KÜRESEL YILDIRIMLAR

Küresel Yıldırım Gözlemleri (Hikayeleri)
Bu bölümde bazı insanların, belki de yaşamları boyunca sadece bir kez başlarına gelebilecek bir olay olan Küresel Yıldırımlar la ilgili yaşamış oldukları deneyimlerini, gözlemlerini ve o andaki bazı önemli noktaları okuyacaksınız.. Geçen hikayelerin tamamı gerçekten yaşanmış ve raporlanmış gözlemler olup bizzat görgü tanıklarının anlatmış oldukları gibi derlenmiştir. 
Küresel Yıldırımların varoluş nedenleri üzerine bilimsel açıdan kesin anlamda ispatlanmış verilerin olmaması nedeni ile bu yıldırım çeşidi hakkında dünyanın çeşitli yerlerinde Küresel Yıldırım olaylarına tanık olabilmiş yerli halkın yaşamış oldukları tecrübeler ağızdan ağıza dolaşmaktadır, genel anlamda doğaüstü olarak adlandırılan bu ışık saçan küreler yıllardır insanlığın hayranlıkla anlattığı ve insan beyninde şüphelere yol açan etkisi zaten artık Küresel Yıldırım hikayeleri dizisi şeklini almıştır. Gerçekten de bir insanın başından geçebilecek en ilginç ve inanılmaz olaylardandır Küresel Yıldırım. Aşağında Küresel Yıldırımlara dair ufak hikayeler bunlardan sadece bir kaçıdır.

Derbyshire (Ingiltere) de güçlü bir ışık;
İngiltere'nin Derbyhire yöresindeki vadilerden birinde gezintiye çıkmış bir kaç insanın başından geçmiş bu olay. 

1969 yılında gece vakti Manchester daki evine arabasıyla geri dönmekte olan bir kadın bir anda bütün gökyüzünün sanki güneş açmış gibi aydınlandığına tanık oldu, ancak bu aydınlık kısa bir an için değildi. Bulunduğu vadi gece vakti de olsa bir kaç dakika boyunca gündüzü yaşamıştı ve kadın yolları ağaçları ve evleri gündüz gözüyle olduğu gibi görebiliyordu. Kadın arabasıyla hızla evine varıp kocasını çağırmak için gidip geri döndüğünde aydınlık kaybolmuştu bile, ancak gariptirki henüz yeni yoldan gelmiş ve halen ateş gibi sıcak olması gereken arabanın motoru buz kesmişti. 

Tabi ki kadın birkaç dakika için yaşamış olduğu bu olaydan hiçbir şey anlamamış ve bir anlık halüsinasyon olduğu düşüncesiyle kendisini çoktan rahatlatmıştı bile, ve gerçekten belki de halüsinasyondu bunların hepsi, fakat olayın geçmiş olduğu vadide buna benzer olaylar yaşamış 2 farklı insan daha vardı.

Bu olaydan bir iki yıl sonra aynı kadına bölgedeki Öğrenci Yurdunun bekçisinden bir telefon geldi, adam telefonda vadinin tepesinden güçlü sayılabilecek ışıkların gelmiş olduğu bilgisini verdi. Bu haber üzerine kadın ve kocası bir iki mil daha güneyde olan bu bölgeye gitmek üzere dağcılık ve kurtarma, ilk yardım malzemelerini de ciplerine yerleştirdiler. Kari ve koca ilk anda olayın dağda mahsur kalmış bir dağcının işaret fişeği olabileceğini düşünmüşlerdi çünkü. 

Olay yerine geldiklerinde yurttaki öğrenciler görmüş oldukları ışıkların bir kaç dakika sürdüğünü ancak sönmüş olduklarını belirtiler. Kadının kocası bir arkadaşıyla beraber mahsur kalmış bir dağcı bulmak düşüncesiyle tepeliklere çıkma kararı verip yanlarına da insanların kendilerini görebilmeleri düşüncesiyle işaret fişeklerini aldılar ancak öğrenciler uzaktan kadının kocasını elindeki işaret fişeğiyle gördüklerinde bu ışığın kendilerinin aynı gece görmüş oldukları ışıklardan çok daha sönük olduğunu belirtiler.

Aynı bölgede geçmiş üçüncü olayı ise yine özel arabalarıyla evlerine doğru gitmekte olan bir kadın ve kızı yaşamışlar. Anlattıklarına göre vadi alanında ilerlerken bir anda arabanın ön kontrol panelinden 5 tane ,yoğun ışıklar saçan ve küre şeklinde olan, ne olduklarını açıklayamadıkları cisimler çıkıvermiş. İki kadında çok korkmuş olmalarına arabayla yollarını 
devam etmişler. Küreler yaklaşık 10 dakika boyunca arabanın içinde hareket etmeye devam etmişler ve bu sürenin sonunda arabanın arka penceresinden çıkıp gözden kaybolmuşlar.

Connecticut (ABD) de güçlü bir ışık;
Bu hikaye su anda Connecticut ta yaşamakta olan Karen isimli bir Amerikalı kadının başından geçmiş ve bu kadında bu ilginç fenomeni yaşayan nadir insanlardan birisi olarak başından geçen olayı aşağıdaki gibi anlatmış; 
"1980 yıllarının ortalarında ben henüz çocuk iken, Connecticut un Groton kasabasinda evimizin penceresinden buralarda sıklıkla yaşanan yaz fırtınalarından birisini izliyorduk, olayın gerçekleştiği yılı tam olarak hatırlamıyorum çünkü o zamanlarda yaşım henüz 8 ila 10 arasındaydı ancak gözümün önünde beliren görüntüyü halen aklımda keskin olarak anımsayabiliyorum. Pencereye dizilmiş fırtınadan inen yıldırımları izliyorduk ki yıldırımlardan birisi o kadar yakınımıza düştü ki yıldırımın saçaklarını rahatlıkla seçebildik, bu olay tek başına zaten ailemin başına o güne kadar gelmiş en inanılmaz olaylardan birisiydi, derken tam durduğumuz pencerenin üzerine gelen çatıdan aşağıya doğru bir yıldırım daha düştü, ancak bizi şaşırtan şey ışığın bizi yanıltmış olmasıydı çünkü yıldırımın saçaklarının titreşmiş olduğu uzaklığın tam olarak farkına varmamız bir kaç saniye sürdü. Yıldırım bizden 2 yada 3 mil uzaklığa düşmüştü, Öyle olduğu halde uzaktan izleyebildiğimiz olay hiçbirimizin yıllarca aklından kaybolmadı. Düşen yıldırımın çatalsı saçaklarından birisi bellirsiz bir süre için olduğu yerde sürekli olarak titreşti ve sonunda saçağın 10-12 farklı parçaya ayrıldığını görebildik, ayrılan parçalar mavimsi beyaz renklerde küreler biçimindeydi ve bizim bulunduğumuz uzaklıktan büyüklükleri fayans kadar göründüğüne göre tahminimce oldukça büyüklerdi. Küreler bulundukları yerlerden birbirlerinden bağımsız ve dağınık olarak uzaklaşıp hareket ettiler ve kısa bir süre sonra önümüzdeki ormanlık alandan kayboldular. 

Küre toplarından herhangi birisinin yeryüzüne ulaştığı hakkında hiç bir rapor yada haber duymadım ancak bu olay gökyüzünde izleyebildiğim en güzel tiyatro sahnesiydi diyebilirim.
Küresel Yıldırımların varlığından şüphelenen bir çok insanın hatta bilimadamının bile olduğunu tahmin edebiliyorum ancak ben bir yıldırım saçağının kendi arasında küre şeklinde parçalara ayrılıp dağıldığını ve bu kürelerin dakikalar boyunca havada dans ettiklerini gördüm, bunlar küresel yıldırım dışında ne olabilirki? Tabi ki diğer insanların sırf fantastik olsun diye bu kürelere UFO demelerini de anlayabiliyorum." 


Mysterious World (Gizemli Dünya) Kitabından Alıntılar (Arthur C. Clarkes)
1968 ağustostunda İskoçya nın Kuzey Buz Denizi ne bakan sahil kenarında küçük bir mesire yeri olan Crail kasabasında Küresel Yıldırım fenomeninin ortaya çıktığı olağandışı bir olay yaşanmış.

O gün öğleden sonra Bayan Elizabeth Radcliffe herzaman yapmış olduğu günlük sahil kenarı yürüyüşünden dönmüş evine gidiyordu. Aniden karşısına çıkan bir ışık farketti, ışık bir süre sonra büyüklüğü bir tenis topu ila bir futbol topu arasında değişen ışıklı bir küreye dönüşmüş ve yürümekte olduğu yol boyunca ilerlemekteydi. Küre açık beyaz renkten üzerinde ilerlemekte olduğu beton yolun rengine bürünmüş daha sonra yeşil araziye geçen küre açık yeşil bir renge dönüşmüştü. Küre zig zak lar çizerek sahil kenarında bulunan ve sahibi Bayan Evelyn Murdock olan Café ye girdi.

O esnada Café içerisinde herşey yolunda ve olması gerektiği gibiydi, insanlar masalarında oturuyor, sohbet ediyorlar ve nescafe lerini içiyorlardı. Kimse bir kaç saniye içerisinde olacak olanların farkında değildi. 

Işık saçan Küre Bayan Murdock un Café sinin kapısından içeriye süzüldüğü anda Bayan Murdock mutfaktaydı. Büyük bir gürültü ve cızırdama şeklindeki sesler giderek artarak cafénin birden karışmasına neden oldu. Bayan Murdock mutfağın penceresinden dışarıda neler 
olduğunu merak ederek baktığında gördüğü tek şey sahildeki insanların çığlıklar atarak kaçıştığı ve müşterilerinin de Café den kaçarak uzaklaştıklarıydı. Tehlikeli bir çatırdama duydu ve arkasını döndüğü anda bütün mutfağı aydınlatan küre biçimindeki ışığı farketti, ömrü boyunca böyle bir şeyi ne görmüş nede işitmişti. Küre kaybolduktan sonra Café sinin yan duvarına kış günlerinde ısınmak için dayamış olduğu kalın dökme demir sobasının kapağının bir baştan diğer başına kadar ikiye bölünmüş olduğunu farketti.
Olay esnasında Bayan Murdock un kızı da Café ye bebeği ile birlikte girmek üzereydi, ışıklı kürenin büyük sesler çıkartarak kapıdan içeriye girmiş olduğunu gören Bayan Meldrum çocuğunu sahilde bırakarak bu nesnenin ne olduğuna bakmaya gitti, tam Café nin kapısından içeriye bakacağı sırada Küre dışarıya doğru yol aldı ve Bayan Meldrum un göğüs bölgesine yakın bir hızadan uçarak birdenbire kayboldu. Bayan Meldrum ışıklı kürenin iç kısmının beyaz ve dış çeperinin açık parlak turuncu olduğunu görebilmiş. Söylediğine göre küre Café nin duvarlarında yapışık bir şekilde kayarak ilerliyormuş.

Olayın cereyan ettiği bölgenin hemen yakınlarında Bayan Kitty Cox iki köpeğiyle beraber yürüyüşe çıkmıştı. Yol boyunca yavaş yavaş ilerlerken ansızın şiddetli bir yıldırım gürültüsü geldiğini farketti, yürümüş olduğu yolun ilerisinden gelen gürültüler birden kulağı rahatsız edici boyutlarda tıslamaya dönmüş. O anda ilerlemeye devam ettiği yolun hemen ilerisinden çığlıkların geldiğini ve çocukların kaçarak uzaklaştığını görmüş. Olay esnasında yaşamış olduğu en dehşet verici şey tıslamanın kendisine doğru yaklaştığını farkettiği anda karşısından kendisine doğru uçmakta olan 2 yada 3 inç boyutlarında bakır renki küreydi. Tutmakta olduğu köpekleri panikleyip kaçmaya çalışmış, ancak bakır renkli küre tıslayarak, dönerek yanından geçip denize ilerlemiş ve orada kaybolmuş. 

New York-Washington Gece Uçuşu
Günümüze geldiğimizde Küresel Yıldırımı kendi gözleriyle görmüş yada etkilerini laboratuar ortamlarında yada doğal koşullarda tecrübe etmiş olan bilimadamlarının sayıları zaman geçtikçe çoğalmaktadır. Günümüze kadar bir bilimadamı tarafından yapılabilmiş en detaylı doğal gözlem 1963 yılının mart ayında Profesor RC Jennison (Kent University-Electronics Laboratories-) tarafından yapılmıştır. Profesor vermiş olduğu raporda olay esnasında New York tan Washington a bir gece uçuşu yapmak üzere Eastern Airlines a ait uçağın yolcu kabininin en ön bölümünde oturduğunu belirtmiş. Uçağın yoğun elektrik yüklü bir fırtınanın tam ortasından geçtiği sırada büyük gürültülerle oluşan yıldırımlar uçağın bulunduğu bölgeyi olduğu gibi aydınlatmış ve o anda pilot kabininden yolcu kabinine doğru parlak küresel biçimli bir top havadan uçarak ortaya çıkıvermiş. Kürenin boyutu 20 cm civarındaymış ve yolcu koltuklarının arasındaki geçitten profesörün yaklaşık 50 cm yanından oluşmuş olduğu hizayı koruyarak arka kısımlara doğru yol almış. Profesör parlak küreyi ilk farkettiğinde küresel yıldırımlara dair bir çok kişi tarafından desteklenen bir teoriye uyup uymadığı konusunda şüpheye düşmüş, teoriye göre varlığına inandığımız ve adına küresel yıldırım dediğimiz oluşum aslında yakınımızda parlayan normal bir yıldırımın gözümüzde bırakmış olduğu (gözün retinasında bırakmış olduğu) optik parlamalardır ve küreyi gören insanların içerisinde bulundukları durum ise tam anlamıyla optik bir illusion (göz yanılması) olarak tanımlanmış. Ancak bu durumda bir göz yanılması yaşadığına inanan profesör bir süre sonra uçağın son derece korkmuş görünen hosteslerinden birisinin de aynı küreyi uçağın arka bölmelerine doğru uçup kaybolurken görmüş olduğunu öğrendiğinde küresel yıldırımın varlığına dair şüphelerini de yeniden gözden geçirmek durumunda kalmış.