1 MAYIS 2002

BİZ ÜRETİYORUZ BİZ YÖNETECEĞİZ

EKONOMİK VE SOSYAL ÇÖKÜNTÜ BİZİM DEĞİL, SİZİN BAŞARINIZDIR.

SOSYAL DÖNÜŞÜMLERİ, KARŞIT GÜÇLERİN ÇÖZÜMLEMELERİ İLE DEĞİL, İŞÇİ VE EMEKÇİLERİN ÇÖZÜMLEMELERİ İLE DEĞERLENDİRELİM

12 EYLÜLÜN PSİKOLOJİK BASKISINDAN VE ONU KULLANAN SÖZDE İŞÇİ DOSTLARINDAN KURTULMALIYIZ.

NE YAPALIM DEĞİL NE YAPMALI BİZ ÜRETİYORUZ BİZ YÖNETECEĞİZ
 Bu gün 1 Mayıs işçi ve emkçilerin birlik ve dayanışma günü. Bu işçi ve emekçi bayramı tüm işçi ve emekçilerimize ve tüm dünya işçi ve emekçilerine kutlu olsun. Bu gün tüm dünya emekçileri, sömürüsüz, baskısız, barış içinde bir dünyanın sadece özlemini değil, onu nasıl yaratacaklarını gösteren bir topluluk olduklarını sergileyecektir.
  Bu gün böyle bir dünyanın kurulmasının bir ütopya(hayal) olmadığını tüm insanlığın buna layık olduğunu ve bunu hak ettiklerini göstereceklerdir. Bütün engellemelere rağmen bunu başaracaklarına inancımız tamdır. Engelleme sözcüğü hep algımızda yasal engelleme olarak gelir. Elbette yasal engeller hala(eskisi kadar olmasa da) vardır. Örneğin 1 mayıs gününün tatil olarak kabul edilmemesi ve katılımın bu ve bunun gibi yöntemlerele sönük hale getirilmesi gibi. Fakat bu engellerin hala kabul görmesi bir başka ve en önemli engelleme olarak algılanmalıdır.Bu engellemeler işçi ve emekçilerin henüz olması gereken seviyede haklarını tanımlayamadığı ve onları yönlendirenlerin yasal engel koyanlardan kopamadığının göstergesidir. Elbette bir toplum değişik yapıları bünyesinde taşır. Ancak bu yapıların arasındaki ilişkileri tanımlamakta sınıf olmakla ve bu sınıfı temsil edenlerin ürettikleriyle ortaya çıkar.
İşçiler ve emekçiler işte önce kendi yorumlarını karşısındakilerin etkisinde kalmadan yapmalı eğer aralarında başkalarının yorumlarında zorlayanlar varsa bunları açığa çıkarmalı ve kendilerinin ayrı bir güç olduğunu ortaya koymalıdır. Bunlar herhangi bir işyerinde çalışan bir işçi veya emekçi olabilir. Bunlar daha önce bu tip çalışmalarda bulunmuş olabilir. Bu tip aldatmaca ve reklamlara aldırmamalıdır. Çünkü işçi sınıfı demek karşıt sistemin belirlediği rollerle veya kurallarla ortaya çıkmaz. Birey bağımlı bir sistem olmadığı gibi içine giren parazitlerinde işçi kılığında olmalarını akıl edecek kadar deneyli olduklarını bilmelidirler. Bir başka engelleme de 12 eylülcülerin güdümünde kurularak solcu ve sosyalist avı yapanlara referans verenlerdir ki bunlar hala işçiler ve emekçiler tarafından maskeleri açığa çıkarılamamıştır. Çünkü bu avları büyük ölçüde başarılı olmuş ve bu güne değin devam edecek kadar işçi kılıklı parazitler taraflarına çekmişlerdir.
İşte işçi sınıfı bu sorunu çözmeden gündemi yakalaması oldukça güçtür. Burada geçiştirmeli olarak "ne yapalım" kesinlikle dememeli bu çürük kısmı kesip atmalıdır. Ve yoluna onlarsız devam etmelidir. Onların dışlanması güç kaybetmek değil tam tersine güç kazanmaktır.Çünkü onları işçi dostu sanan ve onlarla hareket eden iyi niyetli işçi ve emekçileri saflara katmış olur.

İşin kolayına kaçmadan örülmeli tuğlalar ve yapı öyle yükselmelidir.

YAŞASIN 1 MAYIS!

BÜTÜN ÜLKELERİN İŞÇİ VE EMEKÇİLERİ BİRLEŞİN!

YAŞASIN ENTERNASYONALİZM!

 

 

ENTERNASYONAL


Uyan artık uykudan uyan 
Uyan esirler dünyası 
Zulme karşı hıncımız volkan 
Bu ölüm-dirim kavgası 

Yıkalım bu köhne düzeni 
Biz başka alem isteriz 
Bizi hiçe sayanlar bilsin 
Bundan sonra herşey biziz. 

Bu kavga en sonuncu 
Kavgamızdır artık 
Enternasyonal'le 
Kurtulur insanlık 

Tanrı, patron, bey, ağa, sultan 
Nasıl bizleri kurtarır 
Bizleri kurtaracak olan 
Kendi kollarımızdır 

İsyan ateşini körükle 
Zulmü rüzgarlara savur 
Kollarının bütün gücüyle 
Tavı gelen demire vur 

Bu kavga en sonuncu 
Kavgamızdır artık 
Enternasyonal'le
Kurtulur insanlık 

Hem fabrikalar, hem de toprak 
Her şey emekçinin malı 
Tufeyliye tanımayız hak 
Her şey emeğin olmalı 

Cellatların döktüğü kan 
Bir gün onları boğacak 
Bu kan denizinin ufkundan 
Kızıl bir güneş doğacak 

Bu kavga en sonuncu 
Kavgamızdır artık 
Enternasyonal'le 
Kurtulur insanlık.
Eugene POTTIER


 

Ülkemiz büyük sıkıntılar içinde elbette bu çıkmazları aşmakta işçi ve emekçiler kayıtsız kalmayacak ve hatta bu çıkmazdan ülkeyi esenliğe biz çıkarırız iddiasını her zaman olduğu gibi şimdi de tekrarlamaktadır. Ancak bu olumsuzluklar bu noktaya nasıl geldi sormak ve olanları toplumun önüne sermek gereğini de duyar. 
Ülkemiz, tarihinde hiç bir kez, emekçi yığınların görüşü alınarak yönetilmedi. Her bunu dile getirdiğinde aksine, baskı ve sosyal çöküntüleri meşrulaştıran yönetimlere başvuruldu. Bu baskı ve anti sosyal yönetimlerle kendi keyfi ve bencil politikalarının reklamını yapacak veya o politikaların tartışılmasını engelleyecek bir kitle oluşturulmaya çalışılmıştır. Her baskı yönetiminde bu kitle biraz daha artırılmış en son 80'li yıllarda bu en üst düzeye varmıştır. 80'li yıllarda halk soyulmaya başlandı. Toplanan emtia ile bu kesim bir taraftan palazlandı diğer yandan halka dolaylı zorlamalarla övgüler yağdırıldı. Artık bu pastadan pay alabilirmiyim diyen ve kraldan kralcı geçinen bir tabaka oluştu. Üretim yok fakat mutlu azınlık var ve git gide sayısı da çoğalıyordu. Acaba nasıl oluyordu bütün bunlar. Bu gün sorsan hepsi inkar eder fakat başka bir ortamda da o günlerin fiyakalarını geğire geğire anlatırlar. Bunların faturası, eğer şu sıralarda işçi ve emekçiler gündeme ortak olsalar, işçi ve emekçilere çıkarılırdı. Ancak sıkıntısı o zaman olduğu gibi bu günde işçi ve emekçilerin sırtına yüklenmiştir.
Bütün bunlar yapılırken toplumsal muhalefeti susturma operasyonlarının planları da ustalıklı seçildi. İnsanların dini inançları ile sosyal düşüncelerini karşı karşıya getirmeye çalıştılar ve başarılı oldukları söylenebilir. Mezhep gruplamaları oluşturuldu. Her şey mezheplerin kışkırtılması endeksli ayarlanıyordu. Büsbütün her mezhep karşı olduğu mezhebi güçlendirme yarışına girdi. Ve de öyle oldu. Daha önce sadece geleneksel aktüalite bilinenler kullanılamaz oldu. Hemen heriki yandan farklı yaftalar oluşturulmaya başlandı.Dahası mezheplerden birini emekçilerin temsilcisi diğerini de emeğe karşı olanlar diye. Bir çok insan bu kaosun içinde haksız yere zarar gördü hala da zarar görmekte. Böylelikle vurguncuların daha rahat çalışabilmelerine yardım edildi. Emek ve üretimin üstü örtülmeye çalışıldı. Bu gün 1 mayıs alanında her iki mezhepten emekçiler işçi sınıfının yanında. Evet bu oyunu sergileyen ve oyunun oynanmasında aktif rol alanlardan şu anda aranızda olanları ayıklamak işçi sınıfının kaçınılmaz görevidir.


İşçi sınıfı mezhep ayrımına karşıdır. Kesinlikle emekçiler adına herhangi bir mezhebi savunmaz, özendirmez ve bir başka mezhep içinde herhangi bir öngörüde bulunmaz. Çünkü o tüm işçi ve emekçiler derken bu farklılıkları taşıyanların emek tabanlı bir arada olabileceklerini savunur ve 1 mayısta bunların bayramıdır ve burada bir arada olduklarına herkes tanıktır.

İşte bu gidiş hem ekonomiyi hem de sosyal çöküntüyü hızlandırdı. Vuguncular dolandırıcılar kol gezmeye başladı. Bu kez de halka, onların bu gün türemişler gibi gösterilmesine başlandı. 

Evet, üretimsiz sosyal aktivite olmadığı soyguncular bile üretim azalınca hortumlayacak bir şey bulamayacaklarını anladılar veya anlayacaklar. O halde çözüm üretimdir.Fakat üretilenlerin yeniden soyguncuların eline geçmemesinin garantisi gerekir.Bununda çözümü üretenlerin sahip çıkmasıdır. Bu da işçi sınıfının yönetmesi demektir. O halde hep bir ağızdan:

BİZ ÜRETİYORUZ BİZ YÖNETECEĞİZ.

1 MAYIS MARŞI

Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır
Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez
Yepyeni bir hayat gelir bizde ve her yerde

1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı

Yepyeni bir güneş doğar dağların doruklarından
Mutlu bir hayat filizlenir kavganın ufuklarından
Yurdumun mutlu günleri mutlak gelen gündedir

1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı

Vermeyin insana izin kanması ve susması için
Hakkını alması için kitleyi bilinçlendirin
Bizlerin ellerindedir gelen ışıklı günler

1 Mayıs 1 Mayıs işçinin emekçinin bayramı
Devrimin şanlı yolunda ilerleyen halkların bayramı

Ulusların gürleyen sesi yeri göğü sarsıyor
Halkların nasırlı yumruğu balyoz gibi patlıyor
Devrimin şanlı dalgası dünyamızı kaplıyor

Gün gelir gün gelir zorbalar kalmaz gider
Devrimin şanlı yolunda bir kağıt gibi erir gider

 

Önceki 1                         Mayıslar                                                                                         
İLERİ