biriken antikorlar yeni doğacak olan bebeğin kanında yıkım yaparak bebeğin ölümüne sebep olabilir. Bu olaya “ erittroblasis fetalis” denir.
VÜCUT SIVILARI,ELOKTROLİTLER ve ASİT – BAZ DENGESİ ;
İnsan vücudunun ortalama % 70 -73 ünü sıvılar oluşturur.
Görevleri ;
- Vücut sistemlerinin çalışmasına yardımcı olmak
- Hücrenin ihtiyacı olan maddeleri hücreye taşımak.
- Hücrede oluşan artık maddeleri temizlemek.
- Bazı organları dış etkilerden korumak.
- Vücut ısısını dengede tutmak.
- Kendi yapısında bulunan mineralleri sağlamak.
Vücut sıvıları bulundukları yere göre hücre içi ve hücre dışı sıvılar olarak ikiye ayrılırlar. Hücre içi ve hücre dışı.
a) Hücre içi sıvılar ( intrasellüler) ; Hücrenin içinde bulunan sıvılar.
b) Hücre dışı sıvılar ( ekstrasellüler ) ; Doku sıvısı , plazma sıvısı , organ ve boşluk sıvıları olmak üzere 3’e ayrılır.
· Doku sıvısı (interstiyel sıvı) ; Hücreler dışında kalan sıvılar.
· Plazma sıvısı ( intravasküler sıvı) ; Kanın plazma kısmındaki sıvı.
· Organ ve boşluk sıvıları ; Göz , iç kulak , aralık(akciğer zarı , kalp zarı , karın iç arası sıvılar) , BOS , sindirim yolu sıvıları , burun sıvısı , aşağı solunum yolları sıvısı , üreme sistemi sıvıları.
ELEKTROLİTLER ;
Vücut sıvıları içinde bulunan madensel tuz çözeltilerine elektrolit denir. Başlıcaları ; sodyum , potasyum , kalsiyum, klor , çinko , bakır , mağnezyum , iyot , demir , selenyum , kobalt , krom vb.
Elektrolitler sinirsel iletişim için gerekli olan elektrik özelliğine sahiptirler. Elektrik yükü taşıdıklarından “ katyon (+) ve anyon (-) şeklinde belirlenirler.
ELEKTROLİTLERİN VÜCUTTAKİ GÖREVLERİ ;
- Vücut dokularının yapı taşıdırlar.
- Hücre içi ve dışı sıvının dengede tutulmasına yardımcı olurlar.
- Suyun hücre içine ve dışına akışını elektrolitler denetler.
- Osmotik basıncı ayarlarlar.
Elektrolit kaybı olduğu zaman su ile tuz beraber verilir.
ASİT – BAZ DENEGESİ ;
Hücrelerin çalışmasında sıvı elektrolit dengesinin önemi kadar asit – baz dengesinin de önemi vardır. Asit baz dengesi pH simgesi ile gösterilir.
Bazı vücut sıvılarının pH değerleri ;
Kan ; 7,40
Plazma : 7,36
Alyuvar ; 7,23
Ağız salyası : 6,70
Mide öz suyu ; 1,20
Pankreas salgısı : 8,00
Asit ve baz değerlerinin toplamı daima 14’dür. Örneğin bir kişide asit değeri 6 olarak tespit edilmiş ise 8’de baz değeri vardır. 8 + 6 = 14
DOLAŞIM SİSTEMİ (SYSTEMA VASORUM) ;
Kan dolaşım organları kalp ve kan damarlarıdır.
· Atardamarlar ; Hücrelerin ihtiyacı olan oksijen , besin ve hormonları vücut dokularına taşır (akciğer atardamarı hariç) taşır. Taşıdığı kana arteriel kan denir.
· Toplardamarlar ; Hücrelerde oluşan karbondioksiti ve artık maddeleri dokulardan toplayarak ( akciğer hariç) kalbe getiren kan damarlarıdır. Taşıdıkları kana venöz kan denir.
· Kılcal damarlar ; Atardamar ve toplar damarların kılcal ince uzantıları.
Kalp ve akciğer arasında kan taşıyan damarlarda tam bir zıt durum vardır. Akciğer atar damarı venöz kan taşırken , akciğer toplardamarı arterial kan taşır.
KALP ( COR ) ;
İnsan yumruğundan biraz büyükçe olan kalbin ağırlığı erkeklerde 280 -300 gr , kadınlarda 230 – 280 gr dir.ağır iş görenlerde ve sporcularda bu miktar daha fazladır. Kalp ortalama olarak dakikada 60 – 80 , günde 100 bin , yılda , 39 milyon defa atar. Bir günde 25 – 30 ton kan pompalar.
Kalbin yeri ; Göğüs boşluğunun ön tarafında iki akciğer lobu aralığında ,göğüs kemiği ile solda 4 – 5 ve 6 . ön kaburgaların ön yüzünde bulunur.
KALBİN YAPISI ;
KALBİN BOŞLUKLARI , DAMARLARI VE KAPAKCIKLARI ;
Kalp üstte 2 altta 2 olmak üzere 4 boşluktan oluşur. Üstteki boşluklara sağ ve sol kulakçık (artrium) , alttaki boşluklara da sağ ve sol karıncık (ventrikül) denir. Sağ ve sol boşluklar arasında her iki tarafı birbirinden ayırtan bir bölme bulunur bu bölmeye “ septum “ adı verilir.
Kalbin boşlukları ;
· Sağ kulakçık ( atrium dexter) ; Vena cava superior ile vena cava inferior vücuttaki venöz kanı bu bölüme toplar ve bu boşluktan sağ karıncığa geçer. Geçtiği deliğe atrioventriküler delik , kapakçığına da tiriküspid kapak denir.
· Sağ karıncık ( ventriculus dexter) ; Venöz kanı akciğerlere pompalayan boşluktur.
· Sol kulakçık ( atrium sinister) ; Akciğerlerden oksijenlenmiş kan ,akciğer toplar damarları (vena pulmonales) aracılığı ile bu boşluğa gelir. Buradan arterial kan sol karıncığa bir delikten geçer. Bu deliğe sol atrioventriküler denir. Kapakçığına da biküspid denir.
KALBİN DUVARI (STRÜKTÜR) ; Üç tabakadan oluşur.
a) İç tabaka ( endokard) ; Kalbin bütün boşluklarını örten ve zardan yapılı olan tabakadır. Endokard tabakasının iltihaplanıp sertleşmemesi sonucu kalp yetmezliği oluşur.
b) Orta tabaka ( miyokard) ; kalbin kas tabakası.
c) Dış tabaka (perikard) ; Kalbi torba gibi saran saydam zar tabaka.
KALBİ BESLEYEN DAMARLAR ;
Kalp aort damarının başlangıcından ayrılan ve kalp duvarının içine uzanan “ koroner arterlerden” gelen kan ile beslenir. Koroner arterlerden biri yağ tabakası sebebi ile daralabilir ve kalbe yeterli kanı veremez bunun sonucunda “ enfarktüs “ denen ve ölümle sonuçlana bilen rahatsızlık oluşur. Kalbin kasılmasına “sistol” gevşemesine “diastol” denir.
ÖNEMLİ ARTERLER ;
Önemli arterler denince aort ve onun dalları akla gelir.
Aort ; Vücudun bütün kısımlarına dal veren ana arterdir. Çapı 1,5 cm , uzunluğu 45 cm kadar olan kuvvetli bir damardır. Kalbin sol ventrikülünden yukarı doğru kısa bir mesafe aldıktan sonra , kalp üzerinden soldan sağa doğru bükülerek kavis yapar.
Aort uzandığı ve dal verdiği bölgelere göre şu isimleri alır ;
I) Çıkan Aort ( pars ascenders)
II) Aort kavisi ( arcus aorta) ; Üç büyük arter çıkar. Anonim arter , sol ana karotis arteri ( a.caratis communis) , sol köprücük altı arteri ( a.subclavia)
III) Göğüs Aortu ( aorta thoracica)
IV) Karın aortu ( aorta abdominalis ) ; Karın boşluğu organlarına giden arterler ; cliak arter(karaciğer , dalak , ve pankreasa gider) , mezanter arter ( ince ve kalın bağırsağa dağılır) , böbrek arteri ( a.renalis) , Üro-genital arterler.
V) Aortun sonuçlanması.
ÖNEMLİ ARTERLER ;
Özeti Hazırlayan:Ufuk Tan Doğan YILDIZ
<<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>>