Tanımlanamayan
Uçan cisimler
(Unidentified Flying
Objects - UFO
) konusu bugün yine hiç toplamadığı kadar
ilgi toplamayı sürdürmektedir. Konu olgunlaşıp
karmaşıklığı arttıkça ,kamuoyunun ilgisi
de ona paralel olarak armaktadır.Kuşkucular
1950'li yıllarda , "uçan
daireler'in" çabucak geçecek bir moda
olduğunu ileri sürmüşlerdi.Şimdi yirminci yüzyılın
en sonunda, o "moda" artık Dünya üzerinde
silinmez bir işaret, hatta leke durumuna gelmiştir.Ufo'lar
artık toplum yaşamının dışında, "kaçık"lara
mal edilen bir yanilgi değildir.Olgu artık
toplumun içindedir,gündelik hayatın dokusuna
örülmüş durumdadır. Bu olay sessiz, sinsi
bir istila gibi gerçekleşmiştir.
Televizyon dizilerinde, önde
gelen sinema filmlerinde, ufo senaryoları
kullanılmak tadır. Ufo'lar reklamlarda gözükmekte,
çeşitli kanallarda tartışma programlarına
konu olmaktadır. Bilimsel ya da askeri geçmişe
sahip kişiler, bu konuda açıkça ve olumlu biçimde
konuşmaya başlamışlardır. İngiltere
Savunma Bakanlığı artık tutumunu değiştirmiş,
çıkan olayları sürekli olarak sivil
kurumlara devretmekte,araştırmacılara ilgili
bilgileri vererek yardımcı olmaktadır. Konu
artık örtpas edilmemekte, yalnız bize yabancı
olduğu yani bizim anlayış yeteneğimizin ötesinde
olduğu kabul edilmektedir.
Son
yıllarda kamuoyuna açılan resmi dosyaları,hükümet
sözcülerinin konuşmalarında UFO'larla alay
ettiği dönemlerde bile konunun ne kadar
ciddiye alınmış olduğunu göstermektedir. O
dosyalarda hem görgü tanıklarının, hem de
bilinmeyen gök cisimlerinin radarda izleme
olaylarının kayıtları bulunmaktadır
jetlerin, gümüş rengi diskleri umutsuzca
kovalerken nasıl başarısız oldukları anlatılmaktadır.
Bunlar hayal olmadığı gibi, yanlış tanımda
değildir. O cisimler Dünyadaki hiçbir şeye
benzememek tedir. Çoğu zaman sert yüzeylerinden
güneş ışıkları yansımıştır, Dünyanın
en iyi pilotları bile onların manevra yeteniğine
ulaşamamıştır.Üstelik bunları yalnızca
tarihsel bir perspektif içinde söylüyorda değiliz
. Dünyanın bir yerlerinde, siz bu satırları
okurken bile benzer olaylar yer alıp durmaktadır.
_Son
yıllarda en çok, UFO'lar tarafından kaçırılma
olaylarının öne çıktığı görülmektedir.
Bu durum UFO toplumunun içinde ve dışında büyük
tartışmalar yaratmaktadır. Kaçırılma
konusu, daha az somut kanıt sunan bir konudur
ve araştırmacılara göre, gerçek fizksel
anomalilere dayalı psikolojik olgulardır.
insanlar arabalarından, yataklarından,kalabalık
sokaklardan alınıp bembeyaz bir odaya götürülmekte,
orada garip yaratıklar onların üzerinde
deneyler yapmaktadırlar. Hipnoz yoluyla gizli
belleklere girilmektedir. Acaba kaçırılma
seneryosu, bazı kuşkucuların sandığı gibi,
çocukken kötü muamele görmüş olmanın bir
tepkisi midir, yoksa dünya dışı bir zekanın
çevreyi ve her insanı tümüyle kontrol altında
tuttuğunun göstergesimidir?
İşte sonunda Ufolog'ların
duaları kabul olmuştur. Bugün artık her
bilim dalının uzmanları konuya katılmaktadırlar.
Bunlar arasında fizikçilerden psikologlara
kadar her türlüsü vardır. Ama geniş araştırma
projeleri için bugün hala hiçbir yerde devlet
fonları tahsis edilmiş değildir. Uzmanlar
kendi zamanlarını bu işlere gönüllü olarak
bağışlamaktadırlar
Bizim çağdaş tarihimiz
1880'de başlar. UFO'ların fütüristik uçan
makineler olarak görülmesi ilk olarak o sıralarda
ortaya çıkar, ama aslında şu ya da bu biçimde,
çok uzun zamandır bizimle birlikte olmuşlardır.
Bu sitede söz konusu olgunun gelişimi
incelenmekte,toplumun bu tümüyle dünya dışı
olguyu içine sindirme mücadelesi işlenmektedir.