| İSYAN GÜNLERİNDE AŞK |
| * Onu tanıdığı ilk günden beri sevmiş bu aşkta ,birçok aşk gibi mutluluklarla değil,kuşkularla ve çaresizliklerle beslenmiş,uzun yıllar içinde kişiliğinin,varlığının bir parçası haline gelmişti,bu aşktan kurtulamıyor,dahası kurtulmakta istemiyordu... |
| * O uzakta olan kendisine gelmeyecek birisini seviyordu ve aralarındaki tek bağ kendisinin duyduğu aşktı,unuttuğu anda aralarındaki bağ tümüyle kaybolup gidecekti ve bunu düşünmeye bile tahammül edemiyordu... |
| * Bütün kırgınlığına,çaresizliğine,terk edilmişliğine rağmen hatta belki de bu kırgınlık,çaresizlik ve terk edilmişlik yüzünden o güzel kadını hemen hemen her gece rüyasında görmüş,bu acı dolu yalnızlıktan kendisini ancak o kadının çıkartabileceğini düşünmüştü... |
| * Özlem bazen dayanılmaz hale gelip sadece ruhunu değil bedenini de hırpalamaya başladığında,sancılı bir hastanın bir morfin için yalvarması gibi unutmak için yakarıyor ama bedeninin bu yakarışına ruhu başkaldırıyor... |
| * Onun en güzel hallerini,saçlarını,gözlerini,ellerini hatırlıyordu,unutma ihtimalinin onun tümden hayatından çıkması olduğunu kavrıyor,aşık herkes gibi unutmak için yakarıyor.O anda unutma fikrine bile tahammül edemiyordu... |
| * Bir gün,duyduğu aşk,ondan habersiz olarak kendisini bırakıp gitmedikçe,o aşkını bırakamayacaktı... |
| * Aslında sevebilmek için acı çekmek zorunda olan insanlardan değildi:o sevdiği zaman bütün ruhuyla,varlığıyla seviyordu:bu sevgiyi bir engel,bir çaresizlik,bir oyun ya da bir ihanet daha fazla arttıramazdı... |
| * Bir umutla ya da hayalle beslenemeyen bu aşk beslenemeyen bütün aşklar gibi güçsüzleşmenin ilk işaretini vermiş,başka bütün aşklar gibi birine duyulan ilgiyle,küçükte olsa ilk yarayı almıştı... |
| * Büyük kederleri unutturacak büyük mutluluklar bulmak derin ve keskin acılar yaşamakta olan insanlar için neredeyse imkansızdır.taşınması zor bir azabın altında ezilen insanlar,bazen büyük bir mutluluk ihtimali kapılarını çalsa da o kapıyı açacak gücü kendilerinde bulamazlar,hatta sessizce durup kapılarını çalan bu beklenmedik yolcu gitsin diye beklerler:kederli insanları hayata döndürüp yüzlerini gülümsetecek tılsım küçük,ani ve kısa sevinçlerde gizlidir... |
| * İhanete uğramış her erkek gibi ,bu ihanete ne kadar öfkelenirse öfkelensin,gizliden gizliye,onu çektiği acıdan ancak acıyı yaratanın kurtarabileceğine inanmış,hayaller kurmuştu... |
| * Onu sevdiğinde ruhunun hiçbir zerresini sakınmamış kendisine hiçbir şey ayırmamış,bir tereddüt duymamıştı... |
| * Zamanında vazgeçebilen biri yeniden kazanabilir ama vazgeçmekte geç kalan birinin hiç kazanma şansı yok... |
| * Arkadaşlılıkla sevgililik arasında uzanan o isimsiz ve mağluk alanda,duygularda hiç söz etmeden,sadece karşısındakinin ilgisini hissederek dolaşmanın yaban yemişlere benzeyen lezzetli ve kekremsi tadını hissediyordu... |
| * Kayıp bir ruhu bulmaya çalışan bir medyum gibi hep onu düşünüyor ,her sözden ,her davranıştan bir işaret çıkarmaya uğraşıyor,ondan başka hiçbir şeyle ilgilenmiyordu... |
| * Zor seven insanlar,sevilmesi zor olan insanları sevmeye meyleder... |
| * Son zamanlarda ne düşünürse düşünsün,sonunda düşündüğü her ne ise;o aklına kaçınılmaz olarak onu getiriyordu,küçük bir köy gibiydi içi,nereden yürürse yürüsün hep aynı meydana,o siyah saçlı kadına bakıyordu... |