"KÜRESELLESMENIN INSANILESTIRILMESI"
KAVRAMINI ÖGRENMEK (Bir Proje)
1. KÜRESELLESME VE KÜRESELLESMENIN
TARIHSEL GELISIMI
1.1. KÜRESELLESME
Küresellesme kavraminin tanimi, yapildigi
zamana ve mekana bunun yaninda kimin tarafindan yapildigina göre
degisebilmektedir. Dünya literatüründe yapilacak
küçük bir inceleme pek çok tanimlama ortaya
koyacaktir. Ancak burada, kaçinilmaz olan ve birden fazla
boyut tasiyan süreç olarak küresellesmenin artan
etkileri sonucu evrensel bir ihtiyaç olarak ortaya çikan
küresellesmeyi insanilestirme kavrami inceleneceginden, sosyal
ekonomik ve siyasi olasi boyutlari içine alan bir tanim
olusturulacaktir.
Ilk olarak, “küresel”, “küreselcilik”,
ve “küresellesme” kelimelerini ayirt etmemiz
gerekmektedir. “Küresel” kelimesi “ulusal”
kelimesinin karsitidir. “Küresel” insanoglunun
yasadigi çevreyi kapsar ve ayni zamanda insanoglunun yasadigi
çevre anlamina gelir. “Küresel” terimi
ilk olarak küresel çagin baslamasiyla anlasilmistir.
Dünya Savaslari, Soguk Savas, küresel rakiplerin gelisimi
gibi olaylarin hepsi küre insanini etkilediginden küresel
çagin sembolleridir. Her ne kadar küresel kelimesi
ulusal kelimesinin karsiti da olsa, küresel dünyanin
ulusal birimlerden olustugu düsünülürse bu
karsitligin tam anlamiyla dogru olmadigi görülür.
“Küreselcilik” kelimesi de “küresel”
kelimesinin “ulusal” kelimesinin karsiti olmasi gibi,
“ulusçuluk” kelimesinin karsitidir. “Ulusçuluk”
kelimesi ulusal kelimesinden kaynaklanirken belli bir ulusu kapsar,
fakat küreselcilik “kelimesi”, “küresel”
kelimesinden kaynaklanarak uluslari bir bütün olarak
görmektedir. Böylelikle “küreselcilik”
in küresel olan yani, yerkürede varligini sürdüren
her sey adina düsünme ve hareket etmek oldugu söylenebilir.
Küresellesme, dünyanin sekillenmesini derinden etkileyen,
“küresel” ve “küreselcilik”in
kesisim noktasi olan süreç olarak degerlendirilebilir.
Küresellesme dünya bazindaki ekonomik, finansal, politik,
sosyo-kültürel, askeri konular gibi, çesitli
alanlardaki baglilik ve bagimliligin karmasik degisim sürecinden
kaynaklanan bir matris olarak algilanabilir.
Fonksiyonalist bir bakis açisiyla, küresellesme, yerkürenin
herhangi bir yerinde yasanan belirli sorunlarin çözülmesi
amaciyla kurulan isbirliginin, zamanla devletlerin uluslar üzerinde
egemenlik haklarinin gittikçe asinmasiyla sonuçlanan
yeni bir siyasi davranis biçiminin, sonuç olarak
yeni bir dünya düzeninin olusmasi olarak tanimlanabilir
. Bunun bir etkisi olarak, devletler ve toplumlar arasi baglarin
ve iliskilerin “tek bir modern toplum meydana getirmek”
üzere yogunlasmasi, bu baglarin ve iliskilerin öneminin
artmasi , daha büyük bir alana yayilmasi gerçegi
ortaya çikar .
Sonuç olarak küresellesme, siyasi,
ekonomik, kültürel, ve toplumsal olaylarin, birbirine
olan bagimliliklarinin arttigi bir ortamda, dünyanin herhangi
bir kösesindeki olaylarin, kararlarin ve faaliyetlerin, dünyanin
baska bir kösesindeki bireyler ve topluluklar üzerinde
önemli sonuçlar dogurmasina yol açan süreç
olarak tanimlanabilir . Küresellesme, dünyanin bütün
bireyleri tarafindan etkileri hissedilen bir gerçektir,
yani hangi ulustan olursa olsun, herkes bu inkar edilemez degisim
sürecinin birer parçasidir ve ismini hiç anmamis
olsa dahi her birey bu degisimin kaçinilmaz etkilerini
hissetmektedir.
Keith Rankin, küresellesmeyi, ulusal sinirlarin ve ekonomik
planlarin önemini azaltan olaylar, buna ek olarak ulusal
cografi, toplumsal limitleri asan uygulama ve prensiplerin toplami
olarak tanimlamistir. Bu unsurlarin beraberinde getirdigi prensip
ve uygulamalar tablo-9’de verilmistir.
Tablo 9: Küresellesmenin Prensip ve Uygulamalari
| Küresellesme
unsuru |
Prensip ve uygulamalar |
| Ekonomik küresellesme |
Ekonomilerin ve dövizlerin birlesimi, artan üretim
faktörleri olanaklari sonucu çogalan rekabet,
iç ve dis pazarlarin gelisimi. |
| Teknolojik küresellesme |
Teknolojik gelismelerin, bilgi ve malumatlarin akisini saglamasi |
| Siyasi küresellesme |
“Sorunlarin içerik olarak küresel kabul
edilmesi ve küresel çözümler gerektirdiginin
varsayilmasi ayni zamanda bu tür sorunlarin çözülmesi
amaciyla uluslararasi organizasyonlarin ve küresel kuruluslarin
kurulmasi” . |
| Düsünsel küresellesme |
Deger yargilarinin degisimi, teknolojinin de destegiyle
“öteki” bilincinin artmasi ve prensip olarak
benimsenmesi. |
Kaynak: “RANKIN, Keith, an Article
on Globalization, New Zealand Herald”, “http://www.ifuw.org”
ve “AKBAS, Özden Umut, Bizim Avrupa’da AB: Küresellesen
Dünya’da Türkiye: Yerel Lider Küresel Takim
Oyuncusu” kaynaklarindan derlenmistir.
1.2. KÜRESELLESMENIN TARIHSEL GELISIMI
Dünya tarihi küresel ve yerel olan arasindaki
entegrasyon sistemlerinin etkisiyle kendiliginden sekillenmistir.
Bu süregelen etkilesimin merkezi itici gücü, iletisim
sistemleri, göç ve birlesmelerdir. Bu olusumlari daha
iyi anlamak üzere, dünya tarihindeki önemli olaylara
ve bu olaylarin küresellesme üzerindeki etkilerine bakmak
gerekir.
Tablo 10: Küresellesmenin Tarihsel Gelisimi
| TARIH |
OLAY |
ETKILERI |
| M.Ö. 325 |
Budizm’in yayilmaya baslamasi |
Dinin büyüyen gücü imparatorluk ordulariyla
ve ticaret ekonomisiyle birlesti. |
| 1. yy |
Asya’da Budizm’in yayilmasi, ilk olarak Çin’
de Hun Imparatorlugunda görüldü. |
Avrasya topraklariyla Hindistan arasindaki baglar güçlendi. |
| 650-850?* |
Bati Akdeniz’den Hindistan’a Islam’in
yayilmasi. |
|
| 960-1279 |
Çin’de Hun Imparatorlugu’nun güçlenmesi |
Ekonomik verimin, finansal araçlarin, ve teknolojinin
Avrupa’dan akisinin hizlanmasi |
| 1300 |
Osmanli Imparatorlugu’nun kurulusu |
Avrupa ile ticaret yayginlasti, Asya’da Avrupalilar
için ticaret maliyeti artti |
| 1492-1498 |
Kolombo’nun Avrupa’ya yol gösteren bati
Hindistan yolculugu |
Avrupa deniz asiri imparatorluklar çagi basladi |
| 1650 |
Köle ticaretinin yayginlasmasi |
Sanayi ve ekonomik sistemlerin gelismesi |
| 1776-1789 |
Amerikan ve Fransiz devrimleri |
Ulusal yönetimlerin gelismesi |
| 1914-1918 |
1. Dünya Savasi |
Artan kutuplasma |
| 1929 |
Büyük Depresyon |
Atlantik ve Pasifik’i kaplayan ilk büyük
global savas meydana geldi |
| 1939-1945 |
II. Dünya Savasi |
Küresel askeri çatismalar ve soguk savasin baslangici |
| 1945 |
BM’nin Kurulusu |
Küresel baris saglamak üzere çalismalar
baslatildi |
| 1949 |
NATO’nun Kurulusu |
Bagimsizlik ve güvenlik kavramlari önem kazandi |
| 1951 |
AB’nin kurulusu |
Avrupa toplumlari arasinda ortak çikarlar ve is birligi
amaç edinildi |
| 1963 |
Afrika Birligi Toplulugu’nun kurulusu |
Birlik ve dayanisma gelistirilmesi ve sömürgeciligin
yok edilmesi |
| 1967 |
Güneydogu Asya Uluslararasi Birligi’nin kurulusu |
Bölgedeki ekonomik gelismeler, sosyal ilerlemelerin
hizlandirilmasi amaç edinildi |
| 1973 |
Ilk petrol krizi |
Enflasyon ve yüksek enerji fiyatlari |
| 1989 |
Berlin duvarinin yikilmasi |
Soguk savas bitti |
| 1993 |
Kuzey Atlantik Serbest Ticaret Antlasmasi imzalandi. |
Meksika, A.B.D. ve Kanada arasinda serbest ticaret saglandi. |
| 1995 |
Dünya Ticaret Örgütü’nün
kurulmasi |
Dünya genelindeki ticaret tarifelerinin düzenlenmesi
amaci için kurulan ilk küresel organizasyondur |
Kaynak: Andre Gunder ve Barry K. Gills, “The
Five Thousand year World System: An Interdiciplinary Introduction’dan
derlenmistir.
19. yy’da farkli tarim ve endüstriyel
üretim alanlari, sermaye toplayan bir dünya ekonomisi
olusturdu. Tren yollari, buharli gemiler ve telgraf gibi ulasim
ve iletisim teknolojileri bu gelismeyi hizlandirdi. Bütün
bu gelismeler, sadece farkli uluslarin kendi ekonomik özerkliklerini
saglamalariyla sonuçlanmadi, bu gelismelerle birlikte,
bu sistemi yürütebilmek için, tek bir kanun sistemi
olusturma ihtiyaci ortaya çikti. Dünya tarihine bakildiginda,
küresellesmenin baslangicidir denebilecek belirgin bir tarih
yoktur. Yani küresellesme süregelen bir olgudur. Fakat
küresellesme adina atilan ilk olumlu adim, insan haklarinin
evrenselliginin kabulüyle gerçeklesmistir, söyle
ki; uluslararasi insan haklari savunucularinin çagrilari,
tüm insanlarin hukukun önünde esitligi ve insan
haklarinin bölünmezligini saglamak içindir.
Küresellesme ile birlikte gelisen teknolojinin yayilma hizinin
artmasi ve diger sistem degisiklikleriyle yeni gerçeklikler
ve evrensel degerler fark edildi ve tanimlandi. Yerel seslenisler
ve sivil toplum kuruluslari insan haklari çalismalarinin
yayilmasiyla güçlendirildi. Uluslararasi mahkemenin
kurulmasi ve küresel yasamin olusmasiyla küresel adalet
prensibi kabul edildi. Haklarinin ihlaliyle zarar gören insanlar,
teknolojinin hizlandirdigi bilgi akisi sayesinde, ilgili kisiler
ve organlara ulasmaya ve bunlar tarafindan korunmaya baslanmistir.
*Not:Mehtap Projesi 'nin 19-21. sayfalarini
içermektedir.
(c)copyright Prof.Dr.Mehtap Sümersan
KÖKTÜRK 2004 Istanbul