Sizce eşcinsellik genetik mi?
Evet Hayır
 
    Aramızdan  
ARAMIZDAN 2

"beni dinliyor musun mehmet bey?"
"dinliyorum elvan hanım? neden sesini yükseltiyorsun?"
"soruma cevap vermedin, madem dinliyorsan?"
"kızın saçlarından mı bahsetmiştin?"
"saçları mı, ne saçları;dalga mı geçiyorsun ayol?"
"dik dik dedin ya"

"eh orası doğru, saçları da kısa dik dik ama ben huyundan söz açmıştım. çok dik başlı diyordum"
"bu zamanda gençlerin hangi biri dik başlı değil ki? hem zamanında biz de ailemize karşı gelip evlenmemiş miydik?"
"orasından alırsan öyle. ama ne bileyim; bizim kızda bir tuhaflık var sanki"
"ne gibi?"
"hiç evlenmekten söz etmiyor; hatta ettirmiyor"
"evlilik dediğin çocuk oyuncağı değil ki. kızım akıllı tabii, ince eleyip sık dokumak istiyor"
"ama erkeklere dönüp bir baktığı da yok ki.."
"ya elvan hanım, aklını mı kaçırdın sen? ağır taş yerinde kıymetlidir. sevineceğine dert ettiğin şeye bak. napsaydı yani? macit bey'in kızı gibi zibidinin birinden hamile kalıp rezil rüsva mı olsaydı? bak o kız ne dedikodu malzemesi oldu etrafa. benim kızım için bir şey diyen var mı? söyle bakayım var mı?"
"yok tabii..ama.."
"aması yok;tamam üniversite tercihlerinde bizi dinlemedi; akşamları geç geldiği de oluyor. ama ben ona güveniyorum. ordunun içine girse yine tertemiz döner."
"ama bu kadarı fazla değil mi? ayrıca kimseyi de beğenmiyor"
"sen üstüne çok gittiğinden sana inat olsun diye öyle söylüyor. çocuğu biraz rahat bırak"
"ben ne yapmışım söyler misin? ahmet'le tanıştırdım diye suç mu işledim? hem çocuğun nesi vardı ki?"
"gönül bu, beğenir beğenmez. sahi ne demişti o çocuk için?"
"daha ana kuzusuymuş, olgun değilmiş falan filan. kızını bilmez misin, bir sürü saydı işte. haa bir de beyaz çorap giyiyormuş; hanımefendi buna hiç tahammül edemezmiş"
"eh kimin kızı? hem bak dik başlı deyip duruyorsun ama birsen'le ne güzel anlaşıyorlar."
"evet içtikleri su ayrı gitmiyor ki"
"üstelik birsen çok aklı başında, ne konuştuğunu bilen biri. o'nunla arkadaşlık etmesi belki bizimkini de olgunlaştırır ha, ne dersin?"
"ne diyeyim inşallah öyle olur."
"şimdi nerde peki?"
"birsen'le dışarı çıktılar. sinemaya gideceklermiş."
"iyi, tatilde ne yapılır zaten?"
"ama diyorum ki birsen'le tanıştığından beri iyice kimseyi beğenmez, burnundan kıl aldırmaz oldu, farkında mısın?"
"tabi iki kişi çok samimi olunca böyle bir çeşit çete kurarlar, aralarına da kolay kolay kimseyi almazlar."
"iyi mi, kötü mü bilmem ki?"
"gençlikte böyledir işler. kan döne döne akar, arkadaşından gayrısına da güvenmez insan, anne babasına bile"
"sen rahatsın yani?"
"neden rahat olmayacakmışım? sen ona sataşmadığın zaman görüyorum ki gayet mutlu, eh bu yıl finalleri de takıntısız tamamladı. başımıza iş açtığı da olmadı, ne problemli çocuklar var ki; anne babayı kendilerini doğurduklarına pişman ederler"
"peki, peki. sen haklısın galiba. daha çocuk o, her dediğini büyütmemem lazım"
"hah şunu bileydin.dün gece birsen bizde mi kalmıştı?"
"evet,filme daldılar. sonra geç olunca da telefon açtı evine, burda kaldı. neden sordun?"
"hiiç. gece bir ara tuvalete kalktığımda duydum gülüşmelerini de.. o saatte akıllarına ne gelip konuşuyorlarsa çok eğleniyorlardı"
"haa evet,hava çok sıcaktı dün gece. sabaha karşı girdim odalarına, pencereyi kontrol edeyim dedim. iyice soyunup saçılmışlar sıcaktan, öyle uyuyorlardı. ben de üstlerine pike örttüm,sabah serinliğinde çıplak tutulmasınlar diye"
"iyi yapmışsın. geçen akşam salona girdiğimde baktım bizimkisi başını arkadaşının omzuna dayayıp uyuyakalmış televizyonun karşısında. öyle sandım daha doğrusu. meğer uyumuyormuş da; birbirlerine sarılmışlar, öyle seyrediyorlarmış , bayağı da kaptırmışlar filme; beni birden görünce sıçrayıverdiler. diyeceğim birbirlerine çok düşkün iki kardeş gibiler. hatta kardeşten de öte.hadi bakalım, sen de vesvese yapma da artık şu haberleri seyredeyim."
"iyi canım,seyret haberlerini; konuştuk içimi rahatlattın işte; fena mı oldu?"

Secret

  Aramızdan ana sayfasına dönmek için tıklayınız.