1- DVD'yi CD-ROM’dan ayıran nedir?
DVD, İngilizce “Digital Versatile
Disc” sözcüklerinin baş harflerinden elde edilen bir kısaltmadır.
Bu sözcükleri Türkçeye “çok yönlü kullanılabilen dijital disk”
olarak tercüme edebiliriz. Görünüş olarak DVD’yi CD'den, yani
"Compact Disc"ten ayırmak imkansız gibidir. Ancak
kayıt kapasitesi olarak aralarında dünya kadar fark ve CD’nin
veri kaydı yapan sadece bir bilgi tabakası varken, DVD’nin
üzerine bilgi yazılabilen birden fazla boyutu vardır.
DVD’nin kayıt kapasitesi, üzerindeki bilgi tabakalarının sayısına
bağlı olarak değişir. DVD-5 4,7 Gigabyte veri kaydeden bir
tabakaya sahiptir. DVD, yüzey üzerinde iki tabakanın üst üste
oturmasından oluşur. Bu da 8,5 Gigabyte’lık bir kapasite demektir.
DVD10, sayfa başına veri tabakasında çift taraflı veri taşıyıcıdır.
9,4 Gigabyte’lık veri alır. DVD18’de ise, yüzey başına iki
tabakada maksimum 17 Gigabyte eklenir; bu bir CD’nin 26 katı
kadar veri miktarı demektir.
2-
DVD nerelerde kullanılır?
DVD, film,
bilgisayar verileri ve müzik için kayıt aracı olarak kullanılır.
Ayrıca DVD video, alışılmış VHS kasetlerinin yerini de almaya
başladı. DVD resim ve ses kalitesindeki mükemmellikle, doğru
teknik donanımıyla evinizi sinema salonuna çeviriyor. Ayrıca
yedi farklı dilde altyazı, film kesitlerine doğrudan erişim
için menüler, filmlerin oluşumu için arka plan bilgileri (“making
of“) ve daha pek çok farklı özelliğe sahip.
Bilgisayar veri taşıyıcısı olarak DVD-ROM şu ana kadar çok
yaygınlaşmadı. Microsoft’un Encarta Plus'ı (75 dolar) gibi
bazı ansiklopediler, oyunlar ve yine Microsoft’un Works Suite
2001 (280 mark) gibi uygulamaları DVD'nin büyük kayıt kapasitesinden
yararlanıyor. Yüksek değerli müzik kayıtları için de DVD henüz
çok fazla kullanılmıyor.
3-
Dolby dijital ne demek?
Dolby Digital
(veya “AC-3” ve “5.1”) günümüzde standart haline gelen DVD
sinema filmlerindeki ses formatıdır. Dolby Digital’de sesin
oluşumunu birbirinden bağımsız beş ses kanalı sağlıyor. Yine
buna uygun olarak evin dört köşesinde bulunan hoparlörler
televizyon ekranına orta mesafede yerleştiriliyor. Altıncı
bir kanal dışarıdan ses derinliği veriyor. Bunların nedeni,
izleyiciyi dört bir yandan kuşatan seslerin olabildiğince
gerçek bir ses ortamı oluşturmasıdır. İyi bir dolby dijital
sistem, filmdeki bir helikopterin odanın bir yanından diğer
yanına geçtiği veya uzay gemisinin yanı başımızda olduğu hissini
vermeli.
4-
DVD’yi bilgisayarda çalıştırmak için neye ihtiyaç var?
DVD'yi
bilgisayarda oynatabilmek için DVD sürücüsüne (250 marktan
başlıyor) ihtiyaç var. DVD-ROM’un varlığı yeterlidir. Sinema
filmlerini de DVD üzerinden seyretmek için PC’nin en az 400
MHZ hızlı işlemciye ihtiyacı vardır. Pentium II, Celeron ve
AMD K62 gerekir. Buna ek olarak Power DVD veya Cinemaster
(40 marktan başlıyor) gibi bir DVD oynatma programına da ihtiyaç
var.
PC’nin işlemcisi yavaşsa, fiyat artacaktır: Bu durumda DVD
film verilerinin yüksek performans gerektiren şifre çözme
işini üstlenen bir MPEG-2 decoder kartına (100 marktan başlar)
ihtiyaç var. Eğer sadece resim kalitesi yüksek bir film seyretmekle
kalmak istemiyor, bilgisayarda çalışan DVD’nin sese keyif
veren tüm özelliklerini de istiyorsanız, ses kartınızın (örneğin
Soundblaster’ın Live Player 5.1 modeli–200 mark) Dolby Digital
decoder üzerinden uygun bir hoparlör seti (200 mark’tan başlıyor)
ile desteklenmesi gerekir. (Bkz 3. soru)
5-
Neden ek bir güçlendiriciye ihtiyacım var?
DVD’de
en güzel görüntü ve en güzel ses keyfini tatmak istiyorsanız
televizyon ve DVD player yeterli olmaz. Bu durumda DVD üzerinden
geçilmesini sağlayan bir güçlendiriciye veya "receiver"a
(içine radyo monte edilmiş güçlendirici) ihtiyaç var. Böyle
bir cihaz DVD’nin altı ses kanalını değerlendirir, sinyallerini
güçlendirir ve bunları hoparlöre iletir. Technics veya Sony
gibi üreticiler komple RCV’li, altı hoparlör ve DVD player’lı
sistemleri 1500 marktan başlayan fiyatlarla satıyorlar. Böyle
bir sistemi kendiniz oluşturduğunuzda çok daha pahalıya mal
edersiniz.
6-
DVD filmlerinde neden ülke kodu var?
Her filmin
DVD’si film sektörünün kendi coğrafi pazarını korumayı hedeflediği
bir ülke kodu ile (coğrafi kod da denir) tanımlanır. Öyle
ya, yaratıcı birileri Amerika’da erken çıkan ucuz DVD’leri
toparlayıp kendi ülkesinde satmayı akıl edebilir. Ülke kodu
sayesinde Amerika’dan alınan bir DVD (ülke kodu 1), Türk cihazı
üzerinde (ülke kodu 2) bloke edilmiştir, çalışmaz. Ancak DVD’nin
ve oynatma cihazının ülke kodları birbiri ile aynıysa görüntü
elde edilir.
DVD player’lar genellikle sabit olarak bir ülke kodu için
programlanmıştır. Eğer Türkiye’de Amerika’dan gelen bir filmi
görmek istiyorsanız ya bir Amerikan DVD player’ı edinmelisiniz
veya cihazınızı "code-free" hale dönüştürtmeniz
gerekir. Yeni bir DVD sürücüsünde ülke kodu maksimum üç defa
değiştirilebilir. Pek çok eski cihazda (1999 sonuna kadar)
ülke kodunu tamamen kapatmak mümkündü.
7-
DVD’leri kopyalamak mümkün mü?
Her yasal
veri taşıyıcısında olduğu gibi, kanun DVD’de de kişisel ihtiyaca
yönelik güvenlik kopyası oluşturmaya izin veriyor. Ancak bu
kanunun uygulaması nadiren mümkün oluyor. Böylece DVD filmlerinin
dijital 1:1 kopyaları sadece yaygın kopyalama korumasına karşı
değil DVD yakma uygulamalarına karşı da başarısız kalıyor
(bkz soru 9).
Resim ve ses kalitesinde düşüşü göze alanlar DVD filmlerini
kendi oluşturacakları video CD üzerine kopyalayabilirler (bkz
soru 8). Üreticiler, bir video enhancer (100 mark’tan başlıyor)
ile video kaseti üzerine film kopyalamayı ikinci bir kopyalama
koruması Macrovision ile engellemeye çalışıyorlar.
8-
DVD’yi CD üzerine nasıl çekebilirim?
DVD içeriğini
hazırlayacağınız bir video CD üzerine yasal olarak kopyalayabilirsiniz.
Ancak resim ve ses kalitesinde büyük bir oranda bozulmaya
neden olmamalıdır bu. Ayrıca film 70 dakikadan daha uzun olmamalıdır.
Güvenlik kopyası oluşturmak için bir DVD player'a, birkaç
Gigabyte’lık boş yeri olan bir bilgisayara, TV Tuner kartına
(100 mark’tan başlıyor) ihtiyaç var. DVD player, Tuner kartının
audio-video çıkışına takılır. Macrovision kopyalama korumasını
devre dışı bırakmak için bir video enhancer’ını (bkz. soru
7) araya koymak gerekir.
Tuner kartının kayıt (veya “capture”) fonksiyonu olan DVD’yi
aynı zamanda çalıştırın. Tuner kartı kaydedilen video ve audio
dosyalarını AVI dosyası olarak sabit diske atar. 70 dakikalık
bir filmde yazılımın her birini, büyüklüğü 2 Gigabyte’ı geçmeyen
iki ile üç dosyayı AVI formatı ile kaydeder. Bunun nedeni
şudur: Windows 95 ve Windows 98’in bazı sürümlerinin daha
büyük dosyalarla başa çıkamaması. TV kartınızın yazılımı,
verileri MPEG formatında da kaydedebiliyorsa böyle bir sorununuz
olmayacaktır.
CD yazıcı ve yazma programı ile AVI dosyalarını Video CD formatında
CD üzerine yazabilirsiniz. Bu işlerde yeni biri olarak CD-R
yerine CD-RW kullanmanızda yarar var, çünkü CD-RW hemen hemen
tüm DVD player’larda oynatılabiliyor.
9-
Ne zaman DVD yazıcı almalı?
DVD yazıcı
cihazları piyasada bulmak mümkün. Ancak şu an için bu tarz
cihazları almak pek doğru olmaz; hem fiyatları yüksek hem
de üreticiler bu teknolojinin standardında karar kılmış değiller.
Günümüzde dört standart var: DVD-RAM, DVD-R, DVD-RW ve DVD+RW.
1000 Mark’ın altında satılan DVD RAM sürücüler bir yüze 2,6
Gigabyte kaydediyor. Henüz piyasaya çıkmamış olan DVD+RW’lerde
bunun 3 Gigabyte’a çıkması bekleniyor. Her iki format da günümüz
DVD player’lar ve sürücüler tarafından okunamıyor. 4,7 Gigabyte’ı
bir yüzeye yazan DVD-R ve DVD-RW formatlarının en azından
çıkacak yeni cihazlarla okunabilmesi bekleniyor.
10-
DVD player’ı televizyona nasıl bağlayabilirim?
DVD filmlerini
oturma odanızda seyretmek istiyorsanız minimum donanım olarak
bir televizyon ve bir DVD player’a (400 mark’tan başlıyor)
ihtiyacınız var. Her iki cihaz scart girişi üzerinden scart
kablosu ile bağlanır. Bu kabloları televizyon satılan yerlerden
temin etmek mümkün. Scart kablosu resim ve sesi eş zamanlı
olarak en iyi kalitede taşır
|