ANNA KARENİNA 2

* Gözlerinin onu şaşırtan ve kendine çeken ciddi,kimi zaman üzgün anlatımı olmasa,hareketlerinin kıvraklığıyla,tazeliğiyle,kah gülümseyişinde,kah bakışlarında yer eden yüzünün canlılığıyla,meraklıların erişemediği yüksek bir dünyası,karışık ve şairce bir dünyası olduğunu hissediyordu...
* Evet ben de herkesi tiksindiren iten bir şey var diye düşünüyordu.Ben başkalarının işine yaramıyorum,bunun kendimi beğenmişlikten ileri geldiğini söylüyorlar.Hayır bende kendimi beğenmişlikte yok! Ben de kendimi beğenmişlik olsaydı bu duruma düşmezdim...
* Elbette onu seçecekti Böyle olması gerek .Kimseden ve hiçbir şeyden şikayete hakkım yok! Suç bende.Hayatını benim hayatımla birleştireceğini düşünmeye ne hakkım vardı?Ben kimim?Ben neyim?Hiç kimseye gerekli olmayan bir kişiyim...
* Bir düşünce perişanlığı içinde boğulduğunu,kendinden hoşnut olmadığını,bilmediği bir şeylerden utanç duyduğunu hissetti...
* "Hayır sen bizden ayrılamayacaksın,başka bir adam olmayacaksın,eskiden ne idiysen;kuşkularınla kendinden sonsuz hoşnutsuzluklarınla,kendini düzeltme yolundaki boş çabalarınla,düşüşlerinle ,sana nasip olmayan ve senin için imkansız olan bir mutluluğu sonsuz bekleyişinle yine öyle kalacaksın!"Ama bunu söyleyen eşyaları idi.Ruhunda bir başka ses,geçmişe boyun eğmemek gerektiğini,insanın kendini her hale sokması mümkün olduğunu ona söylüyordu...
* Onun evlenme üzerine olan anlayışı,evlenmeyi sosyal yaşayışının birçok gereklerinden biri olarak sayan pek çok tanıdıklarının anlayışına uymuyordu.Ona göre evlenme ,bütün mutluluğunun bağlı olduğu hayatın başlıca meselelerinden biri idi.Ve şimdi bundan vazgeçmek gerekiyordu...
* Bu ne kadar tuhaf olursa olsun hayallerinden vazgeçmediğini ve bunlarsız yaşayamayacağını hissetti.O olsun ya da bir başkası olsun,ama işte bu hayal olacaktı...
* İnsanın hayatın elinde,geçmişin elinde oyuncak olması ne saçma şeydir.Daha iyi yaşamak için,çok daha iyi yaşamak için çaba harcamak gerek...
* Ne var ki okumak yani başkalarının hayat yansımalarını izlemek hoşuna gitmiyordu.Kendisinin yaşamaya çok ihtiyacı vardı...
* Hiçbir sözünüzü,hiçbir davranışınızı hiçbir zaman unutmayacağım,unutamayacağım!...
* Onun bulunduğu yere gittiğini,şimdi hayatının bütün mutluluğunun,hayatının biricik anlamının onu görmek,onun sesini duymak olduğunu biliyordu...
* Ama bilemezsin başta kendim olmak üzere her şey bana ne kadar iğrenç,ne kadar çirkin ve kaba görünüyordu .Kafamın içinde ,kendimle ilgili ne iğrenç düşünceler bulunduğunu tasavvur edemezsin.Sanki içimde ne kadar iyi şeyler varsa hepsi gizlenmiş de yalnız en iğrenç şeyler kalmış...
* Onu bulacağını umduğu bir gece toplantısına gidip de onu bulamayınca ,gönlünü kaplayan kara düşüncelerden,kendi kendini aldattığını,Onun bu arkasına düşmelerinden hoşlanmak şöyle dursun bunun hayatının bütün ilgisini teşkil ettiğini anladı...
* Aşk;bu kelimenin benim gözümde çok büyük sizin anlayabileceğinizden çok çok daha büyük bir anlamı olduğu içindir ki,ben bu kelimeyi sevmiyorum...
* Bu reddedilişinde kendi oynadığı rolü hatırlayarak ona utanacak bir acı veriyordu.Bu işte hiçbir suçu olmadığını,kendi kendine ne kadar söylerse söylesin,bu hatıra,bu çeşit utanç verici hatıralarla birlikte onu titremeğe ve kızarmağa zorluyordu...

BACK
NEXT