Projelerin Dogusu  
  Teblig  
  Kitabin Metodu  
  Kitap içindekiler  
  Mehtap Projesi  
     
 

 

ANASAYFA

 

"KÜRESELLESMENIN INSANILESTIRILMESI" KAVRAMINI ÖGRENMEK

(Bir Proje)


3.4. KÜRESEL YÖNETIM

Küresel yönetim bölgesel ulus devlet birliklerini, uluslararasi büyük ölçekli sirketleri, uluslararasi sivil toplum örgütlerini ve hükümetler arasi örgütleri içine alarak genislemekte ve gelismektedir.

Sekil 14: Küresel Aktörler ve Sosyal Politika

Kaynak: Ramesh MISHRA, Globalization and the Welfare State, Edward Elgar Publishing Ltd, 1999
Sekilde kullanilan kisaltmalar:
*TNC:(Transnational Corporations) Sinir Ötesi Sirketler
**IGO: (Inter-Govermental Organizations) Devletler Arasi Kuruluslar
***NGO: (Non-Govermental Organizations) Sivil Toplum Kuruluslari

3.4.1. Dernekler

Küresel yönetimde varlik gösteren dernekler yapilarina göre sivil toplum kuruluslari ve devletlerarasi kuruluslar olarak siniflandirilabilir.

Sivil toplum örgütleri,toplumun düsünce üretim kuruluslaridir. Sivil toplum, sivil inisiyatifler gibi çesitli kurumlar araciligiyla bir politik ve ekonomik güç olarak ortaya çikmasi ve karar alma süreçlerinde etkin bir rol almaya baslamasi 1980'lere dayanmaktadir . Sivil toplum kurumlari hakkindaki, özellikle Anglo-Sakson literatüründe, temel görüs bunlarin küresellesme ile zemin kaybetmeye baslayan ulus-devlerin bosalttiklari alanlari doldurduklari ve özellikle yine bu dönemde belirginlesmeye baslayan kimlik politikasi (identity-politics) dogrultusunda ulus-devlet ile birey arasinda ikincisi lehine bir köprü vazifesi görmüs olmalaridir .

Yerel-ulusal düzeyde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluslari konu bazinda uluslararasi isbirlikleri yapmislar; bazi sivil toplum gruplari faaliyet alanlarini küresel düzeye yaymislar ve tüm yerküreyi faaliyet alanlari olarak belirlemislerdir (Bkz: Ek6 Uluslararasi Sivil Toplum Kurumlarina Örnekler). Son yirmi yildir büyük gelisme kaydeden sivil toplumun gücü son zamanlarda çogunlukla mevcut düzene muhalefet ve büyük toplumsal gösteriler sayesinde hissedilmeye baslanmistir . Bunlarin çok ses getireni ve organize olani küresellesme karsiti hareketlerdir. Anti küresellesme hareketlerinde katilimcilarin küresellesmeye tepkisi genel anlamda yoksul ülkelerin daha da yoksullasmasi ve kutuplasmanin artmasi oldugu kadar Seattle’da oldugu gibi Amerikan vatandaslarinin Çin’in dünya pazarlarindaki artan ekonomik gücüne karsi Amerikan ekonomisinin zayiflamasina duyduklari milliyetçi tepkileri de olabilmektedir.

Ünlü Alman düsünür Jürgen HABERMAS sivil toplumun ancak sosyallesme, siyasi kültür ve özgürlüge aliskin bir toplum ve kültürel gelenegin destegiyle gelisebilecegini belirtir . STKlarinin Türkiye gibi bir takim ülkelerde küresel yönetimde henüz gelismis ülkelerdeki performansini sergileyememesi bu yüzdendir.

STKlari enformasyon dagilimindaki çarpikligi azaltmakta ve sivil toplumun mobilizasyonunu saglamaktadir. Ayrica ulus devlet yapilari katilimci demokrasiyi destekleyecek sekilde kapilarini toplum liderlerine açmaya baslamistir.Sivil toplumun yönetime ortak olmasi ve ulus devletlerin artan sivil tepkiyi karsisina almadan bu tepkiyi hükümet kararlarinda kalkindirmaci bir yapiya büründürmesiyle her iki taraf için kazan- kazan stratejisinin olusmasini saglamistir.

Devletlerarasi örgütler sivil toplumdan çok ulus devletlerin katilimiyla olusmus sivil toplumun yararina çalisan ve ulus devletleri asan bir sorumluluk yapisina sahiptir. Bunlara en güzel örnek Birlesmis Milletler verilebilir. Birlesmis milletlerin egitim, bilim, kültür ve iletisiminden sorumlu UNESCO örgütü Herkes için Egitim (EFA) projesi ile küresel temel egitim katilimciligini arttirmaya yönelik ulus devletler ve yerel sivil toplum örgütlerini bölgesel projelerde birlestirerek küresel yönetimde ulus devletlerin ve sivil toplum örgütlerinin üstünde bir hiyerarsiye yükselmektedir.

3.4.2. Sinir Ötesi Sirketler


Sinir ötesi sirketler küresel ekonominin yeni aktörleri konumundadirlar. Sivil toplum kuruluslari ise organize sivil toplumun liderleridir. Sinir ötesi sirketler, dogrudan yabanci yatirimi ve dolayisiyla dünya ticaretinin yöneticileri konumuna gelmistir. Sayisal ifadeyle 1970lerde 700 civarinda olan sinir ötesi sirketler 1998de 500,000 civarinda bölgesel ortakliklari ile birlikte 60,000 sayisina yükselmistir .

Dünyanin en güçlü 100 ekonomisinin 52sini Sinir ötesi sirketler olusturmaktadir . Ayrica; Sinir ötesi sirketler 1997 yilina göre dünya gayri safi hasilasinin %25ini ve dünya ihracatlarinin 1/3ünü gerçeklestirmektedirler .

3.4.3. Ulus Devlet Birlikleri

Kasim 1999da Dünya ticaret örgütünün Seattle’da ki toplantisinda küresel sivil toplumun dünya liderlerinden talepleri küresellesme trenine sivil toplumun da dahil edilmesidir. Aksi takdirde küresellesme trenini raydan çikartmakla tehdit etmislerdir.Seattle sürecinden sonra küresel yönetim yeniden tanimlanmistir.

Ulus devletlerin egemenliginin gittikçe azalmasi onlari ortak çikarlari gözeden birlikler olusturmaya ve küresel yönetimde söz sahibi olmaya itmistir. Bu birliklerin en önemlileri G7/8, G20 , G77 , NAFTA, ASEAN gibi kuruluslardir. G7/8 ülkeleri-Rusya, ABD, AB, Almanya, Italya, Japonya, Ingiltere ve Kanada- dünya zenginliginin 2/3ünü, üretmekte ve yaklasik dünya nüfusunun 1/8ine sahiptirler. 1970lerde G7nin kurulma sebebi petrol krizini OECD’nin iyi yönetememesi iken günümüzde birlige Rusya’nin da alinmasiyla G8 politik-stratejik bir bilesene sahip olmustur.

Seattle sonrasi süreçte küresellesme yöneticilerinin vermek zorunda olduklari karar mevcut süreci destekleyici kararlar alarak kendi çikarlarini korumak yada insani degerleri ve sürdürülebilir kalkinmayi hedefleyerek küresellesmenin mevcut aksakliklarini onarmak ve küresel bir anlayis ve kabullenmeyle küresellesme sürecini ivmelendirmek olacaktir. Bu noktada karsimiza çikan olgu küresellesmenin insanilestirilmesi olacaktir.

Sekil 15:Küresel Yönetim Aktörleri

 


------------------------------ Sonraki Sayfa

*Not:Mehtap Projesi 'nin 35-39. sayfalarini içermektedir.

 

(c)copyright Prof.Dr.Mehtap Sümersan KÖKTÜRK 2004 Istanbul