Peygamberler

Hz. Adem (a.s)

-İlk insan ve ilk peygamber-

  1. " Düşün ki, Rabbin meleklere;´Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife tayin edeceğim.`dediği vakit, ´Biz Seni tesbih ve taktis edip dururken orada fesat çıkaracak ve kanlar akıtacak bir yaratık mı yaratacaksın?` dediler. ´Herhalde Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim!` buyurdu.

  2. Ve Âdem'e bütün isimleri öğretti. Sonra o isimlerin delalet ettiği şeyleri meleklere gösterip: ´Haydi davanızda doğru iseniz, Bana şunları isimleriyle haber verin!` buyurdu.

  3. Melekler: ´Seni bütün eksikliklerden tenzih ederiz Yâ Rab! Bizim için, Senin bize bildirdiğinden başkabilgi mümkün değildir. O her şeyi bilen hüküm sahibi sadece Sensin Sen!` dediler.

  4. ´Ey Âdem, bunlara onları isimleriyle haber ver!` buyurdu. Bu emir üzerine Âdem, onlara bunları haber verince buyurdu ki: ´Size Demedim mi Ben her halde göklerin ve yerin sırrını bilirim! Ve sizin açıkladığınız ve gizlediğiniz şeyleri de biliyorum!`

  5. Ve o vakit meleklere: ´Âdem için secde edin!`dedik, derhal secde ettiler. Ancak İblis dayattı, kibirine yediremedi, zaten o kafirlerden idi.

  6. Ve dedik ki: ´Ey Âdem, sen ve eşin cennete yerleşin, ikiniz de orada dilediğiniz yerde bol bol yiyin, ancak şu ağaca yaklaşmayın ki, haddini aşan zalimlerden olmayasınız.`

  7. Bunun üzerine şeytan onları oradan kaydırdı, ikisini de bulundukları o bolluk içindeki yerden çıkardı.Biz de: ´Haydi kiminiz kiminize düşman olarak inin ve yerde bir zamana kadar kalıp nasibinizi alacaksınız.` dedik.

  8. Bu ara Âdem Rabbinden bir takım kelimeler belleyip O'na yalvardı. O da tevbesini kabul buyurup ona yine baktı. Gerçekten tevbeyi çok kabul eden ve çok merhamet eden ancak O'dur.

  9. Dedikki: ´Hepiniz oradan inin'` Sonra Benden size ne zaman bir yol gösterici gelir de kim o yol göstericinin izince giderse, onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.

  10. Küfre sapanlar ve âyetlerimize yalan diyenler ise, işte bunlar ateşin arkadaşlarıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır. " (Bakara Sûresi 30-39. Âyetler)


  1. Gerçekten Allah, Âdem'i, Nûh'u ve İbrâhim ailesiyle İmrân hânedanını süzüp alemler üzerine seçti.

  2. Bir birinden gelen bir zürriyet olarak; Allah işitendir, bilendir. (Âl-i İmrân Sûresi 33-34. Âyetler)


  1. Andolsun ki, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için onda birçok geçim kaynakları yaptık. Siz, pek az şükrediyorsunuz.
  2. Gerçek şu ki, önce sizi yarttık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere: ´Âdem'e secde edin!` dedik; hemen secde ettiler, ancak İblis secde edenlerden olmadı.
  3. Allah: ´Sana emrettiğim halda secde etmemene ne engel oldu.` dedi. ´Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan.` dedi.
  4. Allah:´Hemen in oradan, orada büyüklük taslamak ne haddine, haydi çık; çünkü sen alçaklardansın!`buyurdu.
  5. İblis: ´Dirilip kaldırılacakları güne kadar bana mühlet ver!` dedi.
  6. Allah: ´Haydi, mühlet verilenlerdensin.` buyurdu.
  7. İblis: ´Öyle ise andolsun ki, beni azdırmana karşılık ben de onları saptırmak için her halde Senin doğru yoluna oturacağım.
  8. Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de çoğunu şükredici bulmayacaksın.`dedi.
  9. Allah: ´Çık oradan, yerilmiş, kovulmuş olarak! Andolsun ki, onlardan her kim sana uyarsa, kesinlikle cehennemi tamamen sizinle dolduracağım.
  10. Ve ey Âdem, zevcenle birlikte cennette yerleşin, dilediğiniz yerden yiyin ve şu ağaca yaklaşıp da zalimlerden olmayın!` dedi.
  11. Derken şeytan, kendilerine örtülmüş olan ayıp yerlerini açmak için ikisine de vesvese verdi ve: ´Rabbiniz size bu ağacı yanlızca birer melek olmamanız yahut ölümsüzlüğe kavuşmamanız için yasak etti.` dedi.
  12. Ve: ´Ben gerçekten sizin isteyenlerdenim.` diye ikisine de yemin etti.
  13. Bu şekilde onları kandırıp sarktırdı. Bunun üzerine o ağacın meyvesini tattıklarında, ikisine de ayıp yerleri açılıverdi ve üzerlerini üst üste cennet yapraklarıyla yamamaya başladılar. Rableri onlara: ´Ben size bu ağacı yasaklamadım mı, haberiniz olsun bu şeytan size açık bir düşmandır, demedim mi?` diye seslendi.
  14. Onlar: ´Rabbimiz, biz kendimize zulmettik; eğer Sen bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz.` dediler.
  15. Allah: ´Kiminiz kiminize düşman olarak ininiz! Size bir süreye kadar yeryüzünde yerleşmek ve bir nasip almak var kaderinizde.` buyurdu.
  16. ´Orada yaşayacak, orada ölecek ve oradan dirilip çıkarılacaksınız.` dedi. (A'raf Sûresi 10-25. Âyetler)

  1. İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden Âdem, soyundan, Nûh ile birlikte taşıdıklarımızdan İbrâhim ile İsmâil'in soyundan hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendirler. Kendilerine Rahmanın âyetleri okunduğu zaman, ağlayarak secdeye kapanırlardı. (Meryem Sûresi 58. Âyet)

  1. Gerçek şu ki, bundan önce Âdem'e bir emir verdik, ama o unuttu ve Biz onda bir azim de bulmadık.
  2. Ve o vakit düşün ki, meleklere; ´Âdem için secde edin!` dedik, hemen secde ettiler; ancak İblis dayattı.
  3. Bunun üzerine Biz de: ´Ey Âdem, haberin olsun, bu, sana ve eşine düşmandır; sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra mutsuz olursun.
  4. Çünkü senin acıkmaman ve çıplak kalmaman oradadır.
  5. ve sen orada susamazsın ve güneşte yanmazsın.` dedik.
  6. Dekan şeytan ona vesvese verdi: ´Ey Âdem, sana sonsuzluk ağacını ve çürümesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?` dedi.
  7. Bunun üzerine ikisi de ondan yediler; hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp göründü, üzerlerine cennet yaprağından yamamağa başladılar ve Âdem Rabbine âsi oldu da şaşkın düştü.
  8. Sonra Rabbi, onu seçti de tevbesini kabul buyurdu ve yol gösterdi.
  9. ___:´İkiniz de oradan inin, kiminiz kiminize düşman olarak! Sonra ne zaman size Bensden bir doğru yolu gösterici gelir de her kim Benim kılavuzuma uyarsa, işte o, sapıklığa düşmez ve mutsuz olmaz.
  10. Her kim de zikrimden yüz çevirirse, ona dar bir geçim vardır ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz.` (Tâhâ Sûresi 115-124. Âyetler)