SAVAŞ VE BARIŞ
* Onu eskiden olduğu gibi kendisine çok uzak,güzel bir kadın olarak görmeye çalışıyordu.Tıpkı bir insanın önceleri sislerin arasından baktığı vakit,bir funda ağacını ağaç olarak görmesi ve bir funda dalı olduğunu anladıktan sonra artık bir daha ağaç olarak görememesi gibi...
* Bu mutluluk sana göre değil.Bu mutluluk senin ki gibi yürek taşımayanlar içindir...
* Daima sakin kalabiliyor,hiçbir şey onun kendine olan güvenini bozmuyordu.Bundan başka kadınlara karşı takındığı tavırlarda her şeyden çok merak,korku,hatta sevgi uyandıran bir havası vardı.Sanki bu haliyle kendi üstünlüğünü kavradığını ve onları küçümsediğini belirtiyordu...
* Öylesine güzel bir gündü,güneş öyle güzel parlıyordu,çevresindeki herşey o kadar neşeliydi ki.Ama o ince yapılı kız onun varlığı hakkında bir şey bilmiyor,bilmek istemiyor kendi kendine mutlu bir şekilde yaşıyordu...
* Birdenbire ruhunu derinliklerinde ,kendi yaşantısına tamamen aykırı olan,mutlu hayaller ve ümitler belirlenmişti...
* Gözlerinde belirmeye yüz tutmuş yasların arasından “çoktan beri sizi bekliyordum”der gibi gülümsüyordu...
* Bu zeka parıltıları ile gülümseme,konuşulanlarla ilgili olmayıp,kendi mutluluğundan ileri geliyordu...
* Niçin soruyorsun?Bildiğin her şeyden niçin kuşkulanıyorsun.Hiçbir kelimenin anlatamayacağı duygulardan niçin söz etmeli?...
* İhanetin onu ne kadar üzdüğünü herkesten gizlemeye çalışıyor,sadece bunun için hep neşeli görünüyordu.,ama böyle yaptıkça daha büyük bir acı duyuyor,bir zamanlar onu mutlu eden yaşam şartları şimdi ağır bir yük gibi onu eziyordu...
* Neşeli oluşunun nedeni,kendisine hayran olacak birine ihtiyacı olmasıydı ve bu kişi onun ta kendisiydi...
* Akıl ve düşünceyle değil,bütün varlığıyla ve yaşantısıyla,insanın mutluluk içinde yaratılmış olduğunu,bu mutluluğun insanın kendisinde,doğal ve insansal gereksinimlerinin giderilmesinde olduğunu öğrenmişti...
* Ölen bir insan ,hele sevilen bir kişi ise o zaman onun yok oluşu karşısında,dehşetten gayrı içten bir parçalanma duygusu yaşanır ve derin bir yürek yarası açılır.Öyle bir yar ki,vücutta açılan bir yara gibi,bazen insanı öldürür,bazen de kendiliğinden kapanır.ama böyle de olsa her zaman için için sızlar ve dışarıdan biri ona dokunur da yarayı deşer diye,her zaman bir korku duyulur...
* Onun gittiği yer,hayat çizgisinin ötesindeki yerdi hayatın öbür yanı şimdiye kadar uzak ve inanılmaz görünen bu bölge,şimdi hayatını bir boşluk,yıkıntı,baştan başa acı ve hareket olarak gördüğü bir sırada,daha kolay anlaşılır,daha yakın ve daha rahat benimseyeceği bir dünya gibi görünmekteydi...
* Hiçbir şey anlamıyor,hiçbir şey hissetmiyor,bu beklenmedik fırtınalar karşısında sakince başını eğerek,sonunu getirecek yeni darbeler bekliyordu.Kimi zaman yorgun ve kederli kimi zamanda umulmadık derecede canlı ve neşeli görünüyordu...
HOME
BACK