolunda harcadığı gayretlerdi.Başka bir benzerlikte ihtiraslı içtepilere kolaylıkla kapılabilir oluşu,çabucak bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçmesi,yerleşmiş düşünceler ve otorite sayılan kişilere karşı tepki göstermeye her an hazır oluşudur... |
| * Onlardan her birisi,kendi yaşantısının gerçek yaşayış olduğunu,dostunun yaşantısının ise hayalden başak bir şeye olmadığını savunurdu... |
| * Bunlarda bir eksiklik görmek şöyle dursun,onları gizleyen şiir dolu perde arkasında en yüce duygular,her türlü üstünlükler bulunduğunu sanıyordu... |
| * Ama o aşıktı.Bunun içinde onu her bakımdan öylesine mükemmel,yeryüzünün öylesine üstün,kendisini ise yeryüzünün öylesine aşağı bir varlığı olarak görüyordu ki,ne başkalarının ne onun kendisine layık görebileceğine ihmal verebiliyordu... |
| * Kendisi gibi güzel olmayan,iyi yürekli bir insan dost olarak sevilebilirdi ama,onun kızı sevdiği aşkla sevdiği aşkla sevilebilmesi için çok güzel ve en önemlisi,özellikleri buluna bir kişi olması gerektiğini sanıyordu... |
| * Kendisi ancak güzel,esrarlı özellikleri bulunan kadınları sevebilirdi... |
| * Ona da güneşe bakmaktan kaçınır gibi uzun uzun bakmaktan kaçınarak aşağı indi,ama bakmadığı halde güneşi nasıl görüyorsa,onu da bakmadan görüyordu... |
| * Ama onda,her zaman,bir sürpriz gibi insanı şaşırtan şey,gözlerinin yumuşak,sakin,dürüst anlatımı ve özellikle beni büyülü bir dünyaya götüren gülümseyişi idi... |
| * Sevdiğimin o olmadığını biliyorum,ama yine de onunla çok neşeleniyorum... |
| * Onun bu yüz anlatımındaki değişikliğin ne manaya geldiğini düşünüyor,bazen bir umut belirtisi olduğuna kendisini inandırıyor,bazen kendisini umutsuzluğa kaptırıyor,beslediği umutların çılgınlık olduğunu açıkça görüyordu... |
| * Platonik aşkta facia olamaz çünkü bu biçim aşkta her şey açık ve temizdir... |
| * Suçlu bütün felaketin kendi suçluluğundan ileri geldiğini hissediyorsa,suçsuzdan daha çok acı çeker... |