|
O yüzden “kalmak istiyorum” deyince “hayır”
diyemedim. Sırt çevirmek olurdu bu. Çok fazla
içmeye başlamış Metin. Zaten üstü başı da dökülüyordu,
her zamanki titizliğinin aksine. Yalvardı bana.
Onu bırakmamam için. Ben de “ bazı şeylerin
düzelmesini istiyorum” dedim. Daha çok özgür
olmak istediğimi söyledim. İlişkimizin heyecanının
kalmadığını, çok fazla birlikte olduğumuzu filan.
Bunaldığımı. “Bütün bunlar Nihal’in sözleri,
aramızın bozulması için uğraşıyor” dedi. Onun
beynimi yıkamaya çalıştığını,yoksa şimdiye kadar
her şeyin çok güzel gittiğini söyledi. “Mükemmel
bir ilişkimiz vardı” deyince dayanamadım; “bu
söylediğin hiç de doğru değil, ne ailenle, ne
arkadaşlarınla, ne seninle mükemmeldik” deyiverdim.
Ağlamaya başladı, alkollüydü zaten. Sonra cüzdanından
küçük bir kağıt parçası çıkardı, okumaya başladı.
Benim için bir şiir yazmış. Şiirden çok anlamam,ama
aynı cümleyi iki satırda bir tekrar yazıp durmuş;
“hayatımın aşkısın, senden vazgeçemem” gibilerinden.
Ağlaması,yalvarması,şiir okuması; o an boğuluyorum
sandım. Sonra tartışmayı kestim. Belki zamana
bırakmalı bazı şeyleri. Gece boyunca yanımdan
hiç ayrılmadı Metin. Sürekli “onu aramadın değil
mi; aramayacaksın değil mi?” diye dolanıp durdu
etrafımda. Zaten arasaydım da,konuşturmayacaktı
herhalde. Bir ara arkadaşlarından birini arayıp,
Metin’i almalarını söylemeyi düşündüm. Ama bu
da olayı büyütürdü.
Ertesi gün işte Nihal’le nasılsa görüşeceğimden,bir
gece için problem çıksın istemedim. Nihal’in
anlayışsızlığı kızdırıyor beni. Erhan’dan kurtulmaya
çalıştığı dönemde ona nasıl destek olduğumu
unuttu mu? Metin’in bana göre olmadığını, değerimi
bilemeyeceğini söylüyor. . Ama birden de kapı
dışarı edilir mi insan? ayrıca Metin benim düşmanım
değil ki. Pek çok iyi günümüz de oldu,ne var
ki zaman ilişkileri eskitiyor yine de. Ayrıca
bu dönemde o kadar çok ruh hastası,psikopat
var ki? Metin iyi biridir,bencil olabilir,düşüncesizlikleri
de çok elbette ama asla kötü niyetli değil.
Metin’den sonra başka bir erkeği kolayca hayatıma
sokabilir miyim sanki? Ailesine rağmen çocuğum
olacaksa bu Metin’den olmalı diye düşünüyordum.
Gündüz gönlünü almak için çok uğraştım Nihal’in.
Ama yine ilk günlerdeki gibi soğuk davrandı
bana. Duymuyormuş,görmüyormuş gibi. Böyle davranması
hiç hoş değil. Hatta ayıp. Yan odadaki kızlar
sordular; “ne oldu,niye tartıştınız?” diye.
Ne diyeceğimi şaşırdım. “dün gece onu aramadığım
için küstü bana” mı deseydim. Bütün bu olanlar
öyle üst üste bindi ki. Yıllar sonra yeniden
migrenim tuttu. Yanımda ilaç da yoktu. Ağrı
kesici bir şeyler bulmak için yan odaya geçtim.
Artık iş çıkışına yaklaşmıştık. Nasıl anladıysa
ancak o zaman başını kaldırıp baktı Nihal. “İyi
misin?” dedi. Ben de sadece “iyiyim” dedim.
Bu kadar konuştuk işte. Beş olunca beni beklemeden
kapıya yöneldi; “iyi akşamlar” deyip çıkıverdi.
Onun bu mesafeli tavırları yalnız başımı ağrıtmadı;
sinirlerimi de bozdu. O çıkınca bir süre yerimde
kalakaldım. Gözlerim doldu,zor tuttum kendimi.
Onu çok sevdiğimi biliyor. Değer vermekse Metin’e
verdiğimden fazla değer veriyorum ona. Ama ne
yapmamı bekliyor? Ne yapabilirim? Beni böyle
arada bırakmaya hakları yok. Metin’i evden kovsaydım;
kendine zarar verseydi filan. Bu riski göze
alamam ben. Sarhoştu; araba da kullanamazdı.
Bunları düşünemez mi? Neden cezalandırıyor ki?
Kendini benden esirgeyerek. Onunla olmayı ne
kadar sevdiğimi biliyor. “En son kendini suçla”
demişti bir keresinde. Ama şimdi aksini yapmamı
istiyor. O gece Metin bana “dikkatli ol” dedi.
“Nihal’in duygularının sağlıklı olmadığını düşünüyorum”
“Ne demek bu?” dedim. “Sana bu bağlılığı normal
mi yani?” dedi. “Normal olup olmadığını bilmiyorum.
Bizim şu halimiz de normal değil belki. ” dedim.
Bu kıyaslamaya sinirlendi. Metin başkasını suçlamadan
önce kendi durumuna bakmalı. Yine de Metin’in
sözlerini bütün gece düşündüm,uyuyamadım. Nihal’in
bana duyduğu sevginin giderek büyümesi,kıskançlığa
kadar vardırması.
Gerçekten kısa sürede o kadar çok şey değişti
ki. Ben de şaşıyorum bu yaşadıklarımıza. Bir
süredir...bana aşık olduğunu düşünüyorum. Dokunduğunda
parmakları o kadar sıcak ki. Bunu hissediyorum,
onun heyecanını. O anda ne yapacağımı bilemiyorum.
Şimdiye kadar yapabildiğim tek şey; her şey
normalmiş gibi sürdürmeye çalışmaktı. Ama bu
giderek zorlaşıyor. Üstelik onun heyecanı bazen
bana da geçiyor, etkiliyor beni o hali. Bazen
de yalnızca korkutuyor. Bir an önce kendini
toparlamasını istiyorum o zaman. Gözlerinin
kararmasını istemiyorum, bana...arzu dolu bakmasını
istemiyorum. O zaman da bir an önce eski bildiğim
insan olmasını istiyorum. Keşke bu hale gelmeseydi,
huzurlu günlerimizi çok özledim. Çok dikkatlice
düşünmem gerekiyor. Her an aklımda zaten ama
böyle değil. Nihal’in üzülmesini önlemeliyim.
Belki yatıştırıcı sözler. Onu sevdiğimi,arkadaşlığımızın
sürmesi gerektiğini söyleyeceğim. Telefon açmak
en iyisi. Yüz yüze daha zor olur bu konuşma.
Ayrıca Metin’e karşı hissettiğimin kesinlikle
aşk olmadığını,artık ona duyduğum aşkın geride
kaldığını...bunu söylersem ne düşünür? Yanlış
anlayabilir. En iyisi yalnızca Metin’i kötü
gününde yüz üstü bırakamadığımı filan söylemem.
O gece için, aramamın ne kadar zor olduğuna
ikna etmem daha iyi. Lafın uzamasından korkuyorum,
o zaman tutup “seni seviyorum” demesinden. Çünkü
bu durumda bir karar vermemi bekleyebilir;kabul
ya da red gibi. O duruma düşmek istemiyorum.
Vereceğim bir karar yok çünkü. Yalnızca zamana
bırakabileceğimizi söyleyebilirim. “Kesinlikle
olmaz” diyebilirim tabii, işin doğrusu da bu
olur. Ama o zaman benimle görüşmemesinden korkuyorum.
Düşünmek başımı ağrıtıyor artık. Şu anda ondan
ayrı olmamın da faydası yok. kendisine acı çektirdiğine
eminim. Yanında olmalıydım şu anda. Bile bile...telefon
açıp,gelmek istediğimi söyleyeceğim. Ondan kopmak
istemediğimi bilmesi rahatlatır onu.
|