Sizce eşcinsellik genetik mi?
Evet Hayır
 
    hikayeler  

SİS ve IŞIK Bölüm 2(yazan TROJAN)

Rüyasında Nuray ile ıssız bir kumsalda sevişiyordu. Teninin tuzlu ıslaklığını doyasıya tattığı büyülü bir sevişmeydi bu...Ve tam kendini bütünüyle bırakmışken Nuray değişmeye, kararmaya ve silinmeye başladı...Kuruyan bir ağaç dalı gibi inceliyor, buruşuyor ve toz zerreciklerine dönüşüyordu...Ellerinin arasından bir avuç kum olup akıp gitti.


Çığlıkla uyandı.

Başı çatlayacak gibi ağrıyordu. Eve nasıl gelmişti ?, kim getirmişti ? hiçbirini tam hatırlamıyordu. Sadece parlak ışıkları gürültülü müziği ve sisli gölgeleri canlandırabiliyordu beyninde...

Yavaşça doğruldu yataktan ve ağrıyan başını ellerinin arasına aldı Aniden farketti üzerinde sadece iç çamaşırları olduğunu...Giysileri düzgün bir şekilde katlanıp camın kenarındaki sandalyenin üzerine konmuştu. O haldeyken bunu yapabilmiş olmasına şaşırdı Yaprak. Genelde çok dağınık biriydi zaten...Hele de bu kadar içmişken...

Gözlerini kapattı ve belleğini zorladı...Sisli hayaller dışında bir şey hatırlamıyordu. Zorlukla kalkıp duşa gitti ve sonra kısa bir etek ve eski bir body bulup sırtına geçirdi...Etek giymeyi seviyordu ama Nuray hoşlanmadığı için sadece evde giyiyordu...Nuray fazla kadınca olmasını istemiyordu. ıri dalgalı şelale gibi omuzlarından akan saçlarını at kuyruğu yapıp açlıktan gözü dönmüş kediciğin mamasını verdi.

Ve Nuray'ı aradı.

"Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra....."

Belki 25 kez bu mesajı dinledikten sonra telefonu yatağa fırlattı ve dolaba gidip bir bira açtı şişeyi ağzına dayayıp içmeye başladı...Aniden telefon çalmaya başladı...

_ Nuray !...;Nuray !...Sen misin aşkım ?
_ Ben Deniz.
_ Ha kim ?
_ Dün gece barda tanıştık hatırlamıyor musun Yaprak ? Adımı biliyor diye düşündü.
_ Ben şeyyyy
_ Hatırlamaman çok normal çok sarhoştun dün gece.

Sustu. Gözlerini sıkıca kapatıp beyninden hızla geçen belirsiz hayalleri izledi...Bir sürü insan...Sarişin bebek yüzlü bir kız...Selma...Uzun boylu bir kadın elinde bir fincan var...Bir arabada gidiyorlar...Ona sakin olmasını söylüyor...Sonra...Sonra...Sonrası yok.

_ Telefonumu nereden buldun ?
_ Sen verdin bana Yaprak.
_ Ben mi ?
_ Evet.
_ .........
_ Sen hala kötüsün sanırım.
_ Nereden biliyorsun ?
_ Seni eve ben getirdim.
_ Ne !!! Ne!!! Ne!!! Kısık bir gülme sesi duydu Yaprak...Sanki karşı taraf bayağı eğleniyor gibiydi.
_ Selma sevgilisinin yanına gidecekti benden rica etti. Zaten birinin seni taşıması gerekiyordu. Eve getirdim üstündekileri çıkarıp yatırdım. Hepsi bu.
_ Hepsi bu mu ?
_ Korkma sarhoş ve kendini kaybetmiş bir kadınla yatmam ben.
_ ...............
_ Bir şeyler yedin mi sen ?
_ Ne ?
_ Yemedin tabii...Aşk acısı çekmekten yemeğe fırsat bulamamışsındır...gelip seni yemeğe götürmek istiyorum.
_ Hayır olmaz !... Ben dışarı çıkamam yani birini bekliyorum her an gelebilir.
_ şimdiye kadar gelmediyse salla gitsin sonsuza kadar ev hapsine mi gireceksin !...Hemen hazırlan 1 saate kadar geliyorum.

Yaprak elinde telefon kalakaldı.
Deniz ile o ilk buluşmasını daha sonra sık sık hatırlayacaktı Yaprak. önce tedirgin bakışlarla bol kesim keten pantolonu haki bluzuyla son derece sağlıklı ve canlı görünen Deniz'i izlemiş ve tırnaklarını kemirmişti. Gözü ve kulağı sürekli cep telefonundaydı. çünkü Nuray'ın aramasını veya mesaj atmasını bekliyordu. Deniz neşeli, canlı ve ilginç konuşmalarla dikkatini Yavaş Yavaş kendi üzerinde toplamiş ve sonra uzanıp telefonu alıp Yaprağın yalvaran bakışları altında kapatmiştı.

_ Bırak da seni bulamasın...Merak etsin...:Sen onun oyuncağı değilsin.
_ O benim sevgilim Deniz.
_ Hayır sevgilin değil Yaprak...Sadece saplantın.

Denizle sık sık buluşup sinemaya, yemeğe, bara gider olmuşlardı. Bunlardan öte çok iyi bir dinleyiciydi Deniz. Nuray'ı , aşkını, tanışmalarını, ilişkilerini, acısını her şeyi anlatabilmişti ona...Bol bol Nuray için ağlayabiliyordu yanında...
Sarhoş olup dağıtmasından tam tamına 15 gün sonra giyinip süslendi, hem de Nuray'ın en etkilendıği biçimde...Yırtık blue jean, postal ve kolsuz bir body...Asi, yırtıcı ve cool olmasını istiyordu Nuray...Oysa Yaprağın sevimli, çocuksu bir dişi görüntüsü vardı. Ne yapsa bozamıyordu bunu...
Aynada kendisine baktı...ıdare ederdi...Saçlarını kısacık kestiririse belki daha iyi olurdu ama şimdi vakti yoktu...Nuray'ın evine gidip ona sürpriz yapacak kollarına alıp sımsıkı sarılacaktı ona...Biliyordu Nuray dayanamazdı böyle sarılmalara...
şarkılar söyleyerek evden çıktı ve taksiye atladı. Hatta yolda taksiciyle şakalaıtı bile...O tanıdığı bildıği apartmanı görünce içi sevgiyle dolup taştı. Kuşlar gibi sekerek merdivenleri tırmandı ve kapıyı çaldı.
Nuray donmuş kalmiştı.
Sarı gölgeli saçları dağınık şekilde omuzlarına dökülmüş ve üzerindeki dar pantolonu vücudunun düzgün hatlarını ortaya çıkarmiştı.

_ Sen ne arıyorsun burada Buğra neredeyse okuldan gelir.
_ Nuray aşkım Buğra beni tanımaz değil ki !
_ Bana aşkım deme git buradan !...Git Yaprak !
_ Hayır !...Sevgilimsin ve gitmiyorum !.

Yaprak Nuray'a yaklaştı ve onu kendine çekip...

_ Kim var orada Nuray ?

Kalın erkek sesi beynine balyoz gibi inmişti.
Aynı anda yüzünde patlayan sert tokatın etkisiyle yere yuvarlandı. Nuray içeri kaçmiştı ve Kapıda öfkeden yüzü kararmiş bir halde Selim duruyordu.

_ Defol kaltak elimden bir kaza çıkmadan defol !...

Dudağı patlamiş hızla kanamakta, duvara çarptığı alnı müthiş acımaktaydı. Zorlukla doğrulup telefonu yakaladı. Tek şey söylemişti Deniz " Hemen geliyorum ".
Denizin arabasına büzülüp deliler gibi ağladı. Acil serviste, kontroller yapılırken, tetanoz aşısı olurken ve dudağına dikiş atılırken sürekli ağlıyordu...Sonunda ağlama krizi geçmeyince bir de diazem iğnesi yapıp eve göndermişlerdi.
Deniz bu kez onu kendi evine götürdü.

" çocuk gibisin diyordu. Neden bunu kendine yapıyorsun ? anlamıyorum...O kadın sana ne verdi ?...Neler alıp götürdü senden ?...Bunları düşünsene...Eğer sana gerçek bir ilişki sunmuş olsaydı şimdi burada kahroluyor olmazdın Yaprak...Bu yaşadığınız sadece bir yanılsama bir ilişki değil...Bir yanda kocası ve çocuğu olan bir kadın sana ne verebilir ?...Bana anlattıklarını düşün...Seni olduğun gibi sevememiş ki bu kadın ...Sürekli bambaşka kimliklere girmeye zorlamiş...Güzel, çekici, tutkulu bir kadından kocasının yerini alabilecek bir erkek müsveddesi yaratmaya çalışmiş. Bunları sen anlattın bana ama hiç farkında değilsin....Yaprak o seni sevmemiş hiç...Senin bedenine karşı istek duymamiş...Sadece ona olan tutkunu sevmiş. Bunlar öyle farklı şeyler ki...Kocaman bir kadınsın ama bunları hala öğrenememişsin...Kendine bir bak...şu haline bir bak..."
Sen bu musun ?
SEN BU MUSUN ?
Ben bu muyum ?

Nereye gitmişti gerçekte olduğu kişi ?...Gururu, onuru, kendine güveni nerede kalmiştı ?...üstü başı, ruhu, her şeyi ile dökülüyordu parça parça...
O gece Deniz'in evinde ve onun yatağında uyudu. Deniz salondaki kanepede yatmiştı.
Sabaha karşı yataktan kalkıp Deniz'in yanına gittti sessizce ama uykusu hafifti hemen uyandı Deniz.

_ Ne oldu Yaprak ?...bir şeyin mi var ?...ıyi misin ?
_ Yanıma gelmeni istiyorum.
_ Ah.
Uzanıp onu da yanına çekti ve gözlerinin içine baktı uzun uzun...Yaprak gözlerini kaçırdı.
_ Hayır bebeğim...Henüz değil...Belki gözlerini gözlerimden kaçırmadığın zaman. Belki o zaman. Daha önce değil.
_ Benden hoşlandığını düşündüm. Dedi ve utanarak başını öne eğdi Yaprak.
_ Barda gördüğüm andan itibaren hoşlanıyorum senden. Hoşlanmanın da ötesinde sana...Aniden sustu. Derin bir soluk alıp Yaprağın başını kendine doğru çevirdi.
_ önce kendine ait olman gerekiyor. Sonra bana. Ama her zaman bütünüyle kendine...Bunu anlayabiliyor musun ?
_ Yani istemiyorsun yani...
_ Ah Yaprak ah ...Dudaklarını Yavaşça dağınık saçlarının üzerinde gezdirdi. Her bir teli içmek ister gibiydi...Yaprak inanılmaz bir alevin tüm bedenini sardığını hissediyordu...Bu ne diye düşündü...Nurayla en tutkulu öpüşmelerinde bile böylesine ürpermemişti bedeni...Sadece saçlarında dolaşan sıcak bir nefes aklını başından alıyordu...Dünkü çocuk değildi ama bu duyguyu bilmiyordu işte...

Yavaşça kendini ondan çekti Deniz...

_ Seni istiyorum güzel kadın...Küçük bebek...Yaramaz oyuncu...Ama henüz değil...şimdi doğru yatağa !.

Deniz onu kaldırıp yatağa götürdü ve üzerini örttü. Burnunun ucuna minik bir öpücük kondurdu.

_ iyi geceler küçük kız. Sakın rüyanda gördüğün her kurbağayı öpme...
Işığı kapatıp gitti…

 

İkinci Bölüm için tıklayınız