|
KÜRESEL
YILDIRIMLAR
Küresel
Yıldırımlarda Işık Saçma Olayları Küresel
Yıldırım İçin Elektromanyetik Gürültü Ölçümü 1980 yılında Japonya'nın Sugadaira kentinde yaşanan deprem öncesinde doğada aniden ortaya çıkan elektromanyetik dalgalar gözlemlenmiştir. Bu gözlemden sonra pek çok araştırmacı, frekansları ULF den HF bandına kadar değişen Sismogenic elektromanyetik dalga gürültüleri üzerine çalışmalar yapmışlardır. Bunun yanında atmosferde yıldırım olayı meydana geldiğinde de elektromanyetik dalgaların oluştuğu bilinmektedir. Doğada oluşan bu elektromanyetik dalgaların, Küresel Yıldırımlar üzerine yapılan teorik ve deneysel çalışmalar sonucunda Küresel Yıldırımın oluşmasında ana etken teşkil ettiği gösterilmiştir.
Bir grup Bilimadamı, atmosfer koşulları altında elektromanyetik dalgaların varlığını ispatlamak için doğal elektromanyetik dalgaları (MF ve HF bantlarını) gözlemlemek üzere amatörlerden oluşan bir grup organize etti. Sonra MF ve HF bandındaki (500 kHz ve 30 MHz civarında) elektromanyetik dalga gürültülerini ölçmek için, Japonya'da 9 farklı noktadan oluşan küçük bir ağ oluşturmaya çalıştılar. Her noktada her gün iki frekans için de 1 er saat veya daha fazla süre boyunca iki frekansta ışınımlar gözlediler. Bu gözlem sistemi amatör kişiler için tespit edilebilmesi kolay ve günümüzde de halen test aşamasında olan bir sistemdir ve aylık elektromanyetik dalga gürültü dağılımları, Küresel Yıldırım olayları ile karşılaştırılmaktadır.
Depremledeki Luminous (Işık Saçma) Olayi için Plasmon-Decay (Plazma Yarılanma) Modeli
Tarihte yaşanmış bazı büyük depremlerde olayı yaşayan bir kısım görgü tanıklarının deprem öncesinde küresel biçimlerde bir takım ışık hüzmelerini görmüş oldukları bilinmektedir. Bu olaylardan sonra yine birçok araştırmacı konu üzerinde çalışmalarda bulundu.
17 Ocak 1995 de, Kobe alanı civarlarında , 1995 Hyogo-Ken Nanbu veya Büyük Hanshin Depremi adı ile anılan çok büyük bir deprem oldu. Bu depremde Küresel Yıldırım da dahil olmak üzere pek çok ışık saçma olayına tanık olunmuştu, özellikle Y.H.Ohtsuki bu görgü tanıkları ile görüşmeler yaptı ve bu görüşmeler sonucunda depremden önce küre şeklinde ışık saçan bir cismin gözlendiği rapor edildi. Bunlara ek olarak Küresel Yıldırım teorik ve deneysel olarak da araştırmalara ve deneylere tabi tutuldu ve genel anlamda doğada bulunan yüksek yoğunluktaki elektromanyetik dalgalar tarafından oluşturulabildikleri gözlendi.
Teori:
Burada büyük bir depremden nasıl elektromanyetik dalgalar oluşabileceğini açıklayan bir teori ileri sürülmüştür.
Kayalar üzerindeki güçlü basınçların artması ile elektronlar tahrik edilir ve yayılmaya başlarlar, bunun sonrasında bulk plasmon (hacimsel plazma) ve surface plasmon (yüzeysel plazma) bozunumları oluşturulabilir. Bozunum elektromanyetik dalgalara dönüşeceği dünya yüzeyine doğru yayılır ve bu yayınım 10 kHz ila 100 MHz arasında değişen frekanslarda elektromanyetik dalgalar gözlemlenebileceği anlamına gelirki bu tür olayların pek çoğu Plasmon-Decay (Yarılanma) modeli ile yorumlanabilir.
1980 yilinda Japonya nin Sugadaira kentinde yaşanan büyük deprem öncesinde de yine elektromanyetik dalgalar gözlemlendi ki pek çok gözlemde dalga frekansi ULF bandından HF bandına doğru geniş bir aralıkta değişmiştir. Yapilan bu gözlemler sonucunda teori, depremleri tahmin etmenin yeni bir metodu olarak kabul edildi.
Laboratuar deneylerinde kaya tabakasina (Earth-Rock) mekanik basinçlar uygulandiğinda eletkromanyetik yayilimlar (emisyon) gozlendiği bilinmektedir. Deneylerde gözlemlenen bu dalgalarin frekansları düşükten yükseğe farklılıklar göstermektedir. Buna göre, sismik odaklaşmanin elektromanyetik yayilimlar oluşturduğu açıkca ortadadır.
Bunun dışında basınç uygulanmış kayalardan elektromanyetik dalgalar yayilmasini açıklayan
mantıklı başka bir teori bulunmamaktadır.
|

|
|