|
Peygamberler
Hz. Adem (a.s)
-İlk insan ve ilk
peygamber-
|
"
Düşün ki, Rabbin meleklere;´Muhakkak Ben,
yeryüzünde bir halife tayin edeceğim.`dediği
vakit, ´Biz Seni tesbih ve taktis edip
dururken orada fesat çıkaracak ve kanlar akıtacak
bir yaratık mı yaratacaksın?` dediler. ´Herhalde
Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim!`
buyurdu.
Ve Âdem'e
bütün isimleri öğretti. Sonra o isimlerin
delalet ettiği şeyleri meleklere gösterip:
´Haydi davanızda doğru iseniz, Bana şunları
isimleriyle haber verin!` buyurdu.
Melekler:
´Seni bütün eksikliklerden tenzih ederiz Yâ
Rab! Bizim için, Senin bize bildirdiğinden
başkabilgi mümkün değildir. O her şeyi
bilen hüküm sahibi sadece Sensin Sen!`
dediler.
´Ey
Âdem, bunlara onları isimleriyle haber ver!`
buyurdu. Bu emir üzerine Âdem, onlara
bunları haber verince buyurdu ki: ´Size
Demedim mi Ben her halde göklerin ve yerin sırrını
bilirim! Ve sizin açıkladığınız ve
gizlediğiniz şeyleri de biliyorum!`
Ve o
vakit meleklere: ´Âdem için secde edin!`dedik,
derhal secde ettiler. Ancak İblis dayattı,
kibirine yediremedi, zaten o kafirlerden idi.
Ve
dedik ki: ´Ey Âdem, sen ve eşin cennete
yerleşin, ikiniz de orada dilediğiniz yerde
bol bol yiyin, ancak şu ağaca yaklaşmayın
ki, haddini aşan zalimlerden olmayasınız.`
Bunun
üzerine şeytan onları oradan kaydırdı,
ikisini de bulundukları o bolluk içindeki
yerden çıkardı.Biz de: ´Haydi kiminiz
kiminize düşman olarak inin ve yerde bir
zamana kadar kalıp nasibinizi alacaksınız.`
dedik.
Bu ara
Âdem Rabbinden bir takım kelimeler belleyip
O'na yalvardı. O da tevbesini kabul buyurup
ona yine baktı. Gerçekten tevbeyi çok
kabul eden ve çok merhamet eden ancak O'dur.
Dedikki:
´Hepiniz oradan inin'` Sonra Benden size ne
zaman bir yol gösterici gelir de kim o yol göstericinin
izince giderse, onlara bir korku yoktur ve
onlar mahzun da olmayacaklardır.
Küfre
sapanlar ve âyetlerimize yalan diyenler ise,
işte bunlar ateşin arkadaşlarıdır, onlar
orada ebedi kalacaklardır. " (Bakara Sûresi
30-39. Âyetler)
Gerçekten
Allah, Âdem'i, Nûh'u ve İbrâhim
ailesiyle İmrân hânedanını süzüp
alemler üzerine seçti.
Bir
birinden gelen bir zürriyet olarak; Allah işitendir, bilendir. (Âl-i
İmrân Sûresi 33-34. Âyetler)
- Andolsun ki, sizi yeryüzünde
yerleştirdik ve sizin için onda birçok geçim
kaynakları yaptık. Siz, pek az şükrediyorsunuz.
- Gerçek şu ki, önce
sizi yarttık, sonra size şekil verdik,
sonra da meleklere: ´Âdem'e secde edin!`
dedik; hemen secde ettiler, ancak İblis
secde edenlerden olmadı.
- Allah: ´Sana emrettiğim halda
secde etmemene ne engel oldu.` dedi. ´Ben
ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın,
onu ise çamurdan.` dedi.
- Allah:´Hemen in
oradan, orada büyüklük taslamak ne haddine,
haydi çık; çünkü sen alçaklardansın!`buyurdu.
- İblis:
´Dirilip kaldırılacakları güne kadar
bana mühlet ver!` dedi.
- Allah: ´Haydi, mühlet
verilenlerdensin.` buyurdu.
- İblis: ´Öyle ise
andolsun ki, beni azdırmana karşılık ben
de onları saptırmak için her halde Senin
doğru yoluna oturacağım.
- Sonra onlara önlerinden,
arkalarından, sağlarından ve sollarından
sokulacağım. Sen de çoğunu şükredici
bulmayacaksın.`dedi.
- Allah: ´Çık oradan, yerilmiş,
kovulmuş olarak! Andolsun ki, onlardan her
kim sana uyarsa, kesinlikle cehennemi tamamen
sizinle dolduracağım.
- Ve ey Âdem, zevcenle
birlikte cennette yerleşin, dilediğiniz
yerden yiyin ve şu ağaca yaklaşıp da
zalimlerden olmayın!` dedi.
- Derken şeytan,
kendilerine örtülmüş olan ayıp yerlerini
açmak için ikisine de vesvese verdi ve: ´Rabbiniz
size bu ağacı yanlızca birer melek olmamanız
yahut ölümsüzlüğe kavuşmamanız için
yasak etti.` dedi.
- Ve: ´Ben gerçekten
sizin isteyenlerdenim.` diye ikisine de yemin
etti.
- Bu şekilde onları
kandırıp sarktırdı. Bunun üzerine o ağacın
meyvesini tattıklarında, ikisine de ayıp
yerleri açılıverdi ve üzerlerini üst üste
cennet yapraklarıyla yamamaya başladılar.
Rableri onlara: ´Ben size bu ağacı
yasaklamadım mı, haberiniz olsun bu şeytan
size açık bir düşmandır, demedim mi?`
diye seslendi.
- Onlar: ´Rabbimiz, biz
kendimize zulmettik; eğer Sen bizi bağışlamaz,
bize merhamet etmezsen kesinlikle hüsrana uğrayanlardan
oluruz.` dediler.
- Allah: ´Kiminiz kiminize düşman
olarak ininiz! Size bir süreye kadar yeryüzünde
yerleşmek ve bir nasip almak var kaderinizde.`
buyurdu.
- ´Orada yaşayacak,
orada ölecek ve oradan dirilip çıkarılacaksınız.`
dedi. (A'raf Sûresi 10-25. Âyetler)
- İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler
verdiği peygamberlerden Âdem, soyundan, Nûh
ile birlikte taşıdıklarımızdan İbrâhim
ile İsmâil'in soyundan hidayete erdirdiğimiz
ve seçtiğimiz kimselerdendirler.
Kendilerine Rahmanın âyetleri okunduğu
zaman, ağlayarak secdeye kapanırlardı. (Meryem
Sûresi 58. Âyet)
- Gerçek şu ki, bundan
önce Âdem'e bir emir verdik, ama o unuttu
ve Biz onda bir azim de bulmadık.
- Ve o vakit düşün ki,
meleklere; ´Âdem için secde edin!` dedik,
hemen secde ettiler; ancak İblis dayattı.
- Bunun üzerine Biz de:
´Ey Âdem, haberin olsun, bu, sana ve eşine
düşmandır; sakın sizi cennetten çıkarmasın,
sonra mutsuz olursun.
- Çünkü senin acıkmaman
ve çıplak kalmaman oradadır.
- ve sen orada susamazsın
ve güneşte yanmazsın.` dedik.
- Dekan şeytan ona
vesvese verdi: ´Ey Âdem, sana sonsuzluk ağacını
ve çürümesi olmayan bir saltanatı göstereyim
mi?` dedi.
- Bunun üzerine ikisi
de ondan yediler; hemen ayıp yerleri
kendilerine açılıp göründü, üzerlerine
cennet yaprağından yamamağa başladılar
ve Âdem Rabbine âsi oldu da şaşkın düştü.
- Sonra Rabbi, onu seçti
de tevbesini kabul buyurdu ve yol gösterdi.
- ___:´İkiniz de
oradan inin, kiminiz kiminize düşman olarak!
Sonra ne zaman size Bensden bir doğru yolu gösterici
gelir de her kim Benim kılavuzuma uyarsa, işte
o, sapıklığa düşmez ve mutsuz olmaz.
- Her kim de zikrimden yüz
çevirirse, ona dar bir geçim vardır ve onu
kıyamet günü kör olarak haşrederiz.` (Tâhâ
Sûresi 115-124. Âyetler)
|