|
Çığlıkla uyandı.
Başı çatlayacak gibi ağrıyordu. Eve nasıl gelmişti
?, kim getirmişti ? hiçbirini tam hatırlamıyordu.
Sadece parlak ışıkları gürültülü müziği ve sisli
gölgeleri canlandırabiliyordu beyninde...
Yavaşça doğruldu yataktan ve ağrıyan başını
ellerinin arasına aldı Aniden farketti üzerinde
sadece iç çamaşırları olduğunu...Giysileri düzgün
bir şekilde katlanıp camın kenarındaki sandalyenin
üzerine konmuştu. O haldeyken bunu yapabilmiş
olmasına şaşırdı Yaprak. Genelde çok dağınık
biriydi zaten...Hele de bu kadar içmişken...
Gözlerini kapattı ve belleğini zorladı...Sisli
hayaller dışında bir şey hatırlamıyordu. Zorlukla
kalkıp duşa gitti ve sonra kısa bir etek ve
eski bir body bulup sırtına geçirdi...Etek giymeyi
seviyordu ama Nuray hoşlanmadığı için sadece
evde giyiyordu...Nuray fazla kadınca olmasını
istemiyordu. ıri dalgalı şelale gibi omuzlarından
akan saçlarını at kuyruğu yapıp açlıktan gözü
dönmüş kediciğin mamasını verdi.
Ve Nuray'ı aradı.
"Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor. Lütfen
daha sonra....."
Belki 25 kez bu mesajı dinledikten sonra telefonu
yatağa fırlattı ve dolaba gidip bir bira açtı
şişeyi ağzına dayayıp içmeye başladı...Aniden
telefon çalmaya başladı...
_ Nuray !...;Nuray !...Sen misin aşkım
?
_ Ben Deniz.
_ Ha kim ?
_ Dün gece barda tanıştık
hatırlamıyor musun Yaprak ? Adımı
biliyor diye düşündü.
_ Ben şeyyyy
_ Hatırlamaman çok normal
çok sarhoştun dün gece.
Sustu. Gözlerini sıkıca
kapatıp beyninden hızla geçen
belirsiz hayalleri izledi...Bir sürü
insan...Sarişin bebek yüzlü
bir kız...Selma...Uzun boylu bir kadın
elinde bir fincan var...Bir arabada gidiyorlar...Ona
sakin olmasını söylüyor...Sonra...Sonra...Sonrası
yok.
_ Telefonumu nereden buldun ?
_ Sen verdin bana Yaprak.
_ Ben mi ?
_ Evet.
_ .........
_ Sen hala kötüsün sanırım.
_ Nereden biliyorsun ?
_ Seni eve ben getirdim.
_ Ne !!! Ne!!! Ne!!! Kısık
bir gülme sesi duydu Yaprak...Sanki karşı
taraf bayağı eğleniyor gibiydi.
_ Selma sevgilisinin yanına gidecekti
benden rica etti. Zaten birinin seni taşıması
gerekiyordu. Eve getirdim üstündekileri
çıkarıp yatırdım.
Hepsi bu.
_ Hepsi bu mu ?
_ Korkma sarhoş ve kendini kaybetmiş
bir kadınla yatmam ben.
_ ...............
_ Bir şeyler yedin mi sen ?
_ Ne ?
_ Yemedin tabii...Aşk acısı
çekmekten yemeğe fırsat bulamamışsındır...gelip
seni yemeğe götürmek istiyorum.
_ Hayır olmaz !... Ben dışarı
çıkamam yani birini bekliyorum
her an gelebilir.
_ şimdiye kadar gelmediyse salla
gitsin sonsuza kadar ev hapsine mi gireceksin
!...Hemen hazırlan 1 saate kadar geliyorum.
Yaprak elinde telefon kalakaldı.
Deniz ile o ilk buluşmasını
daha sonra sık sık hatırlayacaktı
Yaprak. önce tedirgin bakışlarla
bol kesim keten pantolonu haki bluzuyla son
derece sağlıklı ve canlı
görünen Deniz'i izlemiş ve tırnaklarını
kemirmişti. Gözü ve kulağı
sürekli cep telefonundaydı. çünkü
Nuray'ın aramasını veya
mesaj atmasını bekliyordu. Deniz
neşeli, canlı ve ilginç
konuşmalarla dikkatini Yavaş Yavaş
kendi üzerinde toplamiş ve sonra
uzanıp telefonu alıp Yaprağın
yalvaran bakışları altında
kapatmiştı.
_ Bırak da seni bulamasın...Merak
etsin...:Sen onun oyuncağı değilsin.
_ O benim sevgilim Deniz.
_ Hayır sevgilin değil Yaprak...Sadece
saplantın.
Denizle sık sık buluşup
sinemaya, yemeğe, bara gider olmuşlardı.
Bunlardan öte çok iyi bir dinleyiciydi
Deniz. Nuray'ı , aşkını,
tanışmalarını, ilişkilerini,
acısını her şeyi
anlatabilmişti ona...Bol bol Nuray için
ağlayabiliyordu yanında...
Sarhoş olup dağıtmasından
tam tamına 15 gün sonra giyinip
süslendi, hem de Nuray'ın en etkilendıği
biçimde...Yırtık blue jean,
postal ve kolsuz bir body...Asi, yırtıcı
ve cool olmasını istiyordu Nuray...Oysa
Yaprağın sevimli, çocuksu
bir dişi görüntüsü
vardı. Ne yapsa bozamıyordu bunu...
Aynada kendisine baktı...ıdare
ederdi...Saçlarını kısacık
kestiririse belki daha iyi olurdu ama şimdi
vakti yoktu...Nuray'ın evine gidip ona
sürpriz yapacak kollarına alıp
sımsıkı sarılacaktı
ona...Biliyordu Nuray dayanamazdı böyle
sarılmalara...
şarkılar söyleyerek evden
çıktı ve taksiye atladı.
Hatta yolda taksiciyle şakalaıtı
bile...O tanıdığı bildıği
apartmanı görünce içi
sevgiyle dolup taştı. Kuşlar
gibi sekerek merdivenleri tırmandı
ve kapıyı çaldı.
Nuray donmuş kalmiştı.
Sarı gölgeli saçları
dağınık şekilde omuzlarına
dökülmüş ve üzerindeki
dar pantolonu vücudunun düzgün
hatlarını ortaya çıkarmiştı.
_ Sen ne arıyorsun burada Buğra
neredeyse okuldan gelir.
_ Nuray aşkım Buğra
beni tanımaz değil ki !
_ Bana aşkım deme git buradan
!...Git Yaprak !
_ Hayır !...Sevgilimsin ve gitmiyorum
!.
Yaprak Nuray'a yaklaştı ve onu
kendine çekip...
_ Kim var orada Nuray ?
Kalın erkek sesi beynine balyoz gibi
inmişti.
Aynı anda yüzünde patlayan
sert tokatın etkisiyle yere yuvarlandı.
Nuray içeri kaçmiştı
ve Kapıda öfkeden yüzü
kararmiş bir halde Selim duruyordu.
_ Defol kaltak elimden bir kaza çıkmadan
defol !...
Dudağı patlamiş hızla
kanamakta, duvara çarptığı
alnı müthiş acımaktaydı.
Zorlukla doğrulup telefonu yakaladı.
Tek şey söylemişti Deniz "
Hemen geliyorum ".
Denizin arabasına büzülüp
deliler gibi ağladı. Acil serviste,
kontroller yapılırken, tetanoz
aşısı olurken ve dudağına
dikiş atılırken sürekli
ağlıyordu...Sonunda ağlama krizi
geçmeyince bir de diazem iğnesi yapıp
eve göndermişlerdi.
Deniz bu kez onu kendi evine götürdü.
" çocuk gibisin diyordu. Neden
bunu kendine yapıyorsun ? anlamıyorum...O
kadın sana ne verdi ?...Neler alıp
götürdü senden ?...Bunları
düşünsene...Eğer sana gerçek
bir ilişki sunmuş olsaydı
şimdi burada kahroluyor olmazdın
Yaprak...Bu yaşadığınız
sadece bir yanılsama bir ilişki
değil...Bir yanda kocası ve çocuğu
olan bir kadın sana ne verebilir ?...Bana
anlattıklarını düşün...Seni
olduğun gibi sevememiş ki bu kadın
...Sürekli bambaşka kimliklere girmeye
zorlamiş...Güzel, çekici,
tutkulu bir kadından kocasının
yerini alabilecek bir erkek müsveddesi
yaratmaya çalışmiş.
Bunları sen anlattın bana ama
hiç farkında değilsin....Yaprak
o seni sevmemiş hiç...Senin bedenine
karşı istek duymamiş...Sadece
ona olan tutkunu sevmiş. Bunlar öyle
farklı şeyler ki...Kocaman bir
kadınsın ama bunları hala
öğrenememişsin...Kendine bir
bak...şu haline bir bak..."
Sen bu musun ?
SEN BU MUSUN ?
Ben bu muyum ?
Nereye gitmişti gerçekte olduğu
kişi ?...Gururu, onuru, kendine güveni
nerede kalmiştı ?...üstü
başı, ruhu, her şeyi ile
dökülüyordu parça parça...
O gece Deniz'in evinde ve onun yatağında
uyudu. Deniz salondaki kanepede yatmiştı.
Sabaha karşı yataktan kalkıp
Deniz'in yanına gittti sessizce ama uykusu
hafifti hemen uyandı Deniz.
_ Ne oldu Yaprak ?...bir şeyin
mi var ?...ıyi misin ?
_ Yanıma gelmeni istiyorum.
_ Ah.
Uzanıp onu da yanına çekti
ve gözlerinin içine baktı
uzun uzun...Yaprak gözlerini kaçırdı.
_ Hayır bebeğim...Henüz
değil...Belki gözlerini gözlerimden
kaçırmadığın
zaman. Belki o zaman. Daha önce değil.
_ Benden hoşlandığını
düşündüm. Dedi ve utanarak
başını öne eğdi
Yaprak.
_ Barda gördüğüm andan
itibaren hoşlanıyorum senden. Hoşlanmanın
da ötesinde sana...Aniden sustu. Derin
bir soluk alıp Yaprağın başını
kendine doğru çevirdi.
_ önce kendine ait olman gerekiyor.
Sonra bana. Ama her zaman bütünüyle
kendine...Bunu anlayabiliyor musun ?
_ Yani istemiyorsun yani...
_ Ah Yaprak ah ...Dudaklarını
Yavaşça dağınık
saçlarının üzerinde
gezdirdi. Her bir teli içmek ister gibiydi...Yaprak
inanılmaz bir alevin tüm bedenini
sardığını hissediyordu...Bu
ne diye düşündü...Nurayla
en tutkulu öpüşmelerinde bile
böylesine ürpermemişti bedeni...Sadece
saçlarında dolaşan sıcak
bir nefes aklını başından
alıyordu...Dünkü çocuk
değildi ama bu duyguyu bilmiyordu işte...
Yavaşça kendini ondan çekti
Deniz...
_ Seni istiyorum güzel kadın...Küçük
bebek...Yaramaz oyuncu...Ama henüz değil...şimdi
doğru yatağa !.
Deniz onu kaldırıp yatağa
götürdü ve üzerini örttü.
Burnunun ucuna minik bir öpücük
kondurdu.
_ iyi geceler küçük
kız. Sakın rüyanda gördüğün
her kurbağayı öpme...
Işığı kapatıp
gitti
|